ATATÜRK’Ü ANMAK, ATATÜRK’Ü ANLAMAK

Şehrinde ya da beldesinde kamusal alanları koruma gereği duymayan, yurttaşlığı güçlendirmek yerine seçmeni avlamaya çalışan pek çok belediye yöneticisi, Atatürk’ün fikirleri ve çizdiği rotadan ziyade, onun propaganda malzemesi olarak potansiyelinden yararlanma peşinde.

Atatürk’ün anlamı ve önemini bugünkü koşullarda farklı ele almak gerekir.

Bir süredir Türkiye farklı bir rotaya sokulmaya başlandı.

Bu Atatürk’ün koyduğu hedef ve çizdiği rota değil elbet.

Dolayısıyla toplumun bir bölümünde Atatürk’e yönelik ilgi, sevgi ve özlemin artması anlaşılır bir durum.

Son yıllarda Atatürk’ü anma törenlerinin sivil bölümünün daha bir görkemli olması bu yüzden.

Sıradan vatandaşın Atatürk’ü kutsaması da anlaşılır bir şeydir.

Buna birçok toplumda rastlanır.

Kurtarıcı veya kurucu liderler genellikle ve en azından toplumun belli bir bölümü tarafından kutsal bir değer haline getirilebilir.

Bizde durum biraz daha farklı.

Çünkü bir süredir Cumhuriyet, laiklik ya da modern topluma özgü değerler ciddi tehdit altında.

Bu durum en azıdan bu hayat tarzını ve toplum modelini benimsemiş toplum kesimlerinde kaygılara yol açmaktadır.

Çağımızda değerler ve kurumlar düzeyinde yaşanan altüst oluşlar ve kaos toplumu siyasal, kültürel ve sosyal açıdan ciddi düzeyde kutuplaştırmakta ve duygusal olarak bölmektedir.

Türkiye modernleşme projesinin iyi kötü, şu veya bu düzeyde sağladığı bütünleşme bir süredir etkisini yitirmiş bulunmaktadır.

Bu bölünme, ayrışma ve kutuplaşma ortamında Atatürk toplumun önemli bir bölümünde, modern topluma yönelik tehditler karşısında geçmişe yönelik bir özleme de dönüşebilmektedir.

Bu sosyal psikolojik iklim, kaba popülist siyasete Atatürk’ü bir hamaset malzemesi olarak kullanma olanağı sunmaktadır.

AKP iktidarının yarattığı endişeler karşısında yeterli çözüm üretemeyen ve arayışta olmayan birçok politikacı (milletvekili ve belediye başkanı vb) işin kolaynı tercih ederek, Atatürk’ün temsil ettiği değerleri, içini boşaltmak suretiyle hamaset malzemesine dönüştürebilmektedir.

Mesela hiç de Atatürk’ün çizdiği rotaya elverişli olmayan pre-modern ilişkilere yaslanabilmekte, yurttaşlık ve Cumhuriyet kavramlarını etkisiz hale gelmesine katkı yapabilmektedir.

Bölgecilik ve mezhepçilik tarzı siyaset tam da bu işe yaramaktadır.

Ayrıca bazı belediye başkan ve yönetimleri için Atatürk’ü anma törenleri adeta en önemli siyasi şov aracı haline getirilmiş durumdadır.

Ama içi boşaltılmış şekilde.

Çocuksu sloganlar, tuhaf posterler ve konuşmalardan geçilmiyor bu dönemlerde.

Şehrinde ya da beldesinde kamusal alanları koruma gereği duymayan, yurttaşlığı güçlendirmek yerine seçmeni avlamaya çalışan pek çok belediye yöneticisi, Atatürk’ün fikirleri ve çizdiği rotadan ziyade, onun propaganda malzemesi olarak potansiyelinden yararlanma peşinde.

Örnekler vermek istemedim.

Ama bakın etrafınızda dolu.

10 Kas 2018 - 06:20 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?