KEHRİBAL

Şair Ahmet Cengiz, şiir kitaplarında halkçı ve özgür düşüncelere yoğunlaşmış...

“… Zilzurna bir zamanı küfeliyoruz epey-dir / mevsimler şehla, yüreğim endazesiz / mukayyet olamıyorum aklıma / yurdumu terk ediyor ispinozlar pey-der-pey // her şey, yağmursuz toprak gibi / hüznümse, ihanete uğramış bir ney / üflüyor beni // rüzgârları içerek yürüsem // kaldırsam tüm sınırları / sesim ses verse sesime / oysa sesim / görülmüştür damgalı yamyassı ipince // insanlar birbirini yiyor / Gazze fosfor elerken çocukların üzerine / bir damla çiy bile düşmüyor paslı yüreklere // uzaklarda / lirik bir latin Amerika şarkısı çalıyor / ben ona gidiyorum / sesimi alıp gidiyorum / che che che…” (*)-(35,36).

Bu haftanın ve bu sayfanın konuğu, şair kişimiz ‘Ahmet Cengiz’… Şiirlerini okumayı çok sevdiğim ve adeta liriksem bir haz duyumsadığım, birbirinden güzel, oylumlu şiirlerini betimlediği şiir kitabı ‘Kehribal’ı okurken, dostum olarak gördüğüm için bu satırları aktarmak geldi, içimden…

Bana kalırsa, ozanın diyalektiği ne yalnız kendisiyle, ne yalnız toplumsal koşullarıyla belirlenmiş; bu işin, handiyse ‘cosmique’ diyebileceğim evrensel bir yanı var: Evren, evrenin içinde doğa, doğanın içinde toplum, toplumun içinde ozan diyorsak, ozanın duyargalarıyla toplumdan olduğu kadar doğarcasına ya da evreninden duygu ve izlenim birikimleri de aktaracağını benimsemek zorundayız.

Özgür düşünce, Batı uygarlığının armağanıdır insanlara. En soylu, en güçlü yanı da budur Batı uygarlığının. Doğu’nun kültür tarihinde zaman zaman Batı’yı derinlik bakımından yaya bırakan düşünceler bulunabilir, ama donmuş, kalıplaşmış, dinlenmiş, dolayısıyla insan kafasını dizginlemiş düşüncelerdir. Özgür düşünce, bütün kalıpları, altından da olsa bütün özgür kafesleri, bütün yasakları yıkan düşüncedir. Sömürücülerin Tanrı’dan, Kilise’ den, diktatörden çok özgür düşünceden korkması bundandır. Düşünce özgürlüğü, insanı kulluktan kurtardığı ölçüde tedirgin de eder. Özgür düşünce, hem tutucu, gelenekçi, hem de özgür olamaz. Nasıl olabilir ki düşünce özgürlüğü, eski düşünce kalıplarını kırmanın ta kendisidir. Kendi aklını kullanmayan insan, kitapların en güzeline de inansa, özgür düşünemiyor demektir.

Tüm bu olasılıkların getirisinde şair kişimiz ‘Ahmet Cengiz’, daha önce şiir kitaplarını ve şiirlerini bildiğim için, tüm şiir kitaplarında halkçı ve özgür düşüncelere yoğunlaşmıştır. Çevresinde olan bitenlere sessiz kalmayan ‘Cengiz’, söylemek istediklerini şiirlerinin mısralarında, adeta maskeleyerek ve imge kurgusuyla, liriksem bir şekilde okurlara, şiir severlere sunmaktadır…“… Kaldırsam tüm sınırları /Sesim ses verse sesime…”, mısralarında aktardığı gibi!

Kehribal’ ve başkaca şiir kitaplarında şairimiz; şiir evrenini uzay ufuklarına değin genişletmeye, bir yandan birey içi karşıtlıkları yansıtmaya çalışırken, öte yandan evrensel çelişkilerin kıvılcımlarını biriktirmeye iten düşünceleri midir? Bence, en azından bu ve buna benzer düşüncelerle, iyi şair ‘Ahmet Cengiz’in şiirlerini, ayrıca da ‘Kehribal’ı okuyun…

Meraklısına;

Şairimiz ‘Ahmet Cengiz’, 02.04.1950 tarihinde Kayseri’nin Hacılar ilçesinde doğmuştur. Yükseköğrenimini tamamladıktan sonra, lise yıllarından beri şiir ve resimle ilgilenmiştir. Şiirleri çeşitli edebiyat dergilerinde yayımlanan şairimiz, basılı şiir kitaplarıyla, şiir serüvenine devam etmektedir…

(*) ; Che, Che, Che (35,36)

19 Temmuz 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?