Şiddet kötü de hakemlerin hiç mi suç yok ?

'Gel buraya', 'Otur yerine' 'Uzaklaş dedim sana' diye sahada hitap eden hakemler, bu lafları evde babasına etse sonu olur bir düşünün bakalım, olaya bir de bu gözle bakabilsek, İğne de gerek çuvaldız da gerek hepimize...

+3
Haber albümü için resme tıklayın

‘Gel buraya’, ‘Otur yerine’ ‘Uzaklaş dedim sana’ diye sahada hitap eden hakemler, bu lafları evde babasına etse sonu olur bir düşünün bakalım, olaya bir de bu gözle bakabilsek, İğne de gerek çuvaldız da gerek hepimize…

‘Söz ola kese savaşı söz ola kestire başı’ demiş Yunus Emre.
Sulhi Garan hocamız da, ‘Hakem bir elinde kadife eldiven diğerinde demir olan insandır’ .
‘Söz ola ağulu aşı bal ile yağ ede bir söz’.
‘Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür’.
‘İyi söz ile her iş başa gelir’
‘Söyler isen bir söz söyle, sözünden ibret alsınlar, söylemezsen sükut eyle seni bir adam sansınlar’.

Ne kadar da doğru söylenmiş güzel sözler.
Tüm bireysel, toplumsal olayların sebebidir, sözdür, laftır, dildir.
Kullanılan kelime, kullanma tarzı çok önemli.
Sosyolog değilim ama, cinayetlerin %90’ının sebebidir bence bu ülkede.
‘Niye yan baktın bana’, ‘Sen diyon lan’ ile başlayan cinayetler.

Dikkat etmek gerek.
Boğaz dokuz boğum demiş büyüklerimiz.
Düşünmeden konuşma yani.
Açık sözlülük başka şey, dangalaklık, dingillik bambaşka.

Hatta hikayeler de geçer.
Mektubu yaz hemen postaya verme yarına bırak, zira vazgeçmen gereken bir kelime, bir kelam olabilir, diye.
Şu an, sana çok doğru gelen kelime 2 dakika sonra suratına şamar gibi iner, pişman olursun.
Söyleyemezsin, ee serde delikanlılık (!) var.
O zaman vur gitsin.

Şiddetten nefret ederim.
Kim olursa olsun, sebebi ne olursa olsun, iğrençtir.
Şiddet yapanı alçaltır.
Ne yani herkes senin lafını onaylamak, dediğini yapmak zorunda mı ?
Sen kimsin ?
Bu neyin kafası ?

Şu hakeme şiddet olayı da böyle bir şey.
Hakemler dayak yememeli, bir maçın, adı üstünde sportif faaliyetin karakolda veya acil serviste bitmesi kadar tuhaf, garip bir şey olamaz.
Kararın beğenmeyince vur gitsin.

Kendi lehine verirse baş tacı.
Ahlaksızlık, iki yüzlülük sahtekarlık bu.
Delikanlılıkla alakası yok.

Kulüp, futbolcu tarafı bu kadar yeter.
Konuyu başka yere getireceğim.

Hakem kardeşlerime öğretmiyorlar.
Eski hakemlerimiz anılarını anlatsın o meşhur kritiklerde.
Hababam video izlettireceklerine.
Kuralları sular seller gibi bilse ne olur.
İzlemekle olsaydı.
Adam gibi, insanca uygulayamadıktan sonra.
Ney yarar ?

Hakemlik bir sanattır.
Ara sıra denk geldiğim sahaların önünden geçerken.
Girer bakarım.

Çok güzel hakemler var, izledim yazdım da.
Hakemliği de tavrı da berbat hakemler de var, maalesef.

Öyle bir hitap şekli.
Yaklaşımları var ki.
Eşeğe söylesen çifte atar, köpeğe yapsan kesin ısırır.

Maçı durdurup omuzundan şöyle bir silkeleyip ‘Kardeş sen ne yapıyorsun’ diyesim geldi.
1988’de hakemliğe başladığımda abilerimiz hocalarımız ‘bey’ diye hitap ederdi futbolculara, teknik adamlara.
Şimdi beye, beyefendiye de gerek yok, ama.
Biraz üslup, biraz insaf yahu.

Bir kararı sonrası yedek kulübesi ayağa kalktı arkadaş bir sinirlendi.
Yaklaşmadı bile, tenezzül etmedi.
Orta sahaya yakın bir yerden bağırdı uçan kuş bile duydu.
‘Otur yerine’.
Valla aynen böyle.
Dediği kişi babası yaşında, yaşı kadar top oynamış bir hoca.
Yaşıt olsa da, küçük olsa da fark etmez.
Laf mı şimdi bu.

Biraz popunu kaldır da git kulübenin dibine kadar, ‘Sayın hocam biraz daha sakin olur musunuz’ desen ne olur.
Dilin mi aşınır, gör bak her şey nasıl da değişecek.
Onlar da insan.
Hangi psikolojiyle maça çıkıyorlar biliyor musun ?

Sizler hakem soyunma odasında selfi çubuğuyla akraba olurken, onlar buz gibi havada sahada ısınmaya çalışıyorlar.
Bıraksan da onu bunu feysi meysi maça konsantrasyonunu sağlasan.
Elde telefon fiyt fiyt, hala mesaj, selfi, bilmem ne ?
Kafa mı kalır.

Biraz sessizlik ve huzur, hakemliğin ilacı oysa.

Başka bir maç, hakem kardeşim sarı kart gösterecek, ‘Gel buraya’ dedi.
Babasının uşağı var sanki.
Gelmedi tabi, uzaktan sarı kart gösterdi.
Gelmediği için de sarı kart mı gelecek.
Peki gelse dibine kadar.
‘Buraya kadar geldim ne var’ dese.
Ne olacak çift sarı karttan ve direkt kırmızıdan atacak mısınız ?

Attın diyelim.
O futbolcu durur mu.
20 santim mesafe kafa da atar, tekme de.

Sen azarla, aşağıla, bağır, çağır.
Sonra centilmenlik bekle.
Maçın sonuna kalamadım sinirimden.
Kesin dayak yemiştir.

Askeri Kışla mı orası diyeceğim.
Askeri Kışla da bile yok artık böyle muamele, tavırlar.

Tamam.
Kimse ama kimse, hiçbir canlı, Allah’ın yarattığı, dayağı, şiddeti hak etmiyor.
Bi de siz davetiye çıkarmasanız.
Olmaz mı ?

Hakemler de dayağı hak etmiyor.
Dayak yememeli, şiddet iğrenç.
Empati derim her zaman.
Kendini o futbolcunun o hocanın yerine koy.
Sana yapılsa ?

Veya evde babana, amcana, dayına, abine aynı kabalığı yapsan ne derler, ne yaparlar.
Döven bile çıkar.
Ee o zaman.
Altından kalkamayacağın lafı etme.

Ders verilmeli hakemlere.
Öyle pedagog, psikolog değil.
Tıbbi kısmını anlatırlar giderler o kadar.
Ya yaşanmışlıklar, tecrübeler.

Ne bilirler hakemliği, sporcunun ruhunu.
Geçmişte spor üzerine ders veren Prof.Dr.Ergun Başer hocamı ayrı tutarım, mükemmel anlatırdı, örneklerle.
Kritiklerde hocalarımız tavsiye ederdi, aktarırdı.

Canı yanan futbolcuya sempatik yaklaş, temas et.
Kardeşin gözüyle bak.
Hepimiz insanız.
Yapımız farklı farklı.

Profesyonel maçta hem de gergin anda futbolcunun yanağından makas alır, ensesindeki saçı okşardım.
Evet, evet yaptım ben bunları.
Gözlemciler beğenmese de.

Ne zararı var ?
Kocaman bir hiiiç.

Yerini ve vaktini iyi bileceksin.
Bunun için pozisyon ezberleme tividen, videodan.
Kitap oku kitap.
Maçlara gidip gelirken boş vaktiniz çok, gençsiniz.
Doğan Cüceloğlu, Üstün Dökmen, Mevlana, Yunus Emre, Dadaloğlu, Pir Sultan Abdal oku.

Sert sert bakma, güler yüz tatlı dil, yılanı deliğinden çıkarır.

Şiddeti bitirmek istiyorsanız eğer.
Önce eğitim diyoruz ya, hep.
İşte bu eğitime de.
Futbolculardan çok çok önce gözlemcilerden, hakemlerden başlamak gerek.
İmam cemaat misali.

www.haberhurriyeti.com / [email protected] / Metin AYDINOĞLU

NOT 1; Yazımdan ‘Dayak yiyen hakem hak etmiştir’, ‘Dayak yediyse vardır bir sebebi’ ‘İyi konuşmayan dayağı yer’ gibi anlamlar çıkarıyorsanız vay halimize…

NOT 2; Özeti, ana fikir ‘Önce sen kendini düzelt, eğit, empati yap, çevrenin de çok değiştiğini göreceksin’…

NOT 3 ; Sen iki adım yaklaş, o bir adım zaten gelir.

Konuya ilişkin diğer yazılarımız alttaki linklerdedir…

https://www.haberhurriyeti.com/hakem-futbolcuyu-tebrik-eder-mi-23066.html

https://www.haberhurriyeti.com/hazir-gozlemci-mevzusuna-girmisken-150778.html

https://www.haberhurriyeti.com/kim-bu-gozlemci-150656.html

https://www.haberhurriyeti.com/alnindan-opulecek-cocuklar-149837.html

#gallery-1 {margin: auto;}#gallery-1 .gallery-item {float: left;margin-top: 10px;text-align: center;width: 33%;}#gallery-1 img {border: 2px solid #cfcfcf;}#gallery-1 .gallery-caption {margin-left: 0;}/* see gallery_shortcode() in wp-includes/media.php */

25 Ara 2015 - 15:41 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?