SEHER İLE LATİF, MUSTAFA’NIN KIR ATI

Namus üç beş imza ile temizlendi ama Kır At’ın kan izleri günlerce yeşil yaprakların üzerinde kaldı!

Latif Mustafa’nın oğlu Latif, her akşam olduğu gibi sağdaki soldaki tarlalara çakılan kazıkları söküp, hayvanları bir bir dama götürüyordu.

Sona kalmıştı Latif Mustafa’nın kır atı.

Tam o sırada Latif’in yavuklusu Seher çıktı karşısına:

“ Ya bu gece beni kaçırırsın!” dedi, “ ya da ‘ Evet!’ deyeceğim Balıkçı Zafer’e!”

Latif Seher’i kolundan tutup, erik ağacının dibine sürükledi.

On beş bilemedin yirmi dakika sonra, Seher’in etekleri al kanlara bulanmıştı:

“ Hadi!” dedi Latif, “ şimdi de var git bakalım Balıkçı’ya. Sırf benimsin artık!”

Sonra usul usul eve girdiler.

Latif’in anası da babası da horul horul uyuyorlardı.

Kır at böyle unutuldu tarlada.

Kurtlar tadını unutmadı!

Sabahın ilk ışıkları ıslak yaprakların üzerinde oynarken, Latif Mustafa’nın sesleri tüm ovayı sarmıştı:

“ Gitti!” diye bağırıyordu yaşlı adam.

“ Ayacıklarım gitti! Kim götürecek artık beni tarlaya, bağa? Kim katlanacak sövgüme, dövgüme?”

Ben nasıl bir çocuktum?

Yaşlı adamın seslerini ilk ben duymuş ve bahçeye koşmuştum.

Sonra annem elinde kırmızı kazağım yanıma geldi:

“ Ne oldu, ne var?”

Kır at orası burası parçalanıp bağırsakları yeşil otların arasına saçılmış halde tarlanın ortasında yatıyordu.

Latif Mustafa’nın haykırışından herkes yataklarından fırlayarak tarlaya koştu!

Gitti!” diye yeri göğü inletiyordu Latif Mustafa.

“ Kalk ülen karı rüyalarının koynundan. Kalk da gel gör yavuzuma neler olmuş!”

Latif aşağıya sarkmış olan amerikan bezinden donunu toplayarak, evden bahçeye fırladı.

Sen yirmi altı yaşında, bir doksan boyunda, üstelik ayakları da kırk dört numara delikanlı ol, kır atın yanına gelince bayılarak iki seksen toprağın üzerine düş, yayıl!

“ Bunun anası da böyle!” diyordu Latif Mustafa.

“ Ben tuttum mu tavuğun kafasını koparırım, o eli kesilse kendi kanını göremez, düşer kaykılır!”

Sonunda Seher de çıktı avluya.

“ Kız senin ne işin var Latif’in yattığı odada?”

“ Dün gece kocam oldu Latif!”

“ Tüh utanmaz arlanmaz! Biraz sıkılır da iki yalan atar insan!”

Öğleye doğru tüm köylülerin yardımıyla kır atı Karayar Üstü’ne götürüp denize attılar.

Seher’in anası elinde kızın kimlik cüzdanı Latif’in karşısına dikildi:

“ Nikah işlemlerine başla gari oğlum!” dedi.

“ Kızımın namusunu temizle!”

Namus üç beş imza ile temizlendi ama Kır At’ın kan izleri günlerce yeşil yaprakların üzerinde kaldı!

CAVİT KÜRNEK

14 Eylül 2018, ÇEŞME

27 Eylül 2018 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi