Futbolda tecrübe mi önemli, yoksa cesaret mi?

Seyircinin söylediği şu: “Armanın yüceliğini forma aşkınızla pekiştirin. Çubuklu’ya ruhunuzu verin. Bu duygu yoksa eğer, boş tribünlere oynarsınız”.

Futbolda Hangisi Önemli? Tecrübe mi Yoksa Cesaret mi?

Seyircinin azlığı fazlasıyla düşündürücü. Biletlerin ucuzlaması yetersiz. Seyircinin söylediği şu: “Armanın yüceliğini forma aşkınızla pekiştirin. Çubuklu’ya ruhunuzu verin. Bu duygu yoksa eğer, boş tribünlere oynarsınız”.

10. Dakikada Lens’in gayretiyle gelişen atakta Topal’ın nefis şutunda skor değişmese de gözlerimizin pasının silinmesi fubolun güzelliğinden hoş bir sedaydı adeta.

22’deki gol usta bir ayaktan, “Korner’den atılan top nasıl gol pası olur” dersini sundu bize. İkincisi de öyleydi. Lens 4-3-3’ün kilit ismi olacak gibi.

Dakika 35. Keşke Volkan’ın sprinterliği kadar son vuruşları da iyi olsaydı. İyi niyeti, çalışkanlığı ve çabası 10 numara olmasına rağmen, son vuruşları Volkan’a yakışmayacak şekilde kötü.

İsmail Kartal’ın orta sahasında playmaker’ı olmayan eski takımına karşı ilk yarıda ekibini bu kadar gömülü oynatması dersini iyi çalışmadığını gösteriyor.

Hocası yeni, oyuncuları yeni. Saracoğlunda tek forvet kararı pek bir acemi. Birileri Dick Hocaya, “Kadıköy’den Çıkış Yok” motto’sunun seyirci ve klüp için önemli olduğunu söylemeli. 4-3-3’ün alternatifi 4-4-2 demişti ya Hollandalı. O zaman Emenike tek kalmamalı. Ne Lens ne Volkan santrafor değiller. Bu unutulmamalı. Onların görevi kanatları hallaç pamuğu gibi atmak. Nitekim yapıyorlar. Pozisyonlar üretiliyor ama topun filelerle buluşmasında sıkıntı var.

SOW-WEBD İKİLİSİ

Kocaman ve Yanal döneminde Sow-Webo ikilisi bir elmanın iki yarısı gibiydiler. Hücum hattında birbirlerini hep tamamladılar. Ayrıca Emenike ile Moussa’nın gol attıktan sonraki sevinçleri hem takıma hem kendilerine pozitif enerji veriyor ama Advocaat hala uykuda. Özellikle Saracoğlu’nda Ozan ya da Josef’den birini feda edip, Emenike-Sow çift forvetine dönmeli sarı lacivertliler.

İlk yarının en çok topla oynayan oyuncusu Wan der wiel. Ama Hasan Ali’nin gayretinin “g”sini koyamadı sahaya. Şener her an hazır kıta olmalı ama beklememeli kenarda hep. Şener Hollanda’lıdan daha iyi. Aksini iddia eden varsa Fatih Hoca’yı arasın bir zahmet.

Kartal 46’da uyandı. Angan’la forveti ikiledi. Takımı mağlup olsada, futbolcularını oyun anlamında diriltti. Advocaat’sa Emenike’yle devam dedi.

GOLCÜLER ÇİFTLENDİ

Dakika 72. Nihayet Sow sahada. Advocaat golcülerini çiftledi. Seyirci klasik, “Musa-Musa” diye bağırdı. Bu değişiklik taktiksel miydi yoksa seyirci baskısından mı oldu, onu da Hollanda’lı sormalı.

80’de futbolun dersi yine gün yüzüne çıktı. Futbol hayatın adeta ta kendisi. Hayatta fırsatları kaçırırsan şansını yitirirsin. Futbolda da atamazsan yersin. Nitekim atamayana atarlar kuralı işledi. Antep golü buldu, umutlandı.

Souza 90’a dört kala takımı ölüm döşeğinden alıp oksijen çadırına soktu adeta. Bir kaç hafta önce Topal’ın yokluğu olmasaydı, Souza bugün belki de sahada yer almayacaktı. Hocanın görevi oyuncusunu kaybetmek olamaz. Hele ki silme noktasına hiç gelemez. Souza kazanıldığına göre, birileri Hollanda’lıya Atıf’a da, Fernandao’ya da takımın ihtiyacı olduğunu anlatmalı. Hele ki Persie kendini erken emekli etmişken. Salih’i de unutmamak gerekir. Takımın orta sahasını orkestra şefi gibi yönetebilecek yegane oyuncu kendisi. İstenilen düzeyde olmayabilir. Salih’i o düzeye getirmek hocanın elinde. Bir insanı kaybetmek kolay, kazanmak zordur.

SÖZÜN ÖZÜ

Tecrübe başarının anahtarıdır. Emenike West Ham United tecrübesiyle sahadaki duruşunu bile değiştirmiş. Sow’la anlaşması da işin balı kaymağı. Ancak, Cumartesi mesaisinde Güneş’in derbiye Talisca’yla başlayamaması, dün akşamsa Advocaat’ın üstteki ekiplerin beraberliklerine rağmen Emenike-Moussa ikilisiyle sahaya çıkamaması futbolda tecrübe kadar cesaretin önemini de gözler önüne serdi. Sözün özü: Futbolda tecrübe tek başına bir hiçtir. Cesareti de yanına koymak gerekir.

Uzun lafın kısası: Fener’in zirveden uzaklaşmaması için Advocaat’a tek bir kare gösterin bence. Souza’nın golünden sonra tribünde sevinçten ağlayıp babasına sarılan çocuğu. Ama şunu da ekleyin; Çocuğun yüzünü görmek yetmez. Şampiyonluk için göz yaşlarının ulaştığı yer olan kalbini de hissetmek gerekir.

ASIM ÇALIK/ www.haberhurriyeti.com / e-mail:asimcalik@gmail.com

Asım Çalık, 25 Eylül Cumartesi 2016

26 Eylül 2016 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?