AKLIMLA DALGA GEÇME

Ölümü düşünmenin kasvetini, ölümün toprakta biteceği gerçekliğini, her canlının ölüme gittiği kesinlemesini dile getirme değil mi bu? Kotarılmamış, kotarılamamış yaşamlar için değer felsefesine yöneltiyor okuru, ‘Fatih Portakal’ın, içeriği bol anekdotlarla hazırladığı kitabı ‘Aklımla Dalga Geçme’ de…

Kalırken, hayata dâhil olmanın bedelidir duyumsanan; geçmenin, geçebilmenin kaçınılmazlığı etkisinde, “ben sapsarı uyudum” diyerek zamana söz düşürmek adına… ‘Fatih Portakal’, söz’ ün terbiye edilmiş, anlam havzasına akıtıp damıtılmış halini sunuyor. Birbirinden güzel ve oylumlu ayrıntı yüklenen kitabı ‘Aklımla Dalga Geçme’ de! Yazının ve kitapta okurun odaklanması gereken noktaların us çekimini güçlü kılıyor öylelikle…

Portakal’ gazetecilik mesleği boyunca, yapmış olduğu haberlerin cesaretle sunumunda ve yorumunda, gönüllerde ayrı bir edinen bir dost… Bugüne kadar olan, ödün vermeyen çizgisinden yola çıkarak haber kuşağında kendini izleyenleri yanıltmayan bir kitaba imza atmış… Kitabı okuyup, kendimce irdelediğimde öyle oylumlu bir çalışma karşılığında hak edilişlerine takdir ettim. Çünkü bir hayli uğraşları içerisinde yazmış olduğu ve birçok haberden derlediği kitabının, özverili nice uğraştan sonra adeta imbikten geçer gibi bir süzgeçten sonra, okura sunmasını takdirle bir kez daha karşılamamak pek olası değil!

Kitabının bir bölümünde ‘Portakal’ şöyle diyor;

“… Badirelerden ve karşılıklı hareketlerden, ‘İmralı’yla görüşüyoruz’ noktasına gelinmişti. İki gün sonra AKP’nin önemli isimlerinden Yalçın Akdoğan, bir TV kanalına, bir haber spikerine şöyle diyordu: ‘Abdullah Öcalan, çözün için hâlâ en önemli aktör durumunda! … İlerleyen cümlelerde ise, ‘Kandil sadece kendi hedefleri için değil bölgesel denklemde bir yer teşkil ediyor…”, diyerek düşüncelerini çok erken paylaşıyordu. Dönemin gazetelerine baktığınızda yayım dili de yumuşamıştı. ‘Hükümet terörü bitirmekte kararlı’ başlıkları atılıyordu… / … 03.01.2013 tarihinde açılımdan sorumlu Beşir Atalay’dan başkası değildi. Aynı gün Güneş Gazetesi, yedi maddelik yol haritasını paylaşmıştı, maddeler; 1. Öcalan’a uygulanan tecridin kademeli azaltılması, 2. Anadilde savunma, 3. Büyükşehir yasası, 4. Federasyon yolunun açılması, 5. Kamu kurumlarında anadilin kullanılması, 6. Vatandaşlık tanımı ve anayasanın Türk vurgusundan arındırılması, 7. Terör eylemlerinin durdurulup Kandil’in kademeli silah bırakması… / … Gazete, bunu nereden biliyordu? Diye düşünüp sorabilirsiniz. MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın adaya (İmralı) giderek ve orada iki gün kaldığı, Öcalan ile görüştüğü iddia edilmekteydi. Yol haritasının maddeleriyse bu görüşmeye dayandırılıyordu. Üstelik hedefin, altı ay içinde sonuç almak olduğu söyleniyordu. Oslo görüşmeleri örneğinde olduğu gibi devlet istemese hiçbir şey duyulmaz! Duyulması isteniyordu. Üstelik diyalog ortamı içinde bir buçuk aydır terör saldırısı da yaşanmamıştı…” //.

Ölümü düşünmenin kasvetini, ölümün toprakta biteceği gerçekliğini, her canlının ölüme gittiği kesinlemesini dile getirme değil mi bu? Kotarılmamış, kotarılamamış yaşamlar için değer felsefesine yöneltiyor okuru, ‘Fatih Portakal’ın, içeriği bol anekdotlarla hazırladığı kitabı ‘Aklımla Dalga Geçme’ de…

Elbette sevinilecek yanı da yok değil çorbanın! Eğer kaçınılmaz son saplantısı akılda dansını sürdürecekse, kâsenin anlamı toprakta, toprağın anlamıysa kâsede aranmalı değil mi? Yeter ki ölüm çorbadan olabildiğince uzak tutabilsin. Çorbanın tadı kaçmasın. Bilinen gerçektir bu; ölüm ışığı. Ama sade bir okur olarak yineleyeyim ben de; ölümü bilmek, beklemek ölmekten beter bir haldir… Ve ‘Fatih Portakal’ bence bu kitabıyla noktayı koymuş insanlığın ortak bekleyişine, beklentisine belki de! Tarihimizde bu tür kitapların, gelecek nesillere bir tür belgesel niteliğinde olacağı inancındayım. Bu nedenle, bugünleri pek anlatmayan küçük bir anı bile bırakmayan romanların, kitapların, anı düşüncelerinin içeriklerinden öte, kalmaması yadsınması gereken bir husus. Düşüncelerimizin kâğıda dökülerek, izlence niteliğinde ve bir belgesel niteliğinde olmasını isterim. Hiçbir şeyi yazmamak, yazamamak ve anlatmamak, anlatamamak birilerinin düşüncelerimize ket vurması, tarihimize ancak kalıcı olan bir tür travma yaşatır! Bu nedenle, sevgili ‘Portakal’ın yazmış olduğu ‘Aklımla Dalga Geçme’ kitabını ve daha birçok belgesel niteliğindeki bu kitapları önemsiyorum. Üstelik bu tür kitapların, belleğimizde yer etmesi açısından da daha çoğalmasını istiyorum.

27 Oca 2017 - 08:30 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?