Bir insan, bir yaşam…

Mustafa Pek, nüfus cüzdanına göre 1964 Ödemiş doğumlu. Ancak o, Ödemiş’in Ortaköy’ünden. İlkokul beşinci sınıftan terk. Bekar, hiç evlenmemiş.

+9
Haber albümü için resme tıklayın

MUSTAFA PEK: O, BİR ÖDEMİŞ MÜFETTİŞİ!

Bazı insanlar vardır yaşadığınız, soluk alıp verdiğiniz kentin sokaklarında, caddelerinde karşılaşırsınız… Ama onu gördüğünüz dar zamanlarda çoğu kez görmeden geçip gidersiniz. Mustafa Pek de bu tanıma giren bir insan ki, küçük bir dokunuşla büyük bir dramın içinde buluverirsiniz, irkilir ve geç kalmadığınıza da sevinirsiniz. Çünkü bu paylaşılmaya değer bir yaşamdır, kimilerince hor görülen, alaya alınan hatta garip yuvası zaman zaman yağmalanan –ne varsa içinde?-.
Mustafa Pek’i daha çok Ödemiş’te Küçük Caminin arkasına düşen ve halk arasında Bitpazarı diye adlandırılan tarihi çarşısında rahmetli Yusuf Çetinol’un tenekeci dükkanında rastlardım. Zamanla Yusuf Ustanın ölümü sonrası oğlu Levent işi devralınca o dükkana daha sık gider oldum. Böylece Mustafa’yı da yakından tanıma fırsatı buldum.

Mustafa Pek, nüfus cüzdanına göre 1964 Ödemiş doğumlu. Ancak o, Ödemiş’in Ortaköy’ünden. İlkokul beşinci sınıftan terk. Bekar, hiç evlenmemiş. Annesinin ölümüne kadar onunla birlikte yaşamış, şimdiyse miras kalan iki minik odadan ibaret evinde yaşam savaşını tüm zor koşullara karşın sürdürmeye çalışıyor. On yıldır sara hastalığıyla da mücadelesi sürüyor. Yedi kez intihara teşebbüs eden Mustafa, boğazındaki yara izini göstererek, “Keşke annem öleceğine ben ölseydim!” demekle de ruhsal durumunu ele veriyor.
Onu dinlediğinizde, böylesi bir yaşam nasıl sürdürülebilir, diye sormadan edemiyorsunuz. Öyle ya, tek başınıza, her gün Ödemiş kazan sen kepçe el arabasına yüklediğin eşyalarınla dolaşıyor, bir yandan da gördüğünüz eksiklikleri not alırken, size tuhaf gözlerle şaşkın şaşkın bakan ve kendini akıllı, sizi deli sanan insanlarla da uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. Buna yürek nasıl dayansın?
Mustafa devletten her üç ayda bir 800 TL maaş alıyor. Soruyorum: “Bu sokak, cadde gezme işine ne zaman başladın?”

Gözleri sevinçle parlıyor: “Devlet bana sahip çıktığı günden beri ben de bu işi yaparak aldığım ücreti ödemeye karar verdim.” Ne büyük bir özveri ve inanç! Aldığını geri verebilmek böyle bir şey işte…
Kenti adım adım gezerken gördüğü elektrik, su, kanalizasyon, parke taşları ne varsa not ediyor defterine. Aldığı notları ilgili birimlere bildiriyor, takibini de yapıyor. Bu işe başladığında, ilgili birim çalışanlarının alayına, küçümseyici tavırlara şahit olsa da o, yaptığı işten aldığı şevkle yılmadan bugünlere gelebilmiş. Zamanla verdiği notlardaki yerleri inceleyen görevliler, işin ciddiyetinin farkına vardıkları için o eskideki tutumlarından vazgeçmişler. “Artık, verdiğim bilgiler ışığında hatalar, sorunlar gideriliyor,” diyerek sevincini aktarıyor.
Mustafa’nın en büyük derdi, insanların kendisini anlamaması! Özellikle, mahallesindeki komşuların kendisine sahip çıkmalarını bekliyor. Evine neden girildiğine bir türlü anlam veremiyor. Evine gidip gördüğümüzde gerçekten burada insan nasıl yaşar, demekten kendimizi alamadık. Evin kesin onarılmaya ihtiyacı var. Bu konuda eski belediye başkanı Bekir Keskin döneminde bir miktar ödenek ayrıldığı söylense de o ödeneğin nasıl kullanılacağı konusunda bir belirsizlik söz konusu. Mustafa’nın garip yuvası kışa girilmeden acilen onarılması gerekli.

Ödemiş Bitpazarı esnaflarından Ali Arapoğlu’na (55) soruyorum: “Mustafa’yı nasıl bilirsiniz?” o da, “Mustafa’yı yıllardır tanırım. Yusuf Usta rahmetliğin yanına sıkça gelir giderdi. Şimdi de oğlu Levent’in sağ kolu. Onun yaptığını doğrusu maaşlı memurlar bile onun kadar titizlikle yapmıyor. Ancak onun bu çabasını halkımız yeterince anlamıyor. Esasen onu tanısalar çok severler. Bu tür insanlarımıza toplumca sahip çıkılmalı, koruma altına alınmalı.” Diye anlatıyor.
Bu kez aynı soruyu Levent Çetinol’a yöneltiyorum: O da, “ Mustafa, babam Yusuf Çetinol’dan bana yadigar. Onu çok seviyoruz. O, dükkanımızın aynı zamanda uğurudur. Kalbinde en ufak bir kötülük olmayan, devletin verdiğinin çok fazlasını verebilen biri. Ben olmadığımda dükkanımı bekler, sahip çıkar. Onun gönüllü üstlendiği işin bir benzerini yapan ikinci birine henüz rastlamadım. Bu, adı konmamış sosyal sorumluluk projesine benzer bir şey. Sadece bu bile, ona sahip çıkılmasını gerektirir. Onu, Ödemişliler olarak koruma altına alınması gereken bir değer olduğuna inanıyorum. Devlet katındaki yetkili kişilerin öncelikle Mustafa’nın adeta harabeye dönen evinin onarımı için ne gerekiyorsa yapma çağrısını Haber Hürriyeti aracılığıyla iletmek istiyorum. Ayrıca böyle önemli bir yaraya da parmak bastığınız için çok teşekkür ederim.”

Mustafa’yla birlikte Emmioğlu Mahallesi Zeybek Sokak 13 nolu evine gittiğimizde gerçekten içler acısı bir yaşamı gözler önüne seren bir manzarayla içimiz burkuldu.
Mustafa’ya son olarak ne söylemek istediğini sorduğumda: “Hocam, insan severse her şeyi başarır!” demez mi? Şimdiki hedefinin ise İzmir’de İzsu yetkilileriyle görüşmek olduğunu, onlara Ödemiş’teki su ve kanalizasyonla ilgili arızaları bildireceğini söyledi. Ve ekledi, “Hocam ses tellerim yıprandığından ameliyat olmam gerekiyor. Bu konuda, ilgililerden yardım ve destek bekliyorum. Bir de, insanlar beni rahatsız ediyor, bu da beni çok üzüyor. Onların anlayışsız davranmalarının önüne geçemiyorum. Belki gazeteniz sayesinde ne yapmaya çalıştığım anlaşılır da, hiç olmazsa bundan sonra beni rahat bırakırlar,” diyerek, gazetemiz Haber Hürriyeti’ne çok teşekkür ediyor.
Mustafa’yı Ödemiş yollarında gördüğünüzde ona bir selam vermeyi unutmayın diyorum…

www.haberhurriyeti.com / ÖMER AKŞAHAN

#gallery-1 {margin: auto;}#gallery-1 .gallery-item {float: left;margin-top: 10px;text-align: center;width: 33%;}#gallery-1 img {border: 2px solid #cfcfcf;}#gallery-1 .gallery-caption {margin-left: 0;}/* see gallery_shortcode() in wp-includes/media.php */

05 Eyl 2014 - 18:32 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?