Çevreci olunur mu, doğulur mu?

İzmir Basmane Garı önünden geçiyordum. Çok güzel rengarenk menekşeler dikilmişti garın önündeki bahçeye. Gayet şık giyimli bir bayan eğilip menekşeleri yolmaya başladı...

Bir araştırma yapsak ve topluma sorsak, hemen herkes çevreci olduğunu söyler. Bir soru daha yöneltip ‘’nedir çevreci olmak, nasıl çevreci olunur’’ desek işte o zaman pek çok farklı yanıtlar gelir.

Çevreyi temiz tutmak (ama tutulmaz), çiçekleri kopartmamak (Bundan 3 sene önce izne geldiğimizde yolumuz İzmir basmane Garı önünden geçti. Çok güzel rengarenk menekşeler dikilmişti garın önündeki bahçeye. Gayet şık giyimli bir bayan eğilip menekşeleri yolmaya başlayınca yanından geçerken “Hiç yakışmadı bu davranış’’ deme yanılgısını gösterdim. Vay sen misin onu diyen? Hanım hemen savunmaya geçti, efendim ünlü bir ressammış da, onu resmini yapmak için koparmış da, zaten sıcaktan solup gideceklermiş de, ben mi ekmişim de, daha neler neler. Bu tepkiyi gören yurtdışında doğup büyüyen ve o zaman 10 yaşında olan oğlum şaşkınlık içinde ‘’ teyze ressam ama hem çevreci değil hem saygılı değil, o zaman resimleri de güzel değildir’’ demişti),çöpleri oraya buraya atmamak derler ( ama her yer çöplüktür bizde, suçlu da hazırdır ‘’belediye toplamıyor’’ bunu neden seçim zamanı hatırlamazlar hiç anlamam), ağaçlar hakkında hiç bir şey söylemek istemiyorum, çünkü bu konuda çok yaralıyım.

1925 yılında Atatürk’e hediye edilen, 1937 yılında Atatürk tarafından hazineye bağışlanan, 1992 yılında 1. Derece tarihi ve doğal SİT alanı ilan edilen Ankara’nın en büyük yeşil alanı(ydı) Atatürk Orman Çiftliği bende kanayan bir yaradır. Bende kanayan yaradır ama Türkiye için yüzyılın çevrecilik ayıbıdır. Olaya sadece ağaç olarak bakmayıp, o ağaçlarda, o ormanlık arazide yaşayan börtü böceği düşünecek olursak işlenen günahın boyutunun göründüğünden çok daha büyük olduğunun farkına varabiliriz. (Günah da pek umurlarında değil ama, neyse)
Yazıma nüfusu Ankara, yüzölçümü Konya kadar olan Danimarka’nın çevrecilik konusunda yaptıklarının bir kısmını anlatarak devam edeceğim.
Bu memlekette bahara doğru ağaçların köklerine saman dökülür hava ani değişiklik yaparsa ağaçın kökleri üşümesin diye. Bu memlekette ağaçlar yumuşak lastiklerle eğilmesinler diye kazıklara bağlanır. O ağaç dallarına kuş yemi asılır. Evet insanlar kendi ceplerinden para vererek kuş yemi alıp ağaç dallarına asarlar. Yani yerine bina dikmek için ağaç kesmek yasak bu memlekette.
Sincaplar insanlardan korkmaz burada, bilirler kimse onları kafese kapatamaz. Tilkiler için bahçelere yemek bırakırlar. Tilkiler de korkmaz insanlardan, ‘’gavur’’ diye bilinen bu memlekette ağaçlar ve hayvanlar yasalar ile korunur. Bizdeki gibi de kolay değildir yasaları, mahkemeleri yok saymak. Öyle keyfe göre ağaç köklemek de yok buralarda. Evinizin bahçesindeki ağaçı bile kesmek için özel izin gerekir.

Danimarkada çocuklar kreşe giderken çevrecilik bilinci aşılanıyor. Evet yanlış okumadınız kreşlerde. Bahçe içinde olan kreşlerde çocuklar sık sık dışarı çıkartılır, kar kış yağmur demeden günün bir kısmı bahçede geçer. Ama bu zaman içinde mevsimine göre etkinlik düzenlenir. Kar varsa, kar üzerine kuş yemi bırakılır, kuşların gelip onları yemesini büyük bir zevkle izlenir. Ertesi gün yine aynı şey tekrarlanır. Bir süre sonra çocuk, kuşu sapanla vurulacak bir şey değil beslenecek bir canlı olarak yerleştirir bilinçaltına.

Yağmurlu havalarda soluncanları seyrederler, doğada hiç bir canlının öylesine var olmadığını, mutlaka bir işe yaradığını öğrenirler.
Ağaçların kabuğunun onların doğaya karşı savunması olduğunu, ağaca zarar verince kabuğunda yaşayan canlılardan, üzerinde yuva yapan kuşa kadar pek çok canlıya zarar verdiği anlatılır.
Yaz başında sahile gidilir her yaştan çocukla. Her yaş derken 2 yaştan 15 yaşa kadardır bu yaş aralığı. Ellerinde poşetler çöp toplarlar. Bunu reklam olsun diye değil çevrecilik bilinciyle yaparlar.
Ağaçları korumaya çalışanlar bu ülkede terörist ilan edilmez. Yani sözün kısası çevreci olmak her insana nasip olmaz…

Beyhan Biçkin

12 Nisan 2014 - Yazarlar


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019 yılının en iyi dizisi sizce hangisiydi?