Sinop Üniversitesi’nde “Anıtkabir Destanı” sahnelendi

Anıtkabir Destanı’nın Sinop Üniversitesi’nde değerli bilim adamı Alpay Tırıl’ın önerisi ile sahnelenmesi, hiç şüphesiz yaşı 68’e dayanmış bir şairi sonsuz derecede mutlu kılmıştır.

+1
Haber albümü için resme tıklayın

“Anıtkabir Destanı” isimli çalışmamın önsözünü 15 Aralık 1981 günü yazmıştım…Aradan 35 yıl geçmiş…

Bu 35 yılın sonunda Anıtkabir Destanı’nın Sinop Üniversitesi’nde değerli bilim adamı Alpay Tırıl’ın önerisi ile sahnelenmesi, hiç şüphesiz yaşı 68’e dayanmış bir şairi sonsuz derecede mutlu kılmıştır.

Alpay’ı çok genç yıllarında İzmir’in Karşıyaka’sında bilim aşığı, çevreci, mütevazi ve yurtsever bir genç olarak tanıdım. Daha 20’li yaşlarında kemale ermiş bir bilim adamı tavrı vardı. Bugün vatanımızın bir uzak köşesinde gençlerimize ilim irfan aşılamak için uğraşması, hele hele Atatürk düşüncesi doğrultusunda tıpkı gençliğindeki araştırıcı ve üretici tavrını sürdürmesi bize güven vermektedir. Karşıyaka’daki iki katlı eski evimizin bahçesine, bir gün birkaç saksı içinde bahçeye dikilmek üzere botanik örnekleri getirmesini ve yaşlı babama armağan edişini daima hatırlarım. Artık ne o bahçe, ne o ev, ne de o süs bitkileri var… Her şey uçup gitti yok oldu… Ama Alpay Tırıl, Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmeye devam ediyor… Bu da bize ve değerli ailesine yeter. Bu vesile ile Sinop Üniversitesi’nin değerli rektörü, bilim adamları ve öğrencilerine selam yolluyorum, başarılar diliyorum.

Anıtkabir Destanı’nın Sinop Üniversitesi’nde sahnelenmesi ile ilgili haber şöyle:

SİNOP ÜNİVERSİTESİ’NDE ATATÜRK ANILDI

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 76. yılında tüm yurtta olduğu gibi Sinop Üniversitesi’nde de anıldı.

Sinop Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Öğrenci Kulübü tarafından Eğitim Fakültesi konferans salonunda düzenlenen 10 Kasım Atatürk’ü anma programlarına Üniversite Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İsmet Berber, Prof. Dr. Temel Bayrak, Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Osman Samsun, Üniversite Akademik ve İdari personeli ve öğrenciler katıldı.

Anma etkinliği Atatürkçü Düşünce Öğrenci Kulübü Başkan Vekili Nuray Gün’ün açılış konuşmasıyla başladı. Konuşmanın ardından Kulüp üyeleri Nuray Gün ve Öykü Nacitarhan tarafından hazırlanan Atatürk fotoğraflarından oluşan sinevizyon gösterisi sunuldu.

Sinevizyon gösterisi sonrası Sinop Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Öğrenci Kulübü Akademik Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Alpay Tırıl, “ Atatürk’ün Vefatının Sinop’taki Yansımaları” konulu sunum gerçekleştirdi. Alpay Tırıl sunumunda, 1938 yılında Sinop’ta yayınlanan gazeteleri ve o dönemdeki anma törenlerine ait fotoğrafları gün yüzüne çıkartarak, katılımcılara aktardı.

Program, Kulüp üyelerinin Yaşar Aksoy’un “Anıtkabir Destanı” isimli eserini seslendirmesiyle son buldu.

ANITKAB

İR DESTANI ÜZERİNE

1981’de Rüştü Şardağ’ın başkanlığındaki İzmir Sanatçılar Derneği’nin açtığı Atatürk Şiir Yarışmasında finale kalan 10 şiir arasında yer alan Anıtkabir Destanı‘nı bir tam gün ve gece boyunca yazıp bitirdim. Tıpkı, 1981 yılı başında yayınlandığım “Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Şiirleri” yapıtımı bir ay içinde yazdığım gibi. Yine, 1982 yılı içinde “Atatürk ve Ulusal Ekonomi” yapıtımı, 3 ay gibi kısa bir sürede yazdığım gibi. Neden?… Bu aceleciliğin sebebi neydi? Bizleri böylesine devamlı çalışmaya iken etken ne olabilirdi? Bütün bunlar, 1960’lı yıllardan kopup gelen vazgeçmez bir kemalist yayınerliğinin ve eylemciliğinin ürünleri olsa gerek…

Etrafımızda neler olursa olsun acı düşlerin asla güzelim gerçekleri kapatamayacağını ve karanlık geçmişte bomboş olup ta, bugün rahat günlerde dopdolu, ama yarın karanlık bir gelecekte yine boşalabilecek olan kemalist mevzilerin sürekli ve özverili nöbetçileri olduğumuzu bilerek, başkalarını nasıl algılarsa algılasın, bizim her zaman bizim olmuş Yüce Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerini, kendi çapımızda doya doya savunduktan sonra, gerçek Atatürkçülükten asla vazgeçmeden, soğumadan ve daha bilenerek, Türkiye’mizin güzelim yarınlarına, yine ve yine Atatürkçü inanç ve bilinçle ilerlemek… İşte yolumuz… İnanarak ve güvenerek…

* * *

Anıtkabir Destanı iki bölümdür. “Sessizlikteki Sesler” bölümünde, karanlıkların çöktüğü vatan toprağı üzerindeki Türk Halkının Anıtkabir’in on kulesinin konuşmalarını dinlemesi anlatılır. Kuleler, Ulusal Kurtuluş Savaşını ve Atatürk Devrimlerini haykırırlar. “Sessizliğin Yürüyüşü” isimli ikinci bölümde, kulelerin tahriki ile uyanan, dirilen ve silkinen Türk Halkının çoluk çocuk, kadın erkek yurdun dört bir yanından Kemalist Başkaldırıyı başlatmaları anlatılır. Yıl 1981’dir. Atatürk’ün l00.cü Doğum Yılı. Elli milyon insan, önlerinde tarihten kopup gelen savaşçılar, bilginler ve ozanlar olduğu halde Anıtkabir’e gelirler ve Ata’yı kucaklarlar. Ata’yı kucaklamak, yurdu kurtarmak demektir. Eylem, sürer…

Destandaki görüntüler, Anıtkabir kabartmalarındaki görüntülerin, resim olarak dizelere yansımasıdır. Şiirin akışı, Anıtkabir mimari projesine uygun olarak oluşmuştur.

Anıtkabir Destanı, gerekli tarih düzeltmeleri yapıldıktan sonra, gelecek yıllarda 19 Mayıs, 29 Ekim ve 10 Kasım’larda özgürce anma veya kutlama eylemlerinde kullanılabilir.

Okullarda ve her türlü Kemalist eylemde “Koro Şiir” olarak sahneleyebilecek ve Anıtkabir’i gezerken “Rehber Şiir” işlevini görebilecek yapı ve kurguda olan “Anıtkabir Destanı” İzmir Sanatçılar Derneğinin “Atatürk Yılı” anısına düzenlediği “Büyük Atatürk Şiir Yarışması”nda finale kalan eserdir. Kitabın parantezler bölümüne Anıtkabir üzerine öz bilgiler eklenmiştir.

“Anıtkabir Destanı” gerçek kemalistlerin yürek ve bilincinde doruk noktasına ulaşan Atatürk sevgisini, Anıtkabir’e doğru karanlıklar içinden yola çıkarak yeniden aydınlıkları dövüşe dövüşe ele geçiren Türk Halkının başkaldırısında estetik olarak resimliyor. Yurdun dört bir yanından kopan elli milyon insan, Anıtkabir’in içinde kulelerdeki ve duvarlardaki kabartmalarla konuşup, mimari ve projeye uygun biçimde Mozole’ye ilerliyorlar. Kadın, genç, arslan, savaşçı, çoban ve ozan… Herkes var bu başkaldırıda… Kemalist devrim bu…

Yeniden Kuvayı Milliye’ye yaslanmış, Atatürk’ü kucaklayarak, çağdaşlığa uzanan…

Yaşar Aksoy /15 Aralık 1981

www.haberhurriyeti.com / YAŞAR AKSOY

#gallery-1 {margin: auto;}#gallery-1 .gallery-item {float: left;margin-top: 10px;text-align: center;width: 33%;}#gallery-1 img {border: 2px solid #cfcfcf;}#gallery-1 .gallery-caption {margin-left: 0;}/* see gallery_shortcode() in wp-includes/media.php */

11 Kas 2014 - 10:31 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?