Stres Kontrolüne "Hayır" Demeyi Öğrenerek Başlayın

Uzm. Dr. Müge Yetener, stresin kişiyi sadece psikolojik değil fizyolojik açıdan da yıpratabildiğini, bu yüzden de kontrol altına alınmasının önemli olduğunu söyledi. Uzm. Dr. Yetener, “Stresinizi yönetmeye, ‘hayır’ demeyi öğrenerek başlayın. İnsanlara değil, olaylara odaklanın.” dedi, 13 altın öneride bulundu.

Acıbadem Bayraklı Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Müge Yetener, fizyopsikolojik bir durum olan stresin insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Vücutta "savaş ve kaç", "dinlen ve sindir" olarak adlandırılabilecek iki sistem olduğunu belirten Uzm. Dr. Yetener şöyle konuştu:

“Bu iki sistemden biri sempatik, diğeri parasempatik sistem. Bu iki yaşamsal sistem bir denge içinde olmalıdır. İnsanın varoluşundan beri değişmemiş olan işleyiş, ilk çağlarda insanın bir kaplanla karşılaşma anında belki insanın hayatını kurtarmada işe yarıyordu. Sempatik sistem hakimiyeti kısa sürüyor, insan ya kaçıp kurtuluyor ya da kaplana yem oluyordu. Ancak günümüzde trafik, iş hayatı, ağırlaşan yaşam koşulları, ailevi sorunlar, kayıplar, afetler… gibi pek çok etken sempatik sistem hakimiyetinin uzun süreli olmasına neden oluyor. Uykusuzluk, öfke sorunları, kaygı artışı, odaklanmada zorluk gibi olumsuzluklarla kendini gösteren stres süreçte kas ağrılarına, bağırsak sorunlarına, enfeksiyona vs. neden olabiliyor. Stres uzun sürdüğünde, kontrol altına alınamadığında ise kişinin savunma sistemi zayıflıyor, düşük bağışıklık pek çok hastalığa davetiye çıkarıyor.”

ORGANLAR STRESE FARKLI TEPKİ VERİYOR

Uzm. Dr. Yetener, stresliyken uyku bozukluklarının, derin uykuda azalma, uykusuzluğun sık görüldüğünü vurgulayarak, stres yönetilmediğinde organların verdiği cevapları şöyle sıraladı:

Beyin; sirkadiyen ritim bozulur, depresyon ve demans riski artar.

Kulaklar; kulak çınlaması, işitme kaybı olabilir.

Troid; aktif troid hormonu T3 üretimi düşer, TSH ile Troid Uyarıcı Hormon arasındaki ilişki bozulur, TSH da oynamalar görülür.

Kalp; kalp atış hızı ve kan basıncı artar, kalp krizi ve felç riski artar.

Deri; yağ üretimi artar, sivilce, ürtiker, egzama, sedef hastalığı, yaralar, kırışıklıklar sık görülür.

Gözler; yorgunluk, göz çevresinde ağrı, baş ağrısı, seğirme görülebilir.

Bağırsak: motilitede (Bağırsak hareketleri) artma veya kabızlık ve disbiyosis (Bağırsak florasının bozulması) görülür. Stres, barsak duvarının geçirgen olmasına neden olan en önemli faktörlerden birisidir. Böylece bağışıklık tepkisi harekete geçer. Alarme olan bağışıklık sistemi kendi dokularına yabancı imiş gibi davranır. (Otoimmün troid hastalıkları, eklem ve bağ dokusu hastalıkları Behçet hast, vitiligo, Chron hast, Tip 1 diyabet, vaskülitler, Sedef hast, Çölyak hast v.b ) Mikrobiyomdaki denge bozulduğunda kan- beyin bariyeri de geçirgen hale gelir ve sinir sisteminin otoimmün hastalıkları oluşabilir. ( MS, Myastenia Graves, Stiff Person hast., Sydenham koresi, demiyelizan polinöropati, Guillain Barre )

STRES YÖNETİMİNDE ETKİLİ ÖNERİLER

Yetener, stresin uzun vadede yol açabileceği rahatsızlıkları sıraladıktan sonra, stresi kontrol altına alabilmek için şu önerilerde bulundu:

- Düzenli ve kaliteli bir uyku
- Beslenmeden ‘çöp gıda’ları çıkartmak
- Vücudun kendi dengesine kavuşabilmesi için eksik mineral ve besinleri yerine koymak
- Doğada zaman geçirmek, yürüyüş yapmak
- Düzenli olarak size uyan bir spor aktivitesini yapmak
- Sosyalleşmek, dostlarla ve sevdiklerinizle zaman geçirmek
- Çiçek yetiştirmek, hayvan beslemek
- Sevdiğiniz bir hobiyle meşgul olmak
- Meditasyon ve nefes egzersizleri yapmak
- Öfke ve kin gibi yakıcı duyguları uzun süre barındırmamak
- Karşılaştığınız negatif davranışların sizin değil, yapanın sorunu olduğunu akılda tutmak
- "Hayır" diyebilmeyi öğrenmek
- İnsanlara değil, olaylara odaklanmak

03 Nis 2024 - 02:15 - Sağlık