Emekli Astsubaylar Adalet Arıyor

Geçinemiyoruz Ankara'da toplanan emekli astsubaylar ve eşleri haksızlığa uğradıklarını ifade ederken "İnsanca yaşamak istiyoruz" diyerek eylem gerçekleştirdiler

Ankara'da toplanan emekli astsubayların haksızlıklara maruz kaldıklarını belirterek eylem gerçekleştirdiğini ve yaşadıkları sorunları dile getirdiğini anlatıyor. Emekli astsubaylar, yıllarca ülkenin güvenliğini sağlamak için özveriyle hizmet verdiklerini, ancak emekli olduklarında haklarının ihmal edildiğini ve çözümsüz sorunlarla karşılaştıklarını vurguluyorlar. Eylemde konuşanların ifadeleri, emekli astsubayların yaşadığı sorunların yanı sıra, haklarının verilmemesine ve adaletsizliğe dikkat çekiyor.

AYRINTILI HABER ŞÖYLE:

Ankara Ulus Meydanı'nda bir araya gelen emekli astsubaylar, yıllardır çözülmeyen sorunlarının çözülmesi için gösteri düzenlediler.

Astsubaylar gerçekleştirdikleri eylemin nedeni olarak ülkenin bütünlüğü ve güvenliğini korumak adına yılarca özveriyle hizmet verdiklerini ancak emekli olduklarında kendilerinin ikinci plana atılması olduğunu gösterdiler.

Gösteride konuşan emekli astsubaylar, uzun yıllardır verilen ancak yerine getirilmeyen sözler ve çözümsüz kalan sorunlarının bir kangren haline geldiğini belirtirken "Bizleri sadece seçimden seçime hatırlamayınız" diyerek sitemlerini dile getirdiler

Emekli Astsubay Haraketi İnisiyatifi Başkanı Levent Ulucan ise eylemde söz alarak “Birileri aileyiz diyordu öyle mi? Size ballı börek bize kuru ekmek bu mu aile? Aileysek TBMM komisyonlarında neden haklarımızın verilmesine engel oluyorsunuz?” sözleriyle sitem dolu bir konuşma gerçekleştirdi.

“BİR ÇİFT SÖZÜMÜZ VAR”

Levent Ulucan şu ifadelerle emekli astsubayların yaşadıkları sorunları dile getirdi:

"Bağımsızlığımızın sembolü olan ay yıldızlı bayrağımızı havada karada, denizde her zaman her yerde dalgalandıran Balkanlarda Kosova’da Bosna Hersek’te Azerbaycan tüm sevdiklerinden uzakta mavi vatanın korunması için Akdeniz de Ege'de su altında su üstünde yapan görev astsubaylara selam olsun. 15 Temmuz hain darbe girişiminin ilk mermisini atan ve devleti için canını hiç düşünmeden feda eden Ömerlere kahpe ellerin kahpece kurdukları bomba düzeneğini imha ederken bedeninin her parçasını bu topraklara feda eden Esma astsubaya selam olsun. Bize bırakılan kutsal vatan emanetine, Atatürk ilke ve inkılaplarına, demokrasiye sahip çıkmak için ömür harcayan astsubayları bu karda kışta meydanlara inmeye mecbur eden zihniyete ve o zihniyetin sahiplerine bir çift sözümüz var. Birileri aileyiz diyordu öyle mi? Size ballı börek bize kuru ekmek bu mu aile? Aileysek TBMM komisyonlarında neden haklarımızın verilmesine engel oluyorsunuz? Bize bu karşı duruşunuz neden!? Bu kör inat, bu anlaşılmaz haset nereye kadar? Bu ülkenin her karış toprağında kanımız ve alın terimiz var. Bu inkar neden, nereye kadar? Her ihtilalde kendinize bir tazminat aldınız, bombayı imha edene değil imhası için emir verene verdiniz Peygamber ocağını menfaat ocağına çevirdiniz, bir tek canım sıkıldı tazminat almadığınız kaldı. Kadrosuzluk adı altında ben general olamadım tazminatını alıyorsunuz. Astsubaya bir tek tazminatı dahi çok gördünüz, sizce bu düzen sürer mi sonsuzu kadar? Adaletin olmadığı yerde huzur, adaletin olmadığı yerde başarı olmaz. Hiyerarşi ile sorunumuz yok ama rütbe asalet ünvanı üst efendi, ast köle değildir. Emek bizim, ömür boyu nöbet bizim. Zimmet bizim, Türk Ordusu astsubaya zimmetli astsubaya. Bu çarpık düzen nereye kadar? Temeli Mete Han'a dayanan 2000 yıllık şerefli bir tarihe sahip Türkiye Cumhuriyeti Ordusunda Apoletin değil, adaletin hükmü sürsün artık. Apoletin sırmayı hor görmesi. Analarımızın ak sütü gibi helal haklarımıza engel olması nereye kadar devam edecek? Subay da astsubay da hepsi sıvasız evlerin çocukları. Siz hiç villadan şehit cenazesi çıktığını gördünüz mü? İsterim ki, sıvasız evlerin çocukları birbirini ayrıştırmasın, ötekileştirmesin, geldiği yeri kader birliğini unutmasın mezara kadar. Lojmandan çıkmadan emekli ol, her yıl asker, kampta tatil yap, ordu evleri beylerin emrinde, hepsini anladık da astsubayın lisans eğitimine neden karşısınız? Korkunuz nedir korkunuz? Bu korku ne zamana kadar? Birlikte kurşun sıkıp kurşun yiyoruz, birbirimize canımızı emanet ediyoruz. Ama adil paylaşıma gelince adalet terazisi hep sizden yana ağır basıyor. 21. yüzyıldayız derebeylik dönemi değil. Bu lale devri anlayışı nereye kadar? Bir çift söz de dünden bugüne gelen siyasi iktidarlara: Yıllardır, devletin en tepesinden başbakandan bakanlarına kadar söz verip sözlerinizi unuttunuz. Milli Savunma Bakanı Sayın İsmet Yılmaz Mart 2014, Milli Savunma Bakanı Sayın Fikri Işık 3 Mart 2017, Genelkurmay Başkanı Sayın Hulusi Akar 29 Ekim 2015, Milli Savunma Bakanı Sayın Hulusi Akar 25 Ocak 2019, Milli Savunma Bakanı Sayın Yaşar Güler 27 Aralık 2013. Sorunlarımızın çözüleceğine dair söz vermiştiniz. Ama hiçbiriniz sözünüzde durmadınız. Yıllardır için için kanayan yaralarımızın olduğunu biliyor, görüyor kabul de ediyorsunuz da Allah aşkına neden söz verip çözmüyorsunuz? Türk töresinde söz namustur. Nerede kaldı sizin mertliğiniz, nerede kaldı siyasi adaletiniz? Hiç kimse yok saydığı astsubayın kapısını oy vermek için çalmasın, ta ki adalet sağlanıncaya kadar. Yurdumuzu koruyup kollayan, bekasını sağlayan meslektaşlarımızın aidiyet duygusunu zarar görmesin diye sustuk, artık susmayacağız. 1975 ruhu ile meydanlarda olacağız, 1975 ruhu yolumuza ışık tutacak, bedel ödemek gerekirse her bedeli ödemeye hazırız. Biz meslek yemini ölümü göze alarak ettik. Adalet sağlanıncaya kadar, sesimiz duyuluncaya emeğimizin karşılığını alıncaya kadar yasal zeminler içinde kalarak mücadelemiz hukuk içerisinde devam edecektir."

04 Şub 2024 - 19:58 Ankara- Gündem