Eski Milletvekili Azerbaycan'dan Rüşvet Almakla Suçlandı

Savcı, Almanya Hıristiyan Demokrat Birliği'nin eski üyesini Azerbaycan’a karşı iyi niyetli bir tutum sergilemesi karşılığında Bakü'den nakit para almakla suçlanıyor. 

Ceyhun Ergüven / Ajans Bizim / Almanya / Münih

Axel Fischer, yargı tarafından Azerbaycan’dan rüşvet almak şüphesiyle suçlanan ilk Alman milletvekili oldu. 

Almanya Hıristiyan Demokrat Birliği'nin (CDU) bu eski üyesi, 1998'den istifa ettiği 2021 yılına kadar kesintisiz olarak Federal Meclis'te görev yaptı. 2010-2018 yılları arasında Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nde (AKPM) Alman delegasyonunun üyesiydi ve hatta Meclis'in Başkan Yardımcılarından biri olmuştu.

Fischer, şimdi, Münih savcısı tarafından, Azerbaycan’a karşı iyi niyetli bir tutum sergilemesi karşılığında Bakü'den nakit para almakla suçlanıyor. 

Avrupalı parlamenterlerin Bakü'deki cömert bağışçılar tarafından yolsuzluğa bulaştırılması Azerbaycan’ın 2001 yılında Avrupa Konseyi'ne katılmasıyla başladı. 

Sorunun boyutları 2010 yılında düşünce kuruluşu European Stability Initiative (ESI) tarafından açılan soruşturmalarla ortaya çıkmaya başladı. 

İlk yaptırımların öngörülmesi ancak 2017 yılında, Avrupa medyasından oluşan bir konsorsiyum tarafından hazırlanan "laundromat" (çamaşırhane) adlı soruşturmanın yayınlanmasıyla mümkün oldu. Ve bu vakalarla ilgili yasal işlemlerin başlatılması için birkaç yıl daha geçmesi gerekti.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü danışmanı Adam Földes, "Savcılar rüşvet ya da kara para aklama şüphelerini soruşturmakta yavaş davrandılar ya da reddettiler. Fischer davası, ulusal makamların görevlerini yerine getirdiği nadir istisnalardan biridir" diyor. 

Oyları etkileme

Başka Alman parlamenterler de resmen suçlandı. Muhafazakâr Bavyera milletvekili (CSU) ve 1990-2010 yılları arasında AKPM üyesi olan Eduard Lintner, Azerbaycan'daki insan hakları ihlalleri konusunda sessiz kalması karşılığında yolsuzluk planına dahil olan şirketlerden 819 bin avro almakla suçlanıyor. 

Lintner, uzun süredir üye ülkelerdeki insan hakları durumunun değerlendirilmesinden sorumlu Parlamento Komitesinin üyesiydi. 

Azerbaycan'daki siyasî tutukluların durumu ve diğer insan hakları ihlallerine ilişkin bir rapor oylanmak üzere 2013 yılında AKPM'ye sunulmuştu. Ancak rapor Meclis üyelerinin çoğunluğu tarafından reddedildi ve merkezi Strasbourg’da bulunan AKPM bünyesinde büyük bir yolsuzluk girişimi olduğu ortaya çıktı. 

Sadece 2012 ve 2014 yılları arasında, gazetecilik araştırmaları ve binlerce banka işleminin incelenmesi, İngiltere'de yerleşik dört off-shore şirketin hesaplarından, bu "havyar diplomasisini" beslemek için, gezilere, spor veya kültürel etkinliklere davetler, hediyeler ve sübvansiyonlar yoluyla 2,5 milyar avro geçtiğini gösterdi. 

Bağlantı, şemsiye örgütler ya da TEAS (The Azerbaijan Society) gibi Azeri oligarklara ait vakıflar aracılığıyla kuruldu.

Rüşvetle suçlananlar

Alman siyasî yelpazesindeki tüm siyasî partilerden yaklaşık yirmi mevcut ve eski milletvekilinin, Azerbaycan'ın yararına olan bu nüfuz ağına dahil olduğu söyleniyor. Bu milletvekillerinden birkaçı, 2020 yılında Federal Dışişleri Bakanı Heiko Maas'a (2018-2021 arası) bir mektup göndererek, Dağlık Karabağ'daki durumla ilgili birkaç tavsiyede bulunmuştu. Mektuplar her açıdan birbirinin aynısıydı ve Bakü'nün dilini hiçbir süzgeçten geçirmeden tekrarlıyordu.

Almanya'nın yanı sıra bir dizi Avrupa Konseyi Parlamenteri de eleştiri oklarının hedefi oldu: 2013 yılında verdiği oy karşılığında birkaç milyon avro rüşvet alan İtalyan Luca Volonte,  Azerbaycan'daki seçim gözlem misyonlarında iki kez yer aldıktan sonra 25 bin avro alan Slovenya Ulusal Partisi lideri Zmago Plemeniti ve 500 bin avro alan İrina Bokova'nın eşi Bulgar Kalin Mitrev. 

Mitrev’in karısı, o dönemde UNESCO Genel Direktörüydü ve Azerbaycan lideri İlham Aliyev’in karısı Mihriban Alieva'ya iyi niyet elçisi statüsü vermişti.

31 Oca 2024 - 19:48 - 3. Sayfa