Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’nün Görev Süresi Uzatıldı

Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün görev süresinin bir yıl süreyle 31 Ocak 2025 tarihine kadar uzatılmasına ilişkin 2723 (2024) sayılı BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı 30 Ocak 2024 tarihinde kabul edildi. 

Süfyan Kızılarslan / Ajans Bizim / Türkiye / ANKARA

BM Güvenlik Konseyi, Kıbrıs’ta konuşlu barış gücünün görev süresini bir yıl uzatılmasına karar verdi. 

Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün görev süresinin bir yıl süreyle 31 Ocak 2025 tarihine kadar uzatılmasına ilişkin 2723 (2024) sayılı BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı 30 Ocak 2024 tarihinde kabul edildi. 

BMGK 4 Mart 1964 tarih ve 186 sayılı kararı ile oluşturulan Barış Gücü’nün Kıbrıs’taki varlığı 60’ıncı yılına ulaştı. BM’nin Kıbrıs’ta konuşlu barış gücünde toplan bin 17 personel bulunuyor. 

“Statükonun koruyucusu”

KKTC Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, barış gücü aradan geçen 60 yıllık sürede “Adadaki iki tarafa eşit davranmak ve anlaşmazlıklara adil çözüm bulmak gibi temel görevlerini yerine getirmediği” belirtilerek, “Ayrıca, ilgili tüm taraflarca sürdürülemez olarak kabul edilen statükonun koruyucusu konumuna gelmiştir” denildi. 

Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:

“Güvenlik Konseyi, tarafımızın onayını almadan Barış Gücü’nün görev süresini uzatarak hatasını bir kez daha tekrarlamıştır. Kıbrıs Türk tarafının iradesini ve varlığını yok sayan bu yaklaşımı reddediyoruz. Kıbrıs’ın kuzeyinde egemenlik Kıbrıs Türk halkına ve onun devleti Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne aittir. Barış Gücü’nün ülkemizdeki faaliyetlerini meşru bir zeminde yürütmesi şarttır.

Güvenlik Konseyi kararında, bir yandan taraflardan BM Genel Sekreteri tarafından atanan kişisel temsilci ile yapıcı bir ilişki geliştirmeleri istenirken, diğer yandan taraflara Kıbrıs’ta ‘iki bölgeli, iki toplumlu federasyon’ temelinde kapsamlı anlaşma sağlanması yönünde çaba göstermeleri çağrısı yapılmaktadır. Gerçeklerle bağdaşmayan, başarısızlığı kanıtlanmış bir modeli dayatmak Kıbrıs Türk halkının iradesine büyük bir saygısızlık teşkil etmekte, diğer yandan kişisel temsilcinin yapacağı temaslara ön şart koymaktadır.

‘İki devletin eşitliği’

Taraflar arasında yeni bir müzakere sürecinin başlaması için gerekli olan ortak zeminin bulunup bulunmadığının tespiti için altı ayı aşmamak kaydıyla kişisel temsilci atanmasına onay verdiğimizi hatırlatmakta yarar görüyoruz. kişisel temsilciden beklentimiz, açık yüreklilikle temaslarını yürütmesi ve Kıbrıs meselesindeki yeni vizyonumuzu bir kez daha kayda geçirmesidir.

Bugün Ada’daki tek gerçekçi çözüm, mevcut iki devletin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü temelinde iyi komşuluk ilişkisi geliştirmelerinden geçmektedir. Gelinen aşamada, Ada’da kalıcı işbirliği ve istikrar ortamının sağlanması için BM Güvenlik Konseyi üyelerinin geçerliliğini yitirmiş Güvenlik Konseyi kararlarını gözden geçirmesi ve Ada’da kendi sınırları içinde iki ayrı halk ve iki ayrı devletin varlığına dayalı yeni bir yaklaşım benimsemesi gerekmektedir.

Giderek artan ihlaller

Kararda ayrıca, ara bölge ihlallerine ve münhasıran Pile’deki duruma değinilmektedir. Yaşananların tek sorumlusu tamamen insani amaçlı Yiğitler-Pile yolunun yapımını engellemeye çalışan Barış Gücü’dür. Kıbrıs Türk tarafı konuya ilişkin olarak Barış Gücü ile sağlanan mutabakatın uygulanmasını ve yol inşaatının en kısa sürede tamamlanmasını talep etmektedir. 

Diğer yandan, Ada’nın sözde tek sahibi olduğu iddiasındaki Rum yönetimi, bu hakimiyetçi tutumunu ara bölgeye de genişletmeye çalışmaktadır. Ara bölgede yaşanan gerginlik ve ihlallerin giderek artması bu çarpık anlayışın bir sonucudur.”

31 Oca 2024 - 03:24 - Gündem