Husiler, ABD ve İngiltere'nin Saldırılarına karşı "İntikam" dedi.

Ceyhun Ergüven / Ajans BizimYemen / SanaaYemen'in kuzey ve orta kesiminde iktidarı elinde bulunduran Husiler, ABD ve İngiltere'nin hava saldırıları ne...

Ceyhun Ergüven / Ajans Bizim

Yemen / SanaaYemen'in kuzey ve orta kesiminde iktidarı elinde bulunduran Husiler, ABD ve İngiltere'nin hava saldırıları nedeniyle bu iki ülkeye ağır bedel ödeteceklerini bildirdi.

Ensarullah (Husiler) hükümetinin Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin el-Ezzi, "Ülkemiz, Amerikan ve İngiliz gemilerinden, denizaltılarından ve savaş uçaklarından büyük bir saldırıya maruz kaldı. Hiç şüphe yok ki, ABD ve İngiltere bu bariz saldırganlığın ağır bedelini ödemeye ve tüm korkunç sonuçlarına katlanmaya hazırlanmak zorunda kalacak" dedi.

23 hava saldırısı 

Sputnik'e konuşan Yemenli yetkililer, ABD ve İngiltere'nin Sana, Hudeyda, Taez ve Saada kentlerindeki tesislere 23 hava saldırısı düzenlediğini söyledi.

Yetkililer, "Savaş uçakları, Sanaa Uluslararası Havaalanı ve yanındaki Ad-Dleimi hava üssüne dört saldırı düzenledi. Sekiz hava saldırısıyla havaalanı ve Hudeyda Limanı yakınındaki El Katib bölgesinde bulunan Ensarullah grubunun kışlaları ile Hudeyda'nın doğusundaki Husilere ait kamp vuruldu" dedi.

Taez’den bir kaynak, 22’nci mekanize tugayın Taez şehrinin El-Cand bölgesindeki kampına ve Taez şehrinin doğusundaki El-Havban bölgesinde bulunan havaalanına sekiz saldırı düzenlendiğini aktardı.

Husilerin kalesi olarak kabul edilen Yemen'in kuzeyindeki Saada şehrinin yerel yönetiminden bir kaynak da, Saada’nın doğusundaki Kahlan askerî kampının bombalandığını kaydetti.

“İsrail gemilerini hedef almaya devam edeceğiz”

Husilerin Sözcüsü Muhammed Abdüsselam, X sosyal medya platformundan yaptığı yazılı açıklamada, "Yemen Cumhuriyeti, İsrail'i korumak ve Yemen'in Gazze'ye destek operasyonlarını durdurmak için yapılan alçak bir Amerikan-İngiliz saldırısına maruz kaldı. Bu hain saldırganlıkla aptallık ettiler" dedi.

Filistin ve Gazze'ye desteklerinin süreceğine dikkati çeken Abdüsselam, "Yemen'i, Filistin'e ve Gazze'ye destek vermekten caydıracaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar. Yemen, dinî ve insanî duruşunu sürdürerek elinden gelen her şeyle Gazze'nin yanında duracaktır. Bu saldırılar Yemen'in sağlamlığını ve gücünü daha da artıracaktır" diye ekledi.

“Denizciliği tehlikeye atmıyoruz”

Abdüsselam, İsrail gemilerini hedef almak dışında uluslararası denizciliğe herhangi bir tehdit teşkil etmediklerini ve ABD-İngiliz saldırılarının hiçbir haklı gerekçesi olmadığını kaydetti. 

Yetkili, "Yemen'e yönelik bu saldırıların kesinlikle hiçbir haklı gerekçesi yok. Kızıldeniz ve Umman Denizi'nde uluslararası seyrüsefere yönelik bir tehdit yoktu. İsrail gemileri veya işgal altındaki Filistin limanlarına giden gemilerinden başka hedef alınan yoktu, bunlar hedef alınmaya da devam edilecek" diye konuştu.

HUSİLER KİMDİR?

Husiler, Yemen'deki Zeydi Şii azınlığından oluşan silahlı bir grup olarak bilinir. 1990'lı yıllarda dönemin Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih'in yönetimine karşı çıkmak amacıyla kurulmuşlardır. İsrail, ABD ve genel olarak Batı'ya karşı İran öncülüğündeki "direniş ekseni"nde yer alarak Hamas ve Hizbullah ile işbirliği içinde olduklarını ifade etmektedirler. ABD'ye karşı düşmanlık duymaktadırlar ve ABD'nin Irak'ı işgal etmesinin ardından anti-Amerikan sloganlar benimsemişlerdir. İran'ın Husilere silah ve eğitim desteği verdiği, Suudi Arabistan ve ABD'nin ise Husilere karşı ambargo uygulandığı iddiaları bulunmaktadır.

Husiler, Yemen'deki Zeydi Şii azınlığını temsil eden silahlı bir grup olarak 1990'lı yıllarda ortaya çıkmıştır. Hareketin kurucusu Hüseyin El Husi'nin ismini taşıyan grup, dönemin Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih'in yönetimine karşı çıkarak, yolsuzluğa bulaştığı gerekçesiyle mücadele etmeyi amaçlamıştır.

Husiler, ABD'nin 2003'te Irak'ı işgal etmesinin ardından anti-Amerikan duygularını benimsemişler ve "Allahüekber. ABD'ye Ölüm. İsrail'e Ölüm. Yahudilere Lanet Olsun ve Zafer İslam'ın" gibi sloganlarla Amerika'ya karşı düşmanlık duyduklarını ifade etmişlerdir. Aynı zamanda, Hamas ve Hizbullah ile birlikte İran öncülüğündeki "direniş ekseni"nin bir parçası olduklarını vurgulamaktadırlar.

Yemen'de 2014'te Ali Abdullah Salih'in halefi Devlet Başkanı Abdrabbuh Mansur Hadi'ye karşı başlattıkları ayaklanma sonucunda büyük siyasi etki elde eden Husiler, Sanaa'nın yanı sıra ülkenin kuzeyini kontrol altına alarak Hadi'yi ülke dışına kaçırmışlardır. Bu durum, Suudi Arabistan'ın önderliğindeki askeri müdahaleyi beraberinde getirmiş, ancak Husiler ülkenin geniş kesimlerini ellerinde tutmayı başarmışlardır.

Husilerin Suudi Arabistan'a ve Amerika'ya karşı düşmanlık politikaları, İran'la olan bağlarını güçlendirmelerine neden olmuştur. İran, Husilere silah ve eğitim desteği sağladığı iddialarıyla gündeme gelmiştir. Öte yandan, Suudi Arabistan ve ABD, Husilere yönelik silah ambargosu uygulayarak, İran'ın bu örgüte verdiği destekle mücadele etmeye çalışmaktadır.

Son zamanlarda, Husilerin Yemen açıklarında ticari gemilere yönelik saldırıları, uluslararası deniz ticaretini olumsuz etkilemiş ve bölgedeki gerginliği artırmıştır. Saldırıların sebepleri arasında, İsrail ile dayanışma amacıyla "İsrail'e yardım götüren gemilere" karşı gerçekleştirildiği iddiaları da bulunmaktadır. Bu durum, bölgedeki dengeleri etkileyen bir faktör olmuş ve uluslararası toplumun dikkatini çekmiştir.

 

12 Oca 2024 - 14:23 - 3. Sayfa