Özgür Özel, Can Atalay Davasında Yerel Mahkemenin Direnmesini Yorumladı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği ikinci hak ihlali kararının yerel mahkeme tarafından bir kez daha Yargıtay'a gönderilmesine ilişkin soruya verdiği cevapta, "Bir yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) direnemez, direniyorsa talimatlandırılmıştır" dedi. 

Süfyan Kızılarslan / Ajans Bizim / Türkiye / ANKARA

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, " Bir yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) direnemez, direniyorsa talimatlandırılmıştır" dedi. 

Özel, Sosyal Demokrasi Derneği'ni (SDD) ziyaretinin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. 

Özel, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği ikinci hak ihlali kararının yerel mahkeme tarafından bir kez daha Yargıtay'a gönderilmesine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

" Bugün artık Türkiye’de hukukun üstünlüğünden, kuvvetler ayrılığından bahsetmek için hiçbir gerekçe kalmadı. Artık iktidar partisine yakın, iktidara müzahir hiç kimse tutup da Türkiye'de hukuk var demesin. Anayasamız var. Bu bir toplum sözleşmesi. Anayasa’da Anayasa Mahkemesi kararlarının herkes için diyor, tüm gerçek ve tüzel kişiler için diyor, ayrıca yasama, yürütme ve yargı organları açısından bağlayıcı olduğunu söylüyor.

Gerekçeli karar yayınlandıktan sonra uygulanır. Anayasa Mahkemesi Can Atalay ile ilgili son kararını oy çokluğu ile 3 karşı oya karşı aldı. Ama yerel mahkemeye bildirirken oybirliği ile gereğini yapmak ve karar kurmak üzere bildirdi. Yani Anayasa Mahkemesi’nde Can Atalay kararına katılmayan üyeler dahil kararın uygulanmak üzere yerel mahkemeye yollanmasına oybirliği ile karar verdiler. Aksi Anayasa’yı inkâr olur. 

Bugün bir yerel mahkeme,Anayasa Mahkemesi’ne direnemez, direniyorsa talimatlandırılmıştır. Bu talimat, kuvvetler ayrılığını hiçe sayan yürütme organının başı tarafından verilmiştir. Bunun aksini kim iddia ediyorsa, bu milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyordur.

Evrensel hukuk normlarının dışında, şu kadarını söyleyelim. Osmanlı’nın tarihi ile gurur duyup, onunla övünmeyi kimseye bırakmayanlara söyleyelim. Fatih Sultan Mehmet diyor ki 'Kadıyı satın alırsanız, adalet ölür. Adalet ölürse, birazdan devlet ölür.' Bugün yapılmaya çalışılan iş belki madden değil ama manen kadının satın alınmasıdır. Manen mahkemenin iradesinin, yürütmenin başı tarafından ele geçirilmesidir. Çünkü Gezi Davası, onun kişisel husumet meselesidir.”

"Bu bir darbedir"

Özel, "Türkiye'nin hukukun uygulanmasına ihtiyacı olduğunu" ifade ederek, şöyle konuştu:

"Yapılan iş düpedüz darbe girişimidir. Hatay halkına 'Sen milletvekili seçemezsin, son kararı ben veririm' diyorlar. Bu bir darbedir. Millet Meclisi'ne, ‘Siz milletvekilinizi yemine çağıramazsınız, son kararı ben veririm’ diyorlar. Bu bir darbedir. 

Meclis Başkanına, ‘Sen benim kararımı okutacaksın’ diye ayar veriyorlar. Hepimize birden, ‘Anayasa’nın bir hükmü yok, bu ülkeyi yönetenin kendi kafasına göre bir anayasası var’ diyorlar. Buna bütün Türkiye, bütün kurumlarıyla ve Türkiye’nin yarınlarına umut bağlamak isteyen herkes direnmelidir.

'Kadı satın alınırsa adalet ölür.’ Bugün adalet ölmüştür. ‘Adalet ölürse yakında devlet ölür’ diyor Fatih Sultan Mehmet. Sözümüze değer veren herkesin hukukun üstünlüğüne inandığını biliyorum ama siyasi görüşü bizden uzak olan herkesin hiç olmazsa dönüp bir Fatih Sultan Mehmet’in ne dediğine bakmasını bekliyoruz. AK Partililer, MHP’liler. Recep Tayyip Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet'ten daha iyi biliyor olabilir mi? Bilemez. Çağ açıp, çağ kapatmış bir padişah, ‘Adalet ölürse, devlet ölür’ diyor. Türkiye’deki bütün anketler, Türkiye’deki bütün toplumun adalet sistemine güvenini yüzde 15 ila 20 arasında ölçüyor. Yüzde 17. 100 kişiden 83’ü adalet sistemine güvenmiyor. Bunlar adaleti öldürmeye devam ediyorlar. Bu ülkenin geleceğine yapılabilecek en büyük kötülüktür.”

Asgari ücret

Özgür Özel, dün 17 bin 2 lira olarak açıklanan asgari ücret rakamına ilişkin bir soruya da şu yanıtı verdi:

"Asgari ücretin kaç lira olduğundan çok bugün neyi satın aldığı ve seneye neyi satın alacağı ile ilgilenmek lazım. Büyük bir kandırmaca ile karşı karşıyayız. Verilen zam son 6 aydaki enflasyonu telafi eden bir zamdır. Önümüzdeki bir yıllık enflasyon ve hayat pahalılığı ne olacak? Bugün belirlenen asgari ücretin yanında, mutlaka en az üç ayda bir asgari ücretin belirleneceğinin taahhüdünün verilmesi gerekir. Çünkü inanılmaz bir hayat pahalılığı var. Hiçbir mal ve hizmet bir ay önce satın alındığı fiyata satın alınamıyor. Her gün asgari ücret erimeye devam edecek. 

Bunlar ‘altı ay sonra bile zam yapmayacağız, bir sene bu asgari ücret olacak’ diyorlar. 1 sene sonra bugünkü satın alınan mal, hizmet, doldurulan file 1 sene sonra kaç paraya dolacak? Bu kadar yüksek enflasyonun olduğu bir ülkede, asgari ücretin en az 3 ayda bir güncellenmesi lazımdır. Bu ülkenin insanlarının seviyorlarsa desinler ki ‘Bunu ilan ettik ama martta oturup enflasyon farkını bir daha vereceğiz.’ Bu yapılmadıktan sonra açıklanan rakamın hiçbir kıymeti yoktur."

"İşleve gölge düşürmüştür"

Özel, asgari ücret belirlenirken tarafların AK Parti Genel Merkezi’ne çağırılmasına ilişkin soruya da şu yanıtı verdi: 

"Asgari Ücret Tespit Komisyonu yasal bir komisyondur. Kanunun emrettiği komisyondur. Yasa ile kurulduğu için Meclis’in yani yasamanın verdiği bir görevdir bu. Yürütmenin başının, yasamanın görevlendirdiği bir komisyonu ayağına çağırması, onlarla müzakereyi bir siyasi partinin genel merkezinde sürdürmesi ve daha sonra da açıklamanın bu şekilde yapılması, o komisyonun tarafsızlığına, o komisyona TBMM’nin yüklediği işleve tamamen gölge düşürmüştür.

Ayrıca Recep Tayyip Erdoğan, komisyonu kendi siyasi çalışması için araçsallaştırmıştır. Komisyonu siyasetine alet etmektedir. Yaptığı iş bütün kurum ve kuralları yıprattığı gibi böyle bir kurumu da yıpratmıştır. Artık bundan sonra asgari ücret komisyonunu kimse ciddiye almaz." 

29 Ara 2023 - 02:04 Ankara- Siyaset