Akşener: "Önce Mevcut Anayasaya Uyun"

Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuştu. Akşener: "Anayasa değişikliğini konuşmadan önce mevcut Anayasaya, uymanız gerekiyor"

Büyütmek için resme tıklayın

Süfyan Kızılarslan / Ajans Bizim / Türkiye / ANKARA

Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuştu. 

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Anayasa değişikliğini konuşmadan önce mevcut Anayasaya, uymanız gerekiyor. Siz daha, var olan Anayasa’nın, hükümlerini yok sayarken neyi, nasıl değiştireceksiniz?" dedi. 

Akşener, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "KKTC'nin bağımsız ve erkin bir devlet olarak yaşaması için en başta Türk dünyasının, süreci, samimiyetle sahiplenmesi gerektiğini" söyledi. 

Atatürk'ün Türk birliğine inandığını anlatan Akşener'in konuşması satırbaşlarıyla şöyle:

"-Atamızın ebediyete intikalinin, 85’inci yılıydı. O’nun büyük vizyonunu, bir kez daha anladık."

"-Ancak maalesef, biz milletçe, aynı duygularda buluşurken bu duyguları, paylaşmayanlar da vardı. Ayrık otları, istikbal zararlıları, ahlak yoksunları da vardı. Atamızın vizyonuna, Cumhuriyetimizin değerlerine, düşmanlıktan beslenen, kirli zihniyetler de vardı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, anmaktan gocunanlar, O'na, bir hayır duayı bile çok gören şuursuzlar da vardı."

"-Diyanet İşleri Başkanlığı, 3 Mart 1924 tarihinde Atatürkümüz tarafından kurulmuştur. Ama buna rağmen, varlığını O'na borçlu, bu önemli kurumumuz 10 Kasım’daki, Cuma hutbesinde Atamıza, bir Fatiha’yı bile çok gördü. Yazıklar olsun."

"-Eğer ki bugün, toprağımızın, malımızın, canımızın, namusumuzun, güvenliği varsa bunu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz! Ve ne yaparsanız yapın bu borcu unutturamayacaksınız. Atatürk'ümüzle, Cumhuriyetimizle olan derin sevgi, saygı ve vefa bağımıza asla zarar veremeyeceksiniz."

"-AK Parti iktidarının, neden olduğu krizler silsilesinden, son olarak anayasa ve hukuk düzeninin de payını aldığını görüyoruz." 

"Erdoğan hukuktan şikayetçi"

"-Biliyorsunuz, Sayın Erdoğan, uzunca bir zamandır hukuktan şikâyetçi..."

"-Hatırlarsınız, Gezi Parkı davasında parka inşaat yapılmasını reddeden, Koruma Kurulu’na Başbakan sıfatıyla 'Reddi reddederiz' diyerek karşı çıkan kendisiydi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla 'Anayasa Mahkemesi'nin, kararına uymuyor, saygı da duymuyorum' diyen de kendisiydi. "

"-Can Atalay davasıyla ilgili hukuk skandalları 8 Kasım itibariyle artık bir anayasa krizine, bir devlet krizine dönüştü. Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi, tıpkı Sayın Erdoğan gibi 'Anayasa Mahkemesi’nin kararına uymuyorum, saygı da duymuyorum' dedi."

"-Üstüne de el yükseltip hak ihlali kararı veren, Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Hatta, o da yetmedi hızını alamayıp millet iradesinin tecelligâhı Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne de sopa gösterdi."

"Önce mevcut anayasaya uymanız gerekiyor"

"-Böylesine vahim bir krizden siyaset üstü olması gereken, bir devlet meselesinden siyasi rant devşirmeye çalışmak en hafif tabiriyle ayıptır."

"-Buradan iktidara seslenmek istiyorum: Yahu muhteremler Anayasa değişikliğini konuşmadan önce mevcut Anayasa'ya uymanız gerekiyor. Siz daha, var olan Anayasa’nın, hükümlerini yok sayarken neyi, nasıl değiştireceksiniz?"

"-Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir şahsa ya da zümreye ait değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir."

"-Kimlerin, hangi haklara, hangi yetkilere sahip olduğu ve olabileceği, kimlerin, neyi yapıp, neyi yapamayacağı peşinen, kurallarla belirlenmiştir. Bu kurallar işlerse hukuk devleti vardır."

"-Onun için de hukuk devletinde, keyfine göre kuralların dışına çıkacak bir fert, zümre veya organ yoktur, olamaz. Egemenlik, kayıtsız ve şartsız, Türk milletinindir. Milletimiz, bu egemenlik hakkını, yetkili organlar eliyle kullanır. Hiçbir organ veya hiçbir kişi de kaynağını Anayasa’dan almayan, bir devlet yetkisi kullanamaz. Bu çok açık ve nettir."

"Siz neyi tartışıyorsunuz"

"-Anayasa Mahkemesi kararları kesindir. Yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar. Herkes uymak zorundadır. "

"-Nitekim, Anayasa’nın 158’inci maddesinin, son fıkrası, aynen şöyledir: 'Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi'nin kararı esas alınır.' Dolayısıyla, siz hâlâ, neyi tartışıyorsunuz?"

"-Mahkemelerin aldığı kararlar, elbette siyasi düzlemde, demokratik metotlarla eleştirilebilir. Hatta kararlara tepki de gösterilebilir."

"- Ama çıkıp da 'Anayasa Mahkemesi kapatılmalıdır' demeyiz. Yargıtay’dan bir dairenin Anayasa Mahkemesi'ni bundan ötürü suçlamasını, aldığı karara uymamasını ve AYM üyelerini hedef göstermesini hiçbir koşulda kabul etmeyiz."

"-Nereye hizmet ettiği belli olmayan odakların millet iradesini hedef almasına da asla izin vermeyiz."

"Cumhurbaşkanı devletin başıdır"

"Bilmeyenler, açıp baksın, Anayasamızın, 104’üncü maddesi diyor ki; 'Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla, Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk Milleti'nin birliğini temsil eder. Anayasanın uygulanmasını devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder. Yani Sayın Erdoğan’a göre Anayasa’nı, pek bir kıymeti harbiyesi olmasa da bizim için Anayasa, temel kılavuz olduğu için yapıcı siyaset anlayışımız doğrultusunda, kendisine bu krizi bertaraf edecek, gerekli adımları atması, çağrısında bulunduk."

"-Peki bizi dinledi mi? Tartışmaların en başından bu yana baktığımızda maalesef pek de dinlemiş gibi görünmüyor."

"AYM üyelerimiz sahipsiz değildir"

"-Şunu da herkes çok iyi bilsin ki Anayasa Mahkemesi üyelerimiz, sahipsiz değildir. Her ne olursa olsun Türk milletinin vicdanı, hakkın ve hukukun yanındadır. "

"-Tüm yollar kesilse bile Türk milletinin sinesine giden bir yol her zaman vardır."

"Kimse güvenmiyor"

"-Sayın Erdoğan ve arkadaşlarına, kimse güvenmiyor. Bu kadar açık ve net. Allah aşkına, söyler misiniz? Daha Anayasa’yı tanımayan bir Cumhurbaşkanı’na kim, nasıl güvensin?"

"-Adaletin, hukukun, özgürlüklerin ayaklar altına alındığı bir ortamda kim nasıl yatırım yapsın? Memleketi, her gün, krizden krize koşturan bir yönetime kim, neden parasını versin?" 

"-İşte bu basiretsizliğin, beceriksizliğin ve ciddiyetsizliğin sonucunda olan yine milletimize oluyor."

"-Şucu bucu edebiyatı, milletin taleplerinin önüne geçti. Rekabetsizliğin getirdiği vasatlığın, kaybedeni de doğal olarak milletimiz oldu."

"-Milletimiz, karar alma ve uygulama süreçlerinden, daha çok dışlandı. Ve tabii ki yerel demokrasi de giderek zayıfladı."

"- İşte bu tablo karşısında, biz, İYİ Parti olarak Türk demokrasinin tıkanan tüm yollarını açmaya Ve Türkiye’de, önce yerelde, sonra da merkezi yönetimde gerçek bir sıçramayı başlatmaya geliyoruz.

"-2024 yerel seçimlerine girerken 81 ilde milletimize liyakatli adaylarımız, kadrolarımız ve çözümlerimizle birlikte İYİ Belediyecilik vizyonumuzu da sunuyoruz. "

16 Kas 2023 - 00:36 - Siyaset