Bahçeli: "Cumhuriyet şerefli geçmişimizin bir antitezi değildir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti'nin "Türk tarihinin ana güzergâhından kategorik bir kopuş" olarak gösterilemeyeceğini belirterek, "Yani Cumhuriyet şerefli geçmişimizin bir antitezi değildir" dedi. 

Süfyan Kızılarslan / Ajans Bizim / Türkiye / ANKARA

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti'nin "Türk tarihinin ana güzergâhından kategorik bir kopuş" olarak gösterilemeyeceğini belirterek, "Yani Cumhuriyet şerefli geçmişimizin bir antitezi değildir" dedi. 

Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, MHP olarak belirledikleri stratejiye göre hareket ettiklerini ifade ederek, "ilkelerimizden ödün vermediklerini" söyledi. 

"2023 yılında, 1923 yılının ilkelerini kesintiye uğratmayacağız" diyen Bahçeli, "Emek veriyoruz, çaba gösteriyoruz, zaman ayırıyoruz, sürekli faal halde bulunuyoruz, bin defa helal olsun, yeter ki cumhur kazansın, yeter ki Cumhuriyet’in önü açılsın, yeter ki Sayın Recep Tayyip Erdoğan bir kez daha Cumhurbaşkanımız olsun" şeklinde konuştu. 

Bahçeli, şunları kaydetti:

"Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, tecrübesiyle, birikimiyle ve devlet adamlığı vasfıyla gündeme taşınan isimlerle mukayesesi her şeyden önce izanın ve insafın ayaklar altına alınmasıdır. Dahası bilinçli bir kampanya mucibince hiçbir karşılığı olmayan silik ve sipariş isimlerle tartılması, hatta gıyaben yarıştırılması en başından itibaren mutlak butlanla batıldır.

Ankara’yı yavaşlatması yetmiyormuş gibi, Türkiye’nin hızını da yavaşlatmak için pusuya yatanların umut olarak takdimi hangi akla, hangi mantığa, hangi makuliyete hizmettir? İstanbul’u mahvı perişan eden aciz, acul, arızalı, aidiyet ve ahlaki sancıları olan başarısız şahsın devamlı ön plana çıkarılması kimin telkini, kimlerin tembihidir?

'Kadından imam olmaz, ben başbakan olacağım' diyen malum siyasetçinin, doğrudan değil de yancıları aracılığıyla Cumhurbaşkanı adaylığı için yeniden kulisleri kaynatması fırsatçılık değil midir? Altılı masada fesat çıkarmak şeklinde okunmayacak mıdır?

Bunların hangisi Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la bir tutulabilir? Bunları hangisi Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığına layık olabilir?

Pazarsız dükkan açanlar, parasız akşam ederler. Paslı tenekeden kova yapmak için çırpınanlar sadece kulakları tırmalayan gürültü çıkarırlar.

Sayın Cumhurbaşkanımızı ve 2023’te Cumhurbaşkanı adayımızı sorunlu isimlerle eş tutmak, onlarla yarıştırmaya niyet etmek bir defa klasik bir FETÖ yöntemidir. Nitekim bunun bir başka adı da yenemeyeceksen yıprat taktiğidir."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Sivas’ta yerel bir televizyon kanalında "Bir de şu Kılıçdaroğlu’nu deneyelim, nasıl bir adam bir görelim" dediğini anlatan Bahçeli, "Cumhurbaşkanlığı, yap-boz tahtası, deneme yanılma sahası değildir. Cumhurbaşkanlığı, staj yapma yeri, acemi eğitim alanı değildir" ifadesinin kullandı. 

Bahçeli, muhalefetin adayının kim olacağının hale belirsiz olduğunu da söyledi. 

"İstismara neden heves etti'

Kılıçdaroğlu, Sivas’ta "başörtüsünü ben çözdüm" dediğini belirten Bahçeli, şöyle devam etti: 

"Madem bu sorun çözüldü, peki neden kanuni düzenlemeye ihtiyaç duydun? Bu istismara neden heves ettin? Maksadın neydi, nereye ulaşmayı istedin?

İşte sana bir fırsat, işte sana bir çıkış, işte sana kalıcı bir çözüm, başörtüsünü anayasal güvenceye haydi buyur birlikte kavuşturalım. Bu meseleyi beraberce ele alalım. Anayasa’nın 24 ile 41’inci maddelerini hep birlikte değiştirelim.

Sayın Kılıçdaroğlu, dürüstsen, iyiniyetliysen, başörtüsü üzerinden siyasi rant devşirmeyi aklından geçirmiyorsan merdane gibi dönmeyi bırak, işte sana demokrasi meydanı, gel burada duruş göstermeye bak."

"Kimyasal silah" iddiası

Konuşmasında "kimyasal silah kullanıldığı" iddialarına da değinen Bahçeli, şöyle konuştu:

"Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin kimyasal silah kullandığını şerefsizce dillendirenlere aldanacak ve kanacak hiç kimse yoktur. 

Irak ve Suriye’de benzeri karanlık algı oyunlarının görüldüğü, işgal için bahaneler oluşturulduğu bilinen bir geçektir. Türkiye’den bir Irak, bir Suriye çıkarmak için ortam yoklayanlar sömürge piyonlarıdır, mahcup ve mağlup olmaları da kaçınılmaz bir akıbettir.

'Düşman safında toplananlar'

CHP’li bir milletvekilinden HDP’lilere, terörist Demirtaş’tan Türk Tabipleri Birliği Başkanı’na kadar düşman safında toplananlar, terörün değirmenine su taşıyanlar açıktadır, hepsi de alçaktır.

İP Başkanı’nın Türk Tabipleri Birliği’ne övgüleri, bizi de suçlayan sözleri hala hafızalarımızda olup, en son dehşet verici iftiraya ne diyeceği, nasıl bir yorum getireceği pek tabii merak konusudur.

Herkesi uyarıyorum, Türk askerine düşmanlık, düşmana askerliktir. Teröristlere basamak olanlar, sözcülük yapanlar su katılmamış teröristtir. Türk askerine aslı astarı olmayan suçlamalar da bulunanlar terörizme beşinci kol faaliyeti yapan kansızlardır.

23 Ekim 2022 tarihinde, Almanya’nın Köln kentinde, Dayanışmanın Sesi Derneği isimli husumet oluşumu tarafından düzenlenen konferansta PKK-FETÖ ve yeminli Türkiye düşmanları yine sahneye çıkmışlardır.

Türk Tabipleri Birliği Başkanı da bu konferansta, terör örgütleriyle iltisaklı oldukları gerekçesiyle hapis cezası alanların hak ihlaline uğradığını ileri sürmüş, kimyasal silah yalanının ardında olduğunu dile getirmiştir.

Şerefli Türk hekimlerini hariç tutuyorum, Türk Tabipleri Birliği’nin başkan ve yöneticileri hakkında en ağır cezai işlemlerin tatbik ve temin edilerek, bu birliğin kapısına kilit vurulmasını, doktorlarımızın bu kuruma mecburi üyelik şartlarının kaldırılarak özgürleşmelerini tarihi önemde addediyorum."

"Cumhuriyet antitez değil"

Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti'nin "Türk tarihinin ana güzergâhından kategorik bir kopuş" olarak gösterilemeyeceğini belirterek, "Yani Cumhuriyet şerefli geçmişimizin bir antitezi değildir" dedi. 

"Önyargıların hükmüyle, ideolojik katılıklarla Cumhuriyet’in anlaşılması ve anlatılması mümkün olmadığını" ifade eden Bahçeli, Atatürk'ün 14 Ekim 1925’te İzmir’de yaptığı konuşmasında, "Cumhuriyet’in milletin kendi istek ve arzusu ile oluştuğunu" söylediğini hatırlattı. 

Atatürk'ün Cumhuriyet fikrini, Erzurum Kongresi'nde “Hükümet biçimi zamanı gelince Cumhuriyet olacaktır” sözleriyle ifade ettiğini ve bunun hayata geçirildiğini anlatan Bahçeli, "Cumhuriyet, Türk milletinin bağımsızlık onurudur. Bir başka ifadeyle Cumhuriyet, demokrasinin en gelişmiş halidir. Ve Cumhuriyet, milletin üstünde hiçbir otorite veya makam tanımayan, dayandığı esas milli egemenlik olan fazilet demektir. Hüküm milletindir, hükümet millettir. Türkiye Cumhuriyeti, nice fedakârlıkların, nice mücadelelerin, nice kahramanlıkların mecmuudur" diye konuştu. 

Devlet Bahçeli, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Türkiye Cumhuriyeti prangalarını kırdığını, kronik sorunlarına neşter vurduğunu", " Devlete hakim olan güç ve yetki kargaşasını sonlandırdığını" söyledi. 

26 Eki 2022 - 00:26 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?