Erdoğan: "Bu içtüzükle bu işler yürümez"

Erdoğan, AK Parti grup toplantısında konuştu. 

Süfyan Kızılarslan / Ajans Bizim / Türkiye / ANKARA

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Parlamento içtüzüğü süratle değiştirilmelidir. Bu içtüzükle bu işler yürümez" dedi.  

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, kömür madenindeki patlamaya değinerek, "Amasra kömür ocağının son sistem teknolojilere ve güvenlik sistemlerine sahip bir işletme" olduğunu, madende gaz izleme sensörleri bulunduğunu söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti:

"Amasra'daki ocakta yaşanan kaza öncesi kayıtlara göre, saat 18.05'te havadaki metan gazı oranının yüzde 1,5 seviyesine çıkması sebebiyle ocaktaki elektrik kesilmiştir. Maalesef saat 18.09'dan sonrasına ilişkin kayıt mevcut değildir. Kömür ocağımızda tüm önlemlere ve sistemlere rağmen nasıl olup da patlama yaşandığını henüz bilmiyoruz. Kurumlarımız ve uzmanlarımız çalışmalarını tamamladıktan sonra bunu öğrenebileceğiz. Patlamayla ilgili kesin rapor çıkana kadar söylenen her şey spekülasyondan ibaret kalacaktır Bize düşen, bu rapor önümüze gelene kadar yapabileceklerimize bakmaktır."

Kazada, 16.00-24.00 vardiyasındaki 110 işçiden 41'inin patlamada yaşamını yitirdiğini hatırlatan Erdoğan, "Tüm madenlerimiz gibi burası da yılda en az 4 defa denetlenerek eksikler tespit edilmekte, ikazlar yapılmakta, gerekirse müeyyideler uygulanmaktadır. Buna rağmen bir kaza meydana gelmişse, önüyle arkasıyla sebeplerini araştırmak, bulmak ve gerekeni yapmak bizim en başta gelen vazifemizdir" dedi. 

Erdoğan, AK Parti Meclis Grubunun bu konuda bir araştırma komisyonu kurulması için gereken girişimleri başlattığını söyledi. 

Kazada yaşamını yitiren madencilerin yakınların bakanlık ve sendika tarafından öngörülen ödemelere başlandığını anlatan Erdoğan, "Hiçbir madenci yakınımızın en küçük bir mağduriyet yaşamaması için süreci biz de yakından takip ediyoruz, edeceğiz" diye konuştu. 

Erdoğan, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye'e de kömür madenlerinde kazaların yaşandığını ifade ederek, bunlara ilişkin bazı verileri aktardı. Erdoğan, "Bizim inancımız, tek bir insanımızın burnunun dahi beşer hatasından kaynaklanan sebeplerle kanamasına rıza göstermemeyi emreder. Hele ki can sözkonusu olduğunda en küçük bir affımız, en küçük bir esnekliğimiz söz konusu olamaz" dedi. 

"Ben kaza ve kadere iman etmiş bir insanım"

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz aynı zamanda, işte burası önemli, burası inananlar için çok çok önemli, kadere inanan insanlarız. Özellikle kaza ve kadere inanan insanlarız. Elbette tespit edilirse suçlunun yakasına yapışacağız. Elbette sistemde belirlenen eksikler, aksaklıklar varsa giderilmesini sağlayacağız. Elbette şehitlerimizin geride kalanlarına tüm imkanlarımızla sahip çıkacağız. 

Bunları yapmak hem bulunduğumuz makamın sorumluluğunun gereğidir hem de milletimizle aramızdaki gönül bağının tabii bir neticesidir. Hiç şüphesiz tüm bunları yaparken mukadderata, Rabb'imizin yazgısına da teslim olacağız. Özellikle biz Müslümanlar için bu olmazsa olmazdır. Yeri geldiği zaman 'bu ülkenin yüzde 99 Müslümandır' diyor muyuz? Diyoruz. Yüzde 99'u Müslümansa Müslüman olarak da bunun gereğine imanımız tam olacak. Ha ama senin İslamla alakan yoksa, Müslümanlıkla alakan yoksa onu zaten biz bıraktık, gittik.

Bu ikisi birbiriyle çelişen değil, tam tersine birbirini tamamlayan tutumlardır. Dua ederken en çok kullandığımız ifade 'hakkımızda hayırlı olanı istemek' değil midir? Bize düşen aklımızın erdiği, gücümüzün yettiği, izanımızın kavradığı en iyi, en ideal, en ileri gayreti ortaya koymaktır. Yani biz 'esbaba tevessül, gerisi Allah kerim' deriz. Sonrası Rabb'imize aittir. Hadisenin nasıl yaşandığı dahi tam olarak bilinmiyorken, meseleyi başka taraflara çekenler, hele hele işi kader kavramını aşağılamaya kadar vardıranlar tehlikeli bir mecrada ilerlediklerini bilmelidir. Sen inanmayabilirsin, senin bileceğin bir iştir. Ama Bay Kemal ve avanesi... Ben kaza ve kadere iman etmiş bir insanım ve böyle yürüyorum. Bu bizim imanımızın gereğidir. Sende o yoksa bilmem. Biz, her vakit olduğu gibi bugün de sözümüzü milletimize söylüyoruz."

"Milletin kürsüsüne çekiçle gelip..." 

Erdoğan, CHP'li bir milletvekilinin Genel Kurul'daki konuşması sırasında çekiçle telefon kırmasını de eleştirerek, konuyu TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile konuştuğu belirtti. Erdoğan, şunları söyledi:

"Bay Kemal, önce adamlarına sahip çık. Meclisin kürsüsüne kalkıp da çekiçlerle gelip, orada telefon kırmaya yönelmesinler. Bu ahlaki değildir. Bu edebe, adaba terstir. Meclisin edebine de adabına da terstir ve siz bunları yapa durun ama ben diyorum ki parlamento içtüzüğü süratle değiştirilmelidir. Bu içtüzükle bu işler yürümez. Daha çok kişiler, daha önce olduğu gibi silahla da gelir orada adam öldürürler, çekiçle gelir telefon kırar, başkasının kafalarını da kırar. Bunlara eyvallah mı edeceğiz? 'Doğru mu yapıyorsunuz' diyeceğiz. Bu milletin parlamentosu bunlara da haddini bildirmelidir."

2023 yılı bütçesinin AK Parti döneminin 21'inci, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin de 5'inci bütçesi olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bütçemizi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyütme esasına dayanan ekonomi programımıza uygun şekilde hazırladık" dedi. 

Teklifi hazırlarken de bütçe disiplininden taviz vermediklerini anlatan Erdoğan, "Ülkemizdeki enflasyonun bütçe değil, konjonktür kaynaklı dolayısıyla çözümünün de uyguladığımız program olduğunun en büyük ispatı bu yılın bütçe gerçekleşmesi ve 2023 bütçe teklifidir. Şayet enflasyon bütçe kaynaklı olsaydı bugün iflas etmiş, memuruna, emeklisine maaş ödeyemeyen bir Türkiye manzarası ile karşı karşıya bulunurduk. Hamdolsun ne bugün böyle bir sıkıntımız var ne de bundan sonrası için benzer bir tehditle karşı karşıyayız" dedi.  

Dezenformasyon düzenlemesi

Değişik ülkelerdeki dezenformasyonla mücadeleye yönelik yasal düzenlemelerin ve yaptırımların yer aldığı bir video klip izleten Erdoğan, çıkarılan "kanunun keyfe keder bir düzenleme olmadığını, daha fazla geciktirilmesi mümkün olmayan acil bir ihtiyaç olduğunu" söyledi. 

Erdoğan, şöyle konuştu:

"Her iyi, güzel, doğru şey gibi bu düzenlemeye de karşı çıkanlar var. Başta ana muhalefet, buna da karşı çıktı. Çünkü işlerine gelmiyor. Bizim amacımız; fiziki alanda olduğu gibi sosyal medya mecralarında da ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliklerini ve huzurlarını temin etmektir. Yürütmenin temsilcisi Cumhurbaşkanı ve yasama organı Meclisin üyeleri olarak bizlere düşen bu görevi yerine getirdiğimiz için adeta ağızlarından köpükler saçarak höykürenler, sosyal medya mecralarındaki kaostan ve linç kültüründen beslenenlerdir. Her yaştan her kesimden insanımızı sosyal medya mecralarındaki kokuşmuşluğa, yalana, iftiraya, şantaja, envaiçeşit tehdit ve tehlikelere karşı korumak için kimseden izin alacak değiliz. Amerika'da, Almanya'da, Fransa'da, İngiltere'de benzerleri zaten var olan bir düzenlemeyi Türkiye'ye çok gören zihniyet, açık söylüyorum ya müstemleke zihniyetidir ya beşinci kol elemanıdır. Hani işlerine geldiğinde dünyanın büyük üniversitelerinin araştırmalarına atıfta bulunuyorlar ya şimdi biz de şöyle bir çalışmadan örnek verelim, bakalım itibar edecekler mi? Oxford Üniversitesi tarafından hazırlanan dijital haber raporunda, Türkiye'nin dünyada en çok dezenformasyona maruz kalan ülkesi olduğu belirtiliyor."

Erdoğan, "Hukukun sokakta, evde, işyerinde olduğu gibi sosyal medya mecralarında da geçerli olmasının herkesin, her bireyin, her kurumun menfaatine" olduğunu söyledi. 

Kılıçdaroğlu'nun ABD ziyareti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ABD ziyaretine de değinen Erdoğan, şöyle konuştu: 

"Amerika gezisinin medyaya yansıyan kısımlarındaki ülkeye ve millete hiçbir hayrı dokunmayan görüntüleri değerlendirme gereği dahi duymuyorum. Benzin istasyonuna girmiş, orada hamburgerci varmış ve bu hamburgerciye takılmış ve sekiz saat orada geçmiş. Bu görüntüleri vermek için ta oralara kadar gitmeye gerek yoktu. Ülkemizde de benzer fotoğraflar pek ala verilebilirdi. Burada da bir benzin istasyonuna takılabilirdi. Orada da restoranlar var. Orada bu işi halledebilirdi." 

Erdoğan, "ziyaretin karanlık tarafı olduğunu" savunarak, "O şaibeli kısmının hesabını sormak, bu zatı Amerika'ya gönderen partisine düşer. Yine bu zatın ABD'de görüştüğü FETÖ iltisaklı kişi ve kurumlarla ilgili bir muhasebeyi yapmak da altılı masadaki ortaklarının görevidir diye düşünüyorum" diye konuştu. 

Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun TURKEN Vakfı'nın yurt inşaatının önünde "çocuklarıma laf attığını" de belirterek, bu konuda da dava açacaklarını söyledi. 

Erdoğan, "Bu zat ABD'de Türkiye'yi temsil eden her yerden, Türkiye'nin hayrına ve menfaatine olan her görüşmeden uzak durmuştur. Zevahiri kurtarma kabilinden gerçekleştirdiği, birkaç alt düzeyli ziyareti saymazsak, tek yaptığı iş kapalı kapılar ardında şaibeli kurumlar ve kişilerle bir araya gelmektir" diye konuştu. 

Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayını henüz açıklamadığını belirten Erdoğan, "Sorsanız Türkiye'yi yönetmeye talipler ama seçim tarihine neredeyse 7 ay kalmış, daha ortada cumhurbaşkanı adayları yok. Bugün bir aday belirlemeyi dahi beceremeyenlerin, yarın dünya siyasetinin kurtlar sofrasında ülkemizin ve milletimizin haklarını, çıkarlarını, geleceğini nasıl temsil edeceklerini doğrusu merak ediyoruz" dedi. 

Erdoğan, AK Parti'ye katılan İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi'nin parti rozetini yakasına taktı.

21 Eki 2022 - 02:43 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?