Kılıçdaroğlu, "Dış güçler ülkeyi bu hale getirdiyse, siz neredeydiniz."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Dış güçler ülkeyi bu hale getirdiyse şu soruyu rahatlıkla sorun, peki siz neredeydiniz? Siz demek ki ülkeyi yönetemiyorsunuz" dedi.

Süfyan Kızılarslan / Ajans Bizim / Türkiye / ANKARA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Dış güçler ülkeyi bu hale getirdiyse şu soruyu rahatlıkla sorun, peki siz neredeydiniz? Siz demek ki ülkeyi yönetemiyorsunuz" dedi. 

Kılıçdaroğlu, CHP Grup toplantısı salonuna, milletvekillerinin oturduğu sıralarda oturun kırmızı-beyaz tişört giymiş gençlerin "iktidar, iktidar" sloganlarıyla girdi. 

Türkiye'yi barıştırmak istediğini anlatan Kılıçdaroğlu, Türkiye'de her gencin de özgürlüğe sahip olmasını istediğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Türkiye'de her genç istediği müziği dinlesin, istediği müziği yapsın istiyorum. Türkiye'de herkes genç düşünce özgürlüğüne sahip olsun, Türkiye'de her genç, siyasetçileri, yeri geldiğinde rahatça eleştirebilsin" diye konuştu. 

Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

"Yani özgürlük istiyorum. Huzur istiyorum. Yani bu ülkede bu ülkede hangi görüşten hangi inançtan, hangi kimlikten olursa olsun hep beraber huzur içinde yapmak istiyoruz bunun yolunu açmak istiyoruz.

Adaletin olmadığı bir yerde gençlik olmaz, adaletin olmadığı yerde üretim olmaz. Adaletin olmadığı bir yerde düşünce özgürlüğü, hak hukuk olmaz. Adaletin olmadığı bir yerde devlet olmaz. Devleti inşa edeceğiz, adalet üzerine inşa edeceğiz. Beraber inşa edeceği. Mustafa Kemal Atatürk'ün size emanet ettiği Cumhuriyeti... ikinci yüzyıla giderken cumhuriyeti demokrasi ile taçlandıracağız. Bunun sözünü veriyorum size."

Kılıçdaroğlu, 7,5 milyon gencin ilk kez sandığa gideceğini ve onların tarihsel bir sorumluluğu bulunduğunu ifade ederek, "Ya bir dikta yönetimine kalıcılık sağlayacak ya da dikta yönetimini demokratik yollarla sonlandıracağız. İkincide benimle olmaya hazır mısınız?" diye sordu. 

Kılıçdaroğlu, kendisinin ve milletvekillerinin sorumluluğunun günün 24 saati çalışmak olduğunu belirtti ve saygın bir Türkiye istediklerini her yerde anlatacaklarını söyledi. 

Dezenformasyon yasası 

Sesi kısmak için hazırlık yapıldığını anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Dezenformasyon yasasını getirdiler. Geçen dönem CHP'liler bun karşı çıktı, geri çektiler. Şimdi parlamento açılıyor ilk önce bunu getiriyorlar. Hukuk dediğimiz yapı içinde eğer bir haber yalansa tekzip gönderebiliyorsunuz. Mahkemeden tekzip kararı almadıysanız bile, açık gazeteciyle telefonla konuşabiliyorsunuz. Eğer hala yanlış haber yapılıyorsa, gerçek dışı haber yapılıyorsa tazminat davası açabiliyorsunuz. Yani hukukun tandığı bütün yolları deneyebilirsiniz. Ama bununla yetinmiyorlar.

İki tür medya var şu anda Türkiye'de: Bir, gazetecinin hakkını veren, eleştirel olarak olaylara bakan, gerçekleri topluma aktaran medya Özgürlükçü medya diyoruz... Burada görev yapanlar gerçek anlamda birer gazeteci. Bu özgür medyada görev alan ve kalemini satmayan bütün gazetecilere buradan selamlarımızı, saygılarımızı gönderiyoruz.

Kalemini, dolayısıyla iradesini satan gazetecilere gazeteci denmez. Onun adına da zaten diyoruz havuz medyası... Havuz medyasının neler yaptığını, toplumu nasıl kamplaştırdığını... Beğenmediği, kendilerinin övmediği insanları nasıl düşman ettiklerini gayet iyi biliyoruz"

Kılıçdaroğlu, hiçbir AK Parti'li milletvekilinin televizyon programlarına "katılmadığını, katılamadığını" ifade ederek, "Çünkü vicdanı olan AK Parti milletvekili ya çıkar da doğruyu söylerse diye kaygı içindeler. Onun yerine kimleri çıkarıyorlar? Kalemini satan gazeteci kimlikli insanları çıkartıyorlar" dedi. 

Kılıçdaroğlu, Basın İlan Kurumu'nun "Basın infaz kurumuna dönüştüğünü" ifade etti.

Kanun teklifin dışında "özgür medyayı susturmak için" başka arayışlara da girildiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Hangi arayışın içine girerlerse girsinler bu ülkenin gençleri doğruları mutlaka göreceklerdir. Bu ülkenin gençlerine katıksız güveniyor ve inanıyorum" diye konuştu. 

Kemal Kılıçdaroğlu, "Dezenformasyon yasasını getirmelerinin temel amacı saray ve şürekasının ve onun beslemelerinin yaptığı yolsuzlukları kimse yazmasın diyedir. Mahkemelerden karar çıkarıyorlar, haberlere yasak getiriyorlar" dedi. 

Kemal Kılıçdaroğlu, Siemens'in hızlı tren ihalesi için 10 milyon avro rüşvet dağıttığını ve bu habere Türkiye'den yasak getirildiğini belirterek, duruman Alman mahkemelerinin raporlarından öğrenildiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Siemens Türkiye'nin verdiği 10 milyon avronun şu şekilde dağıtıldığını söylüyor: Yüzde 30'u devlet görevlilerine... Soru şu, Türk devlet görevlisi kimdir? Herhalde Bay Kemal değil" ifadesini kullandı. 

Dış güçler

Türkiye'nin bu hale gelmesinin nedeni olarak "dış güçlerin gösterildiğini" belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Dış güçler ülkeyi bu hale getirdiyse şu soruyu rahatlıkla sorun: Peki siz neredeydiniz? Siz demek ki ülkeyi yönetemiyorsunuz. Son mermiyi de ekonomiye sıkmışlar. Demek ki bir mermi kalmış, onu da ekonomiye sıkmışlar.  Şu akla bakar mısınız. Devleti yönetemediklerini itiraf ediyorlar. Eskiden hep CHP'yi suçlarlardı. Hep CHP'nin yüzünden oldu diye. Baktılar ki halk inanmıyor. Şunu sormuş, kendi aralarında konuşurken. 'Biz hep CHP suçluyoruz da, CHP çoktandır iktidar olmadı ki. Niye suçluyoruz? İktidardakiler var, yönetenler onlar, malı götürenler onlar. Toplum ayrıştıranlar, kutuplaştıranlar onlar. Niye CHP'yi suçluyoruz. Çünkü doğruları bilmeye tahammül edemiyorlar.""

Kılıçdaroğlu, ülkeyi yönetenlerin "halka yalan söylediğini" ifade ederek, bu konuda çeşitli örnekler aktardı. 

DNA testi

Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin DNA testi sözleri konusunda da şunları söyledi:

'Sayın Bahçeli, demiş ki... Ey Kılıçdaroğlu DNA testi yap diye. Güzel bir öneri ama bir şartım var beraber DNA testi yaptıracağız kimin ne olduğu çıksın ortaya... Beraber gideceğiz, aynı laboratuvara gideceğiz, birlikte DNA testi yaptıracağız. Ama ona bir ipucu daha vereyim, benim kim olduğumu öğrenmek istiyorsan Konya'nın Akşehir'ine gideceksin... Seyit Mahmut Hayrani türbesinde bir fatiha okuyacaksın. İstanbul müftülüğüne gideceksin, Kuyudu Kadime arşivi var, o arşive bakacaksın. benim kim olduğumu öğreneceksin. DNA testi yaptırmaktan asla vazgeçmem. Kim olduğumu biliyorum. Benim kimliğim, her kesin kimliği nasıl şerefiyse benim kimliğim de benim şerefimdir."

04 Eki 2022 - 20:48 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2022’nin en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?