Erdoğan: "Ülkemizde Enflasyon değil, Fiili Bir Hayat Pahalılığı Sorunu Var"

"Tüm memurlarımızın ek göstergelerinde 600 puanlık artışa gitmeyi kararlaştırdık." "Bu iktidar faizi artırmayacaktır, tam aksine biz faizi düşürmeye devam edeceğiz." "Altıncı yargı paketi 24 maddeden oluşuyor ve toplam 10 kanunda değişiklik yapılıyor."

Süfyan Kızılarslan / Ajans Bizim / Türkiye / ANKARA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Aslında bugün bizim ülkemizde teknik anlamda enflasyon değil, fiili bir hayat pahalılığı sorunu vardır" dedi. 

 Erdoğan, kabine toplantısından sonra yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin artık kendi ekonomik ve sosyal programlarını geliştirebilen ve hayata geçirebilen güçlü bir ülke" olduğunu söyledi. 

"Biz ne yaptığımızı biliyoruz, niçin yaptığımızı biliyoruz, nasıl yaptığımızı biliyoruz, nereden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi biliyoruz" ifadesini kullanan Erdoğan, "Milletim müsterih olsun, milletim gönlünü ferah tutsun. Ödediğimiz her bedele, çektiğimiz her sıkıntıya, sırtlandığımız her yüke değecek parlak bir gelecek bizi bekliyor. Yeter ki bu süreçte birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize halel getirmeyelim, bozgunculara, muhterislere beşinci kol elemanlarına fırsat vermeyelim" diye konuştu. 

Erdoğan'ın konuşması satırbaşlarıyla şöyle:

"-Ticarette, sera gazı emisyonlarının ticareti sistemini kurduk, kuruyoruz. Özel sektörümüzün önüne yeni fırsatlar açıyoruz."

"-Finansmanda, temiz üretim modellerine yönelik yatırımları destekleyerek ülkemizin cazibe merkezi haline gelmesine katkı veriyoruz."

"-Eğitimde önümüzdeki dönemden itibaren yeşil dönüşüm hamlesinin tüm eğitim öğretim kademelerinde müfredata girmesini sağlıyoruz."

"-Yerel yönetimlerde, belediyelerimizin sorumluluklarını etkin şekilde yerine getirebilmelerini temin için kolaylaştırıcı adımlar atıyoruz."

"-İklim elçileriyle gençlerimizi uzman düzeyinde yetiştirip iklim dostu yeşil dönüşüm süreçlerine dahil ederek yeni sektörler, istihdam alanları oluşturuyoruz."

"-Varsın birileri yalanla iftirayla çarpıtmayla kendi ülkesinin çıkarlarına ihanetle, kendi milletinin hayallerini baltalamakla uğraşsın. Biz gençlerimizle 2053 vizyonumuzu şekillendirmek için çalışmaya devam ediyoruz." 

"Teşhis yanlış olunca tedavi de istenilen neticeyi vermez"

"-Bizim ekonomideki programınızın esasını, Milli Mücadelemizi de zafere ulaştıran 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır' stratejisi oluşturmaktadır."

"-Enflasyon bir sorun mudur? Evet bir sorundur ama Türkiye'nin sorunlarının asıl sebebi ve çözüm yolu tek başına bu başlık mıdır? Kesinlikle değildir. Eğer öyle olsaydı geçmişte sayısız defa uygulanan, bir kısmı da başarıya ulaşan enflasyonla mücadele merkezli ekonomi programları sayesinde ülkemiz tüm sorunlarını çözmüş olurdu."

"-Teşhis yanlış olunca tedavi de istenilen neticeyi vermez. Gerçi ülkemizde bizim programımıza kadar bu teşhisin kasıtlı olarak yanlış konduğu ve yine kasıtlı olarak yanlış tedavilerin uygulandığı da bir gerçektir."

"-Türkiye ekonomisini belli bir çizginin üzerine çıkartmayarak yüksek faizle soyulacak kadar diri, üretimle ayağa kalkamayacak kadar halsiz bırakacak programlarla yıllarımız heba edilmiştir. Aslında bu kısır döngünün ilk adımı enflasyonun tanımıyla başlıyor."

"-Biz tercihimizi faizleri yükselt baskısıyla bir kez daha ülkeyi soymak için ellerini ovuşturanlardan değil; istihdamı koruyarak işini, aşını, geçimini sürdürmesini sağladığımız milyonlardan yana kullandık."

"-Hele ki dünyanın içinden geçtiği şu ekonomik buhranda tercihi üretimden ve istihdamdan değil de finansal illüzyonlardan yana kullanmak, kesinlikle ülkeyi emperyalist mandacılara peşkeş çekmek demektir."

"-Buna rağmen Türkiye için eskinin köhne enflasyon-faiz denkleminde ısrar etmek gafletten kaynaklanmıyorsa alenen ihanet teşebbüsü demektir." 

"Fiili hayat pahalılığı"

"-Aslında bugün bizim ülkemizde teknik anlamda enflasyon değil, fiili bir hayat pahalılığı sorunu vardır." 

"-Şöyle ki yaşananlara enflasyon diyebilmemiz için kamunun harcama disiplininin kaybolması, bütçenin çok yüksek açıklarla yönetilebilir olmaktan çıkması gerekir."

"-Vatandaşlarımız da kendi bütçelerini çok iyi yönettiler. Bireysel emeklilik sistemimizde 300 milyar liralık birikim oluştu. Bireysel döviz hesaplarının tutarı 110 milyar dolara çıktı."

"- Değeri 650 milyar doları bulan konut yatırımlarıyla 170 milyar doları bulan ithal araba filosuyla insanlarımız refah seviyelerini yükseltti. Bizim dönemimizde hem evi hem arabası olan kişi sayısı yaklaşık 3 kat arttı." 

"-Yani vatandaşlarımızın tasarruf tarafında da sorun yok."

"Borçlar düşük seviyelerde"

"-Tasarruflar böyle de borç tarafında bir felaketle mi karşı karşıyayız? Hayır, hamdolsun orada da gayet iyi durumdayız."

"-Tıpkı kamu borçları gibi vatandaşlarımızın borçları da özel sektörümüzün borçları da milli gelirle oranlanarak diğer ülkelerle karşılaştırıldığında çok düşük seviyelerde."

"-Bizdeki konut, araç ve altın gibi gerçek varlıklara dayalı borçlanmalar gelişmiş ülkelerdeki türev piyasa şişkinliği içermediği için hiçbir zaman kriz sebebi olmaz."

"-Biz işte bu tabloyu yaşayarak gördüğümüz için teşhisi ve ona dayalı tedaviyi, yani ekonomi programı stratejimizi kökten değiştirdik." 

"-Bunun yerine ülkemizin asıl ihtiyacı olan yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme esaslı kendi Türkiye Ekonomi Programımızı uygulamaya başladık."

Fiyat artışı nasıl engellenecek? 

"-Şimdi gelelim en kritik soruya. Bu programla insanlarımızın canını yakan, hayatını zorlaştıran, refah seviyesini düşüren fiyat artışlarını nasıl engelleyeceğiz?"

"-Fiyat artışları normal şartlarda ya üretim azlığı ya da talep fazlalığı sebebiyle ortaya çıkar. Bizde enflasyonun sebebi olarak gösterilen bütçe açığı da tasarruf eksiği de borçlanma seviyesi de olmadığına göre talep kaynaklı bir fiyat artışından söz edilemez."

"-Sorunun bir tarafında vatandaşlarımızın bir kısmının tasarruflarını hala döviz cinsinden yapmaktaki ısrarı vardır. Sorunun diğer tarafında ise büyüyen üretimimizin gerektirdiği ithal girdilere ve şirketlerimizin genişleyen küresel ağlarının ortaya çıkardığı ihtiyaca bağlı döviz talebi vardır."

"-İşte bunun için vatandaşlarımıza kur korumalı mevduat gibi kur ve altın hesabına dayalı konut kredisi gibi tasarruflarını kendi paramıza dayalı enstrümanlara kaydırmalarını sağlayacak alternatifler sunuyoruz."

"-İhracatçılarımız hemen her ay rekorlar kırarak yıllık 242,6 milyar dolarlık rakama ulaşarak sağ olsunlar kendilerine olan güvenimizi boşa çıkarmıyorlar."

"-Enerji fiyatlarındaki fahiş artışların ithalatımızda yol açtığı bozulmayı bir kenara bıraktığımızda fiilen cari fazlaya geçtiğimizi söyleyebiliriz." 

"-Karadeniz'de keşfettiğimiz doğalgaz ile yerli ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızın çıktıları sisteme eklendikçe, bu tablo lehimize düzelmeye başlayacaktır." 

"Faizi düşürmeye devam edeceğiz"

"-(Gelişmiş) ülkelerin merkez bankası bilançoları neredeyse milli gelirlerinin yüzde 40'ına dayandı. Banka aktifleri milli gelirlerini katbekat aşan bu ülkelerin bize sürekli dayatılan faiz artışlarından köşe bucak kaçmalarının sebebi resesyona, yani durgunluğa girme korkularıdır."

"-Kimse bizden şunu beklemesin, bu iktidar faizi artırmayacaktır, tam aksine biz faizi düşürmeye devam edeceğiz."

"-Gelişmiş ülkelerin hiçbiri bu aşamada faizleri enflasyona göre olması gereken seviyelere yükselterek cari açık verme, dolayısıyla devasa işsizlik sorunlarıyla karşı karşıya gelme riskine girmez, giremez."

"-Gerisindeki 20 yıllık bir fiziki ve beşeri hazırlıkla bu sürece giren Türkiye ise fiyatlardaki fahiş artışların yol açtığı sıkıntılara rağmen kendi programı ile hedeflerine doğru ilerlemeyi sürdürüyor." 

"-En büyük hassasiyetimiz istihdamı koruyarak, ücretlilerin gelir kaybını telafi ederek, fırsatçıların önünü keserek insanlarımızın üzerlerine kalıcı yükler binmesine engel olmaktır."

"-Fiyatları izahı mümkün olmayan bir şekilde artan ürünlerin üretimini teşvik ederek ve tedarikini kolaylaştırarak stokçuların oyunlarını bozacağız."

"-Fiyat istikrarını ise aldığımız diğer tedbirlerin yanı sıra işimize gelen seviyedeki bir döviz kuruyla cari fazla artırarak sağlamayı planlıyoruz. Biz meseleye böyle bakıyor, buna göre çalışıyoruz."

Tüm memurlara ek gösterge artışı

"-Memurlarımızın ek gösterge düzenlemesi çalışmasını tamamladık. Meclisin takdirine sunulacak safhaya getirdik."

"-Öğretmen, polis, sağlık çalışanı ve din görevlilerinin ek göstergelerini 3600'e çıkarma sözü vermiştik. Ancak bu görevler için yapılacak artışın memurlar arasında hiyerarşiyi bozacak durumu gördük. Tüm memurlarımızın ek göstergelerinde 600 puanlık artışa gitmeyi kararlaştırdık."

"-5,3 milyon kamu görevlisinin tamamı yılbaşından itibaren bu düzenlemeden yararlanacaktır. Birinci dereceye gelmiş olma şartıyla tüm hak sahipleri 3600 ek göstergeye yükseltilecektir. Genel müdürlerin ek göstergeleri 4400, şube müdürü ve ilçe müdürü ek göstergeleri de 2200'den 3000'e çıkartılacaktır."

"-Ek gösterge ile memur maaşlarında küçük artış olsa da emekli ikramiye ve maaşlarında ciddi kazanımlar getiriyor. Ek göstergesi 3600'e çıkan 30 yıllık memurun emekli aylığı 1234 ile 1391 lira arasında, emekli ikramiyesi de 44 bin ile 50 bin 150 lira arasında artacaktır."

Altıncı yargı paketi

"-Altıncı yargı paketi 24 maddeden oluşuyor ve toplam 10 kanunda değişiklik yapılıyor. Hakim ve savcı yardımcılığı sistemi getirilerek 3 yıllık temel eğitim verilerek bu unvanların kazanılması öngörülüyor."

"-Dünyada ve ülkemize yaşanan gelişmeler hukuki sorunlar ile önemli noktada ciddi değişimler getiriyor. Hakim ve savcılarımızın en iyi eğitimleri alarak kıdemli meslektaşları tarafından yetiştirilerek göreve hazırlanmaları hedefleniyor."

"- Üç meslek içi eğitim programına katılma şartı getirilerek yargının insan kaynağı güçlendiriliyor. Noter atamalarının hızlandırılması, tapu siciline şerh koyma ve taşınmaz satışı yapma hususları yer alıyor. TCK fiyatları etkileme suçuna verilen alt ve üst sınırları yükseltilerek stokçuluğun azaltılmasına katkıda bulunuyor."

Yalıtımlı konut teşviki

"-Yalıtımlı konut sayısını arttırmak için yeni bir çalışma başlatıyoruz. Vatandaşlarımıza binalarının yalıtım çalışmalarında kullanılmak üzere daire başında 50 bin liraya kadar 60 ay vadeli 0,99 faizle kredi imkanı getiriyoruz."

"-Hem aile bütçesine hem devlet bütçesine olumlu katkısı olacağına inandığım bu paketle ilgili detaylar ilgili bakanlıklarımız tarafından karşılanacaktır."

"-Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz 98 milyar liralık sosyal yardımla ihtiyaç duyan her vatandaşımızın yanında olduk. Bu yıl sosyal yardım bütçemizi daha da güçlendiriyoruz. Bu kapsamda Türkiye Aile Desteği programıyla ekonomik olarak dezavantajlı, ancak mevcut programlardan yararlanamayan kesimlere yönelik 15 milyarlık yeni bir paketi daha gündeme alıyoruz."

06 Haz 2022 - 20:23 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi


Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?