Son Dakika
22 Kasım 2019 Cuma
”

GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNİ NASIL TARTIŞMALI?

GSF binaları konusunda meslek odalarından destek alındı mı? Rapor kime hazırlatıldı?

17 Temmuz 2019 Çarşamba, 22:40

Bir süre önce yerel kamuoyunda tartışılmaya başlayan Güzel Sanatlar Fakültesi’nin (GSF) Narlıdere’deki binalarından taşınması meselesi, bu kurumun Kültürpark’a taşınması iddiaları ile iyice alevlendi.

Hem GSF hem de Kültürpark sorunu tartışmaları, bugüne kadar görülmemiş bir sivil duyarlılığa yol açmıştır. Şehrimiz açısından bu çok hoş bir gelişme. İlk defa yerel demokrasi bu kadar gündemde ve sivil toplum bu kadar canlı.

Kültürpark’ı ayrı bir yazı konusu yapmak kaydıyla önce GSF olayına bakalım.

GSF’nin Narlıdere’deki binalarından depreme dayanıksızlık gerekçesiyle taşınması gündeme gelince çeşitli tepkiler oluştu. Bazıları bu girişimi sanata ve kültüre; dolayısıyla bunların İzmir’deki en önemli kurumlarından birine yönelik bir girişim olarak algıladı. Öğrenciler, öğretim üyeleri ve bazı sanat çevreleri bunlar arasında sayılabilir.

İktidarın sanata, sanatçıya ve bunların yetiştiği ve ürettiği kurumlara karşı pek de iyi duygular beslemediği herkesin malumu. Üniversitelerin yöneticilerinin de bir süredir tescilli ve kadrolu AKP’liler olduğu düşünüldüğünde, bunların gerçekleştireceği her türlü girişime kuşkuyla bakılması da kaçınılmaz oluyor.

Bu kuşkuların artmasında rol oynayan diğer bir faktör de, olayın biraz gözlerden uzak gerçekleştirilmesi. Birden bire ortaya bir rapor çıkıyor ve binaların derhal boşaltılması gerektiği söyleniyor.

Olabilir de. İyi ama bu incelemeye niçin ihtiyaç duyuldu ve diğer fakülte binalarının durumu nedir? Sadece GSF binaları mı bu riski taşıyor?

Mesela Cumhuriyet Bulvarındaki Dokuz Eylül Rektörlük binası ne durumdadır? Hadi biraz da kendi üniversitemden örnekler vereyim. Ziraat Fakültesi’nin bazı blokları ne durumdadır? Eczacılık ve Edebiyat Fakülteleri zemini uygun mudur? Çeşme’deki kampus için yıllar önce bir rapor hazırlandı mı? Bu konularda raporlar varsa, bu raporlardan kimler haberdardır?

Örnek çok ama konuya yakın olanları verdim.

GSF binaları konusunda meslek odalarından destek alındı mı? Rapor kime hazırlatıldı? Bu soruların yanıtları konunun tarafları ve İzmirliler ile paylaşılmalıdır. Ayrıca çözümü de. Bu binaları sağlamlaştırmak mümkün müdür, yoksa tamamen yıkılmalı mıdır?

Eğer bu binalar yıkılacaksa, yerine ne yapılacaktır? Bu konudaki kuşkuları da gidermek gerekir.

GSF, İzmir’in önemli bir kurumudur. Sivil toplum duyarlılığı normaldir. Bu kaygılar ışığında Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in destek ve çare arayışı da normaldir.

Ancak Başkan Soyer’in bu çare arayışını fırsat bilerek, aslında merkezi hükümetin sorumluluğundaki bir işi tamamen belediyeye yükleyerek aradan sıyrılmak doğru değildir.

Şu anda inceleme yapılsa İzmir’de onlarca eğitim kurumu depreme dayanıksız raporu alır ama bunları takip etmek ve tedbir almak doğrudan hükümetin işidir.

Güzel Sanatlar ve eğitim konusundaki duyarlılık üzerinden, İzmir’in artık kutsalı haline gelmiş Kültürpark’ı işin içine katmak, çözümden çok sorunu büyütmüş gözüküyor.

Bu konunun tarafları ile daha geniş bir çerçevede, daha çok aktörün katılımı ile çözüm aramak en doğrusu. Başta Mimarlar Odası olmak üzere meslek odaları, akademisyenler, diğer sivil toplum kuruluşları ve bu şehrin akil adamlarının görüşlerini, kaygılarını ve önerilerini yabana atmamak lazım.

Belediyenin taraf olmasında sakınca yok tabi ama ilgili bakanlıkları da sorumluluk almaya davet etmek gerekiyor.

www.haberhurriyeti.com / Engin Önen

Yorum

  1. Hakkı Batur Demiray

    18 Temmuz 2019 at 17:33

    Çocuğum Konservatuvarda 8 yılı kursiyerlik olmak üzere toplam 16 yıl o binalarda okuyarak geçen yıl mezun oldu. Konservatuvar Binalarının taşıyıcı sistemlerindeki çatlaklari ilk gördüğüm günden itibaren bu binaların içind e çocuk okutarak nekadar doğru bir iş yaptığım konusunda vicdanım beni hep rahatsız etti. Hele birde binanın, bir jeoloji mühendisi olarak, aktif izmir fayının “dibinde” sayılacak mesafede ve fayın en riskli olan düşen bloğunda olduğunu bilmek ayrı bir azap konusuydu benim için. Bu bilgiyi okul yonetimiylede paylaştığımda yıllar öncesinden konuya vakıf olduklarını ve binaların yenilenmesi için rektörlüğe sürekli uyarı yaptıklarının bilgisini aldım. Hatta bir ara bina çevresinde zemin etüdune yönelik sondaj çalışmaları yapıldığını görünce binalar yenilenecek diye umutlandım. Ama 16 yıl boyunca rektörlüğün ve hükümetin kılı kıpırdamadı. Ne yapılabilirdi ; o binalarda eğitim yapılırken kampüsün müsait yerlerine rahatlıkla yeni binalar yapılır bunlarda yıkılıp bahçe vb. olarak değerlendirilebilir sorun halledilebilirdi. Üstelik konservatuvara 4. sınıftan itibaren öğrenci alınmaya başlanmasıyla 10 ila 21 yaş arası bütün konservatuvar öğrencileri aynı binada eğitim görmek gibi eğitsel problemler yaşanmasına davetde çıkarılmazdı.
    Yazınızda değindiğiniz gibi DEÜ rektörlük binası, orada da 1 yıl iktisat okudum 1978 ‘de . O binada çok eski ,dolayısıyla deprem yönetmeliğine aykırı ve aynı zamanda yeraltı su seviyesinin yüksek olduğu dolgu zemin üzerinde yer alır ve bu halleriyle depremde büyük risk ihtiva eder.
    EÜ kampüsüne gelince Jeoloji eğitimimizi oradaki binalarda aldım 1979-1984 arası. Çok iyi biliyorum bina temellerinin yumuşak zemin şartlarına uygun yapılmadığı için, (hadi itiraf edelim) “tarlaya üniversite kurulduğu” için binalarda farklı oturmalar nedeniyle yıllardır çatlaklar mevcuttur.
    Bütün bu nedenlerle Izmirdeki bornova, alsancak ve Narlıderedeki tüm EÜ ve DEÜ binaları deprem yönetmelikleri öncesi, zayif zeminler uzerine, eski inşaat teknolojileriyle yapıldığı için risk taşımaktadır.
    Ne yapılabilir?
    Bornova ağaçlıklı yolda benzer zemin şartlarinda yeralan DSİ nin yaptığı gibi
    Kampüs içinde yeni deprem yönetmeliğine uygun binalar ivedilikle yapılır. Eğitime devam edilir. Hadi bakalım hükümet, 20 yıldır beklediniz şimdi sıra Izmir devlet üniversitelerini ayağa kaldırmakta.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz