31 Ekim 2018 Çarşamba, 17:50

 “… Yemeklerinden arta kalanları hayvanların önlerine atarak, güya onlara iyilik ettiklerini sanıyorlar. O kokmuş, bozulmuş yemek artıklarıyla kaç hayvan zehirlenerek telef olup gitti. Ayrıca hayvanları zehirleyerek, öldürmeye tam teşebbüsten, ağır suç işlemişlerdir. Bu konuda da ‘cezalarının iki kat arttırılmasını talep ediyorum sayın yargıcım…” derdim ben avukatları olsaydım eğer!” (sy.63)-(*).

          ‘Ali Kaya’ imzalı kitabın yorumlamalarına geçmeden önce, mesajlarla dolu olan kitabı okurken büyük keyif aldım. Nedenini açıklamak istiyorum: Yazarımız ‘Kaya’ ile aynı düşüncede olduğumu belirtmek istiyorum. Evet, bende kalan yemeklerin bu zavallı hayvanlara verilmesini hep yadsımışımdır. Çünkü havaların sıcak olduğu ve bilhassa yaz mevsiminde bu türden bir girişimlerin yapılması… Ve bu tür güzel, anlamlı mesajlarla dolu olan bir kitap ‘Güle Sevdalı Kuşlar’… 111 sayfada betimlediği ve birbirinden güzel 18 Öyküsünü de derleyerek, üslubuyla aktarmış değerli yazar!

Yazar ‘Kaya’, ‘Güle Sevdalı Kuşlar’ da anlatımlarını gerçek olgulardan ve yaşamında şahit olduğu görüşlerden, görüşmelerden vurguluyor! Ve böylece gerçekçi sanatın kolay bir uygulama olmadığını belirtmiş oluyor. Çünkü gerçekçi sanat, insanı verirken, onu özünden ayırmaz, onu parçalamaz, onu en çetrefil ilişkileri içerisinde, ‘birey-toplumsal varlık’ birliği içerisinde verir. Bu nedenle temelini, Marksçı dünya görüşüne dayandıran zamanımızın gerçekliği çok yönlüdür. Çok yönlülük onun bir dış özelliği değil, tersine onun en belirgin niteliğinden gelen, zorunlu ve zorunlu olduğu oranda doğal, kendiliğinden bir sonucudur.

Yazar ‘Kaya’ bu düşünceleri benliğinde, dağarcığında toplamış ve adeta bir oya işler gibi kitabına yansıtmış. Ve bu düşüncelerle konuyu varsıllaştırmaya çalışarak, demek ki çok yönlülük, bir çeşit, çeşitleme sorunu değildir. Gerçekçi sanatın, her şeyi tamlığıyla, bütünüyle, gerçek yüzüyle kavrayışının bir ifadesi, realitedeki organiklerin, somutluğun sanatta yansımasıdır. Realitede –onu en gizli köşelerine dek değerlendirerek-, insan duygularının ve düşüncelerinin tümüne birden konuşan öğelerin en bellisiz, en karmaşık ve sorunsal varlığını kabul etmek, bu öğeler üzerinde sanatçının faal etkisini tanımak, sanatçının özelliğini en aydın ve doğru bir biçimde görmek demektir. Ancak böylesi bir görünüm içerisinde, soyutlanmamış bir öznellik anlayışıyla, sanatçının öznelliği, öznel değiştirici ve etkileyici gücü, somut bir değer kazanır, gücünü tespit edecek, dışlayacak bir öz bulur. Bu öz, insanın her türden gösterilerinin kaynağıdır; tek sözle, insanın bütün karmaşıklığıyla kendisidir. Her şeyden önce, onun toplumsal, maddesel yaşayışıdır; üretim koşullarına, ilişkilerine bağlı, saptanır bilincidir; düşünceci kalıntılardan, sapmalardan kurtuluşudur…

Tüm bu özellikleriyle yazmış olduğu ‘Güle Sevdalı Kuşlar’ adlı öykü kitabının yarattığı içsel duygusalımlar esrik ve liriksem bir haz bıraktı bende… Umarım okurlarda da bırakır.

Meraklısına;

Yazar ‘Ali Kaya’, Isparta’nın Aksu ilçesinde dünyaya gelmiş. Öğrenim yıllarından sonra, öğretmenlik mesleğini yıllarca icra etmiş. Ve emekliliğinden sonra, daha önceleri başlayan yazı çalışmaları hızlanarak, kitap bütünlüğüne dönüşmüş. Ve yazılarıyla birçok ödüller alarak, birçok kitabında sahibi olmuş. Ege’yi çok sevdiğinden, şu an Ege’nin incilerinden Dikili’de ikamet etmektedir…

www.haberhurriyeti.com / Mustafa Gökçek

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO