Son Dakika
15 Kasım 2019 Cuma
”

GORKİ

Öğrenmenin sırrı niyettir…

15 Ekim 2019 Salı, 14:55

SİYASİ EDEBİYAT

 Beşinci Bölüm / Gorki

Eldeki durumu analiz etmek için öyle derin bir söylem analiz birikimine ya da edebi eleştiriye hiç mi hiç ihtiyaç yok. Her şey ortada; ejderha nev’inden bir hâkimiyet kurma çabası artık duvarlara dahi aksediyor; bu siyasi dil bu hegemonik belagat iliklerimize kadar işledi, üstelik kısmen de olsa, kabul gördü, kanıksandı, normalleştirildi, propagandası yapıldı. Gelgelelim bunu hazmetmek istemeyen ciddi bir toplumsal birikim de var neyse ki ve okuyorlar. Dünya edebiyatını okuyorlar, tartışıyorlar, eleştiriyorlar, tekrar tartışıyorlar ve tekrar eleştiriyorlar…

Yeni edebiyatı tercüme ediyorlar, yeni kavramlar dilimize ve düşün dünyamıza giriyor, bizi zenginleştiriyor ve bir dayanak oluşturuyor.

Dünyanın güzel bir yere dönüşmesi için eleştiriyi önemsiyorum; bu yeni dil yeryüzünün, üzerindeki canlıların ve çocuklarımızın umudu… Umudu köreltmeye çalışanlarsa gelecekte torunlarımıza kötü bir rüya gibi anlatılacak!

Kimi zaman usuma, tekrar okumaktan da sıkılmadığım,  edebiyatımızın, klasik romanları anlamında mihenk taşlarından ‘Maksim Gorki’nin, okumaktan keyif aldığım ve okumadıysanız tavsiye etmekten de onur duyduğum romanı ‘Benim Üniversitelerim’… gelir! ‘Gorki’nin otobiyografik romanıdır. ‘Gorki’, ‘Kazan’a üniversiteye giderken yaşadıklarını gerçek üniversite olarak belirtir… Romanında;

“… Öğrenmek için resmi eğitimin şart olduğu günler geride kaldı. Eğitim sistemi iyiymiş, kötüymüş bunlarla vakit kaybetmeyin, siz işinize bakın. ‘Öğrenmenin sırrı niyettir’, işin bir ucundan tutun ve düşüncelerinizi izleyin hadiseler çorap söküğü gibi akar gider. İsterim ki elinizden geleni değil, yapılması gerekeni yapın. Dünyaya bir de benim penceremden bakın. İstemediklerinizi kapatın, yenilerini açın…”.Benim Üniversitelerim’; düşünce boyutlarında bir çıkmaza girenler için ufuk açıcı bir kitap…

Bir yanda güçlü bir iktidar, polisi, jandarması, ordusu, aşırı milliyetçilik duygusuna kapılmış kalabalıkları… Öte yanda bir yazar. Gerçeğe inanan, gerçeği arayan bir insanın gücü, sadece yalana dayanan, yalanı kullanan yetkililerin silahlarından üstündür…  Bu üstünlük de yadsıyamayacağımız, düşün dünyamızda ve belleğimize yerleşmiş, edebi düşüncelerimizin siyasi boyutlarındadır!

Çoğu kez topluluklara karşı tek başına çıkmak gerekir. Yalana, aldatılmaya alışmış topluluklar gerçekleri söyleyenlere kızarlar. Kendinden yana olanları, kendisini sevenleri bile çiğnerler bazen! İktidarlar, topluluğun bu ilkel duygusundan çıkarları için yararlanmasını her çağda becermişlerdir. Her çağda, her ülkede, bilgisizlik, karanlıktır toplumların afyonu. Sanatçı, yazar, şair, düşünür, gerçek aydın, yalnızca yaşadığı günlerin insanı değildir. Onun geleceğe, ileriki kuşaklara bırakacağı bir bildirisi vardır.

Yalnızlığımla başbaşa kaldığım zamanlarda, gereksiz adamların, benim için ne denli önemlilik arzeden düşünceleri, projeleri alıp, yobazca birilerine yapıştırmalarını düşünürüm! Örneğin ‘Atatürk’ ismi benim için düşüncenin ötesinde adeta bir tür idol’ dür… Bu ismin kullanılması elbette onara edicidir. Ancak istismar edilmesi, salt benim için değil, ülke insanını rahatsız eder. Bu nedenle bir yerlerden akımımıza kapılan ‘Gorki’ üstadımızın kitabını okumak, bilinçlenebilmemiz açısından ne denli gerekliyse, sanırım bizim önemli olan değerimizin, bir yerlere ismini vermek, elbette o tabelaya yakışır… Ama o kişiye yakışır mı? Orası bilinmez!

www.haberhurriyeti.com / Mustafa Gökçek

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz