Son Dakika
15 Ekim 2018 Pazartesi

GİZLENEN MEDENİYET; LUVİLER

Bütün dünyada var olan Geç Bronz Çağı, 200 yıldır Anadolu topraklarında yok hükmünde. Çünkü; ”Modern Avrupa’nın temeli Yunanistan değil, Anadolu!”

12 Eylül 2018 Çarşamba, 17:14

1934.

Atatürk Bergama’da idi.

Antik yerleri gezerken Osman Bayatlı ve Alman Arkeologlar açıklama yapıyorlardı.

Eski Yunan ve Roma uygarlığı üzerine hayranlık derecesine varan anlatımlar yapıldıkça Atatürk sıkılmaya başladı ve bir ara:

“Biraz daha kazarsanız, Türkün çarığı çıkar” dedi.

İroni ile karışık mesaj vardı aslında kullandığı ifadede. Eski Yunan ve Roma uygarlığı’nın gökden zembille inmiş gibi gösterilmesine itirazı vardı Mustafa Kemal Atatürk’ün.

*.*.*.*

1991.

200 yıldır varlığı inkar edilen bir medeniyetin dünyaya kabullendirilmesi için Avrupa’da bazı tarihçilerin sesi yükselmeye başladı. 

Zaman, organize olunması gereğini yarattı.

2014.

İsviçre merkezli devlet destekli, bağımsız, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Luvian Vakfı kuruldu.

Vakfın tek amacı, Küçük Asya’nın batısındaki ikinci Binyıl kültürlerinin incelenmesini teşvik etmekti.

Luwian Çalışmaları’nın temel tezi, ikinci binyılda, günümüz Türkiye’sinin batısında, şimdiye dek büyük ölçüde gözden kaçırılmış bir kültürün olması gerektiğiydi.

Bu kültürün göz önünde bulundurulması, Tunç Çağı sonundaki olayların kronolojisi ile ilgili yeni sayfa açılmasına yol açacaktı. 

Vakıf, Ege tarih öncesinin eksik tarihini tamamlamak için Luvi yerleşim yerlerinin doğru ve kapsamlı keşiflerini teşvik etmek amacındaydı.

*.*.*.*

Mayıs 2015

Mustafa Kemal Atatürk, Bergama Antik kentinde.

Çanakkale yakınlarındaki Truva Antik Şehri’nin henüz tamamıyla keşfedilmemiş olduğu çıktı ortaya. Mevcut alanın sadece yukarı şehri oluşturduğu belgelerle dünya tarihçilerinin önüne koyuldu.

Biraz daha kazılmıştı bölge Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi.

Ve kazdıkça, uzun süredir varlığı savunulan ama dünya tarihçilerinin ‘yok hükmünde’ görmekte ısrar ettiği ayrı bir medeniyetin katmanı çıkmıştı.

Bu şu demekti;

”Modern Avrupa’nın temeli Yunanistan değil, Anadoludur!”

*.*.*.*

1870 ile 1910 yılları arası.

Batı Avrupalı araştırmacı ve maceraperestler.

Anadolu ve Yunanistan’da;

O dönemde bilinen Avrupa tarih yazımcılığının başlangıcından 1000 yıl daha eskiye giden çeşitli önemli yerleşimler tespit ettiler.

Heinrich Schliemann

Alman işadamı Heinrich Schliemann girdi devreye.

Onun girişimi ve finansmanı konuyu derinleştirdi.

Troia olarak tahmin edilen Hisarlık Tepesi’nde ilk kazılar yapılmaya başlandı.

Kısa sürede başarılı sonuçlar verdi.

Schliemann’ı bulgular cesaretlendirmişti.

Yunanistan’da Mykenai, Tiryns ve Orchomeos adlı kentlerde de kazılar yapmaya başladı.

Girit, 1898 yılında Osmanlı İmparatorluğu’ndan özerkliğini kazanmasıyla eklendi kazı zincirine.

İngiliz Arkeolog Arthur Evans sürece dahil olacaktı.

*.*.*.*

Hugo Winckler

 

Berlinli Asurolog Hugo Winckler .

1906 yılında, Orta Anadolu’da yer alan Hattuşa’da kazılar yürütmeye başladı.

Troia, Mykenai, Knossos, Hattuşa ve başka birçok sit merkezinde yapılan araştırmaların sonucu ilginçti.

Klasik antik çağ uygarlığından 1000 yıl daha eskiye giden uygarlıkların varlığı ortaya çıkartıldı.

Arkeologlar, Ege Bölgesi’ndeki bu erken dönem uygarlıkları konusunda elde edilen bilgileri düzenlemek durumunda kaldı.

Arthur Evans;

1920’den sonra yayınladığı eserlerde, MÖ. 3. ve 2. binyılları için ‘bugün de halen geçerli olan’ üçlü kronolojiyi oluşturdu.

Belirli bir politik merkezleri olmamasına ve MÖ. 2. binyılda herhangi bir güce sahip olamamalarına rağmen;

Arthur Evans

Antik Helen kültürüne hayranlığı ile tanınıyordu.

Ege adalarını bir uygarlık alanıymış gibi gösterdi.

Arthur Evans 1920 yılında Ege’nin erken tarihinin kronolojisini oluştururken, Türkiye ile Yunanistan arasındaki savaş şiddetlenmişti.

O şartlar altında Avrupa toprakları dışında var olmuş eski bir uygarlığı öne çıkarmadı.

Troia sadece keşfedilen ilk Bronz Çağı yerleşimi değildi.

Günümüzde de olduğu gibi o dönemde de dünyanın en önemli sit alanıydı.

Ve Avrupalı Aristokrat ailelerin yüzyıllar boyunca Troia tarihine duydukları ilgi de halen devam etmekteydi.

Ama;

Troia’nın Anadolu topraklarında yer alması, ondan uzak durulması için iyi bir nedendi.

*.*.*.*.*

Evans ırkçı bir bakış açısına sahipti

Şu cümlenin Evans’ın o dönemki düşünce dünyasını iyi yansıttığı söylenir;

‘’Karşılaştığım her barbarın kendini bir insan ve benim kardeşim olarak nitelendirmesi beni bağlamaz. Ben bazı ırkların daha düșük düzeyde olduğuna inanıyorum ve yok olup gittiklerini görmek isterim..“

Anadolu’nun batısında yer alan MÖ. 2. bin yerleşim merkezlerinin doğru bir şekilde araştırılmasının önü kesilmiş, yaşanan tarih saptırılmış, yerine yazılan tarih sunulmuştu insanlığa.

Bronz Çağı’nda Anadolu’nun gücüne ve zenginliğine katkıda bulunan bir medeniyet yok hükmündeydi Evans’ın benimsettiği dünya tarihinde.

GİZLENEN MEDENİYET LUVİLER

Oysa;

Metal üretimi Geç Bronz Çağı’ndan 5000 yıl önce Anadolu’da ortaya çıktığı bilinmekteydi.

Oysa;

MÖ. 500 yılından önce yaşayan erken doğa bilimcileri, filozofları, tarihçileri, matematikçileri, tıpçıları ve şairlerinin hemen hemen hepsinin Batı Anadolu’da ortaya çıkmıştı.

Oysa;

Bu topraklardaki bilgi ve birikim paraşütle gökten inmiş değildi.

Modern Avrupa’nın Yunanistan ile oluştuğunda belgelere rağmen ısrarcı olmak, hem Mezopotamya, Mısır’ı hem de onların bilimlerini göz ardı etmekti.

Yunanlılar modernleşmeye verdikleri katkının alt yapısını;

Zaten var olan ve doğu bilimini bilenlerden edindikleri ile değil, uzaylılardan öğrenmiş oldukları anlamına gelirdi bu.    

Geçmiş dönemlerden bir miras olarak direkt devralınmış ya da Mezopotamya ile sıkı ilişkiler sonucu oradaki çağdaş bilgiler buralara taşınmıştı.

  1. yy.’ın ilerleyen dönemlerinde Ege’nin erken tarihi coğrafyası içine Hitit kültürünün de eklenmesiyle genişletildi.

33.000’den fazla kırık ve sağlam yazılı kil tabletleri gün ışığına çıkardı, yok hükmünde.

Ege coğrafyasının erken tarihini oluşturan temel unsurları sorgulama konusu da yok hükmünde.

Ege coğrafyasının Bronz Çağı ile ilgili bilgileri konu edinen çok kapsamlı kitaplar yayınlansa da bunlarda da Batı Anadolu neredeyse tamamen göz ardı edilmeye devam edildi.

Hitit tabletlerinde adları geçer. Bir dilleri ve alfabeleri vardır. Luvi dili, Hititlerin gelişinden önce ve Hitit hükümdarlığı döneminde, Batı ve Güney Anadolu’da yaşayan yerli halklara – Hattuş’lara ilaveten – uygulanmaktadır.

The Cambridge Companion to the Aegean Bronze Age (Ege’nin Bronz Çağı Konusunda Cambridge Rehberi)  450 sayfa, Ege’nin Anadolu topraklarındaki kültürlere değinilmiyor.

The Oxford Handbook of the Bronze Age Aegean (Ege’nin Bronz Çağı Konusunda Oxford Rehberi) adlı 930 sayfalık kitapta sadece 12 sayfalık tek bir makale Batı Anadolu ile ilgiliydi.

The Oxford Handbook of Ancient Anatolia (Antik Çağ’da Anadolu Konusunda Oxford Rehberi) (2011) adlı çalışmada, 1174 sayfanın sadece 12 sayfası Batı Anadolu’nun Geç Bronz Çağı’na ayrıldı.

George Washington Üniversitesi’nden Klasik Eskiçağ ve Antropoloji profesörlerinden Eric Cline MÖ. 1200’lerde son bulan Bronz Çağı ile ilgili bütün tezleri biraraya toplayarak bu dönemi açıklamaya çalıştı. Batı Anadolu ile ilgili ortaya atılan tezlere bilerek değinmedi.

Alman Araştırma Cemiyeti tarafından yürütülen “Tübinger Atlas des Vorderen Orients” (TAVO) adlı 25 yıllık (1969-1993) araştırma projesinde Geç Bronz Çağı’na ait yerleşimlerin haritası çıkartılmadı.

Kısaca TAY olarak bilinen ve 20 yıldan uzun bir süredir devam eden „Türkiye Arkeolojik Yerleşimleri“ projesinde Neolitik, Kalkolitik ve Erken Bronz Çağı dönemleri bant halinde yayınlanırken, Orta ve Geç Bronz Çağı yerleşimleri ile ilgili bugüne kadar bir çalışma yapılmadı.

Bütün dünyada var olan Geç Bronz Çağı, Anadolu topraklarında yok.

*.*.*

İsviçreli jeoarkeolog Eberhard Zangger.

Luwian Studies Vakfı’nın araştırmaları başkanı.

Ege başta, dünya medeniyet tarihine ilişkin ezberleri bozacak bu belgeleri kapı kapı dolaşarak yılmadan sunmaya devam ediyor.

Tez olmaktan öte belgeler hem de.

O ve vakfı dışındakiler konuyla ilgili sus pus.

Aksini savunanın bile çıkmadığı bir durum söz konusu.

Özellikle Anadolu’nun Ege Denizi dahil coğrafyası hakkında bildiklerimizi;

‘Yaşanmış değil, yazılmış tarih’ kılıyor.

www.haberhurriyeti.com / OĞUZ ÖRNEK

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO