Son Dakika
17 Aralık 2018 Pazartesi

Geze göre

24 Haziran 2013 Pazartesi, 14:04

İçinde yenilikleri barındırmayan hiçbir yazı yeni olmayı hak etmiyor gözümde. Okumaya değer bulduğum bir kitabı kalemimle eğri büğrü de olsa çizememişsem -ki okuma yerim kimileyin düz çizmeme engel bir konumdadır- o kitap raflarda unutulmayı çoktan hak etmiş demektir.
Yazımın ana konusu kitap çiziktirmek değil ya giriş kapısında beni bekleyen bir kitap var ki, ona selam olsun diye bu girişi yaptım!
Oysa günlerce süren ve taraflı tarafsız herkesin kulak verdiği, göz diktiği, kimilerinin de acımasızca gaz sıktığı Gezi Parkı üzerine ne söylenebilire kafa yormaktı niyetim. Çoğunlukla sosyal medyada kimi zaman da oturduğum kentteki eylemlere katıldım. Oralarda yaşananları, verilen mesajları doğru okumaya çalıştım. Tüm olup bitenleri ve halen de süren eylemlerin ne anlama geldiğini sosyologlar ve tarihçiler değerlendirecektir. Benim gibilerin yaptığıysa yaşanan süreçte duyumsadıklarını yazıya dökmeye çalışmaktan öte gitmeyecektir. Bir bakıma tarihe küçük de olsa not düşmek denebilir.
Ünlü Çinli düşünür Konfüçyüs’ün bir sözüyle girelim lafa: “Devlet gemiye, halk da suya benzer;  gemiyi taşıyan da sudur, deviren de.”
Binlerce yıl öncesinin pırıltılı bu sözün değeri üzerinde kısa bir ufuk turu yaptığımızda, devlet denen geminin bir de kaptanı olduğu akla gelir hemen. Bir parkın yok edilmesi ve yerine beton yığınlarının yerleştirilmek istenmesi hakkında karar verecek makamın salt çoğunluğa sahip bir partinin olmadığını son olaylar kanıtladı. Kanıtlandığı yetmediği gibi sivil direniş ve itaatsizlik alanında dünyaya örnek eylemler gerçekleştirildi. Tek başına bir “duran adam” dahi başlı başına dünya basınında yerini aldı.
Tüm olup bitenlere karşı devlet adına hareket eden güç ne yaptı? Emrindeki polis gücüne tamamen silahsız, ellerinde karanfillerle toplanan insanları biber gazı, kimyasal karıştırıldığı iddia edilen tazyikli su ve TOMA’larla, plastik mermilerle dağıtmaya çalıştı.
60 yıllık yaşamımda bu denli uzun süren bir direnişe hiç tanık olmadım. Dünyada pek çok ülkenin de bu denli nitelikli ve yaratıcı eylemlerle dolu bir direnişe tanık olduğunu sanmıyorum. Hiçbir partiye, sendikaya ya da örgüte bağlı olmayan binlerce insanın bir fısıltıyla bir anda sokaklar ve meydanlara toplanmasını sağlayan güç, orantısız ve haksız biçimde hareket etmelerini emreden polis şefleri ve onlara da emri verenin iktidarın başı olduğu sonraki demeçlerinde net bir şekilde ortaya çıkmıştır.
Toplum düdüklü tencereye benzer. Baskılarla sıkışan gazın sesi duyulduğu an pim aşağıya inmeli ki, patlama olmasın. Oysa son yaşanan olaylarda bırakın pimi aşağı indirmek tenceredeki sıkışan havanın daha da sıkışması için ateşin ayarı daha da yükseltildi. Bu, bilerek ve isteyerek mi yapıldı, neden yapıldı, bir uyarıcı levha önüne konulmadı mı gibi sersemletici sorular sorabilirim kendime. Ama bunları başta da dediğim gibi işin uzmanlarına bırakıyorum.
Oysa Avusturyalı denemeci Manès Sperber’in dediği gibi:  “İnsanların korkuyu yendiklerinde neler yapabilecekleri yeterince anlaşılmazsa, insanları anlamak da kolay değildir.” Demek oluyor ki, GÜÇ ya da OTORİTE insanları anlamaya ve dinlemeye yetmiyor. Dinletmek amacıyla gelenlere kendi düşündüklerini dinletiyor.
Masum bir dilekle sırf parktaki ağaçların kesilmesini önlemek için parkta sabahlayan üç beş aktivistin sabahın köründe polis gücüyle derdest edilmesiyle başlayan olaylar ormanı tutuşturan bir kibrit denli etkili olduğunu ne oraya hevesle koşturan polis ne de onlara emir yağdıran iktidar anlayabildi.
Gün gelecek biz de geze göre, dokuna duya ve yaşaya yaşata birbirimizi anlamaya çalışacağız. Ama o gün geldiğinde nerede ve hangi konumda olacağımızı kim bize söyleyebilir ki! İki dünya savaşının acılarını bizzat yaşayan, toplama kampına düşen Avusturyalı yazar Manès Sperber’den bir sözle yazıya soluk verelim: “Hitler’in ve Stalin’in imparatorluklarındaki milyonların coşkusunu, neredeyse şehvet dolu hayranlık çığlıklarını kim unutabilir? Kim, bu çığlıkları unutmak hakkına sahiptir?

www.haberhurriyeti.com / ÖMER AKŞAHAN

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO
kartal escort alanya Escort konya escort porno izle manavgat escort izmir escort izmir escort bursa escort bursa escort