Son Dakika
19 Mayıs 2019 Pazar

GERÇEK SURVİVOR BARIŞ ÇEŞMELİ

Ödemiş Konaklı’da Avrupa standardında bitki üreten Çeşmeli Fidancılık’ın Sahibi Barış Çeşmeli, “Kışın dondurucu soğukta, yazın ise kavurucu sıcakta bitkileri üretme mücadelesi veriyoruz. Gerçek Survivor kimmiş gelip görsünler” dedi.

05 Mayıs 2019 Pazar, 19:57

Kader… Kimine yedirir kelek, kimine giydirir sırmalı yelek. Hayatın nimetleri bazılarına altın tepside sunulurken, bazıları da toprağı tırnaklarıyla kazıyıp şatolar inşa ediyor. Ödemiş’in Konaklı Mahallesi’nde dış mekan süs bitkisi üreten Barış Çeşmeli de kaderini çalım atanlardan. Endüstri otomasyon mezunuyken fidancılık sektörüne giren Çeşmeli, işe başlayış hikayesini, zevkle aşkla yaptığı üretimi, sektörün zorluklarını, gelişmesi için yapılması gerekenleri, kooperatif üyesi olmanın avantajlarını Haber Hürriyeti’ne anlattı. Toprak serada, tahta masada yapılan röportaj şöyle:

Fidancılığa nasıl başladınız? Firmanızı nasıl kurdunuz?

Fidancılığa 2012 yılında sektöre yıllarını vermiş bir ağabeyimiz sayesinde başladım. Beni firmasına yetkili yaptı, “sen bu işi başarırsın” dedi. İlk zamanlarda sevmedim fakat işin zevkli olduğunu görünce tüm ince detaylarını öğrenerek tecrübe kazandım. Daha sonra da kendi işletmemi kurma kararı alıp üretim yapmaya başladım.

Endüstri otomasyon mezunusunuz fakat fidancılık sektörünün içindesiniz. Bu sektörde de tecrübe ve bilgi birikimine sahip olmuşsunuz. Sektörde nasıl sorunlarla karşılaşıyorsunuz?

Şu anki en büyük sorunlarımızdan biri, girdilerin size maliyetli olması. KDV’nin yüksek olması. Üretimde birçok şeyde dışarı bağımlı olmamız. Öncelikle torf ve saksı, ham maddede dışarı bağımlıyız. Yerli malzememizin kalitesi çok düşük. O yüzden kullanamıyoruz. Torfumuz var, fakat kalitesi çok düşük ve standart malzeme çıkmıyor. Yani bugün çıkan PH ayarlı bir malzeme belki bulabiliyorsunuz, yarın o malzeme katman katman değişebiliyor. O yüzden malzemenin standartı yok, o yüzden de kullanmıyoruz. Kaliteli maden ocaklarımız yok ama ikinci kalite malzemelerimiz var. Fakat onlar da düzgün işlenmiyor. O yüzden kullanamıyoruz.KDV’nin düşürülmesini talep ediyoruz. Şu anda ülkede yerli üretime daha çok önem veriliyor. İnsanlar daha bilinçli. Dolar, Euro kurundan dolayı artık dışarıdan malzeme almak neredeyse imkansız hal aldı. Kendimiz iyi malzeme üreteceğiz ama bunun için destek çok önemli.

Neler üretiyorsunuz?

Biz dış mekan üretiyoruz. Daha çok yarı gölge bitkileri elimizde mevcut. Grast diye tabir ettiğimiz bitkiler bizim üretim alanımızda çeşitleri var. Grastlarda en az 15-20 çeşidimiz var.

Alım garantili mi üretim yapıyorsunuz?

Pek değil. Üretimimizin yüzde 5’i alım garantili. Gerisi açığa yapılan tamamen var olan müşterimize yönelik üretim yapıyoruz.

Kooperatif veya birlik üyeliğiniz var mı?

Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ortağıyım. Zaman zaman onlardan da torf temin ettiğimiz oluyor. kendileri ithalatını yapıyorlar bunun.

Size bir faydası oluyor mu bu kooperatifin?

Tabi. Büyükşehir Belediyesi’yle birebir çalışan bir kooperatif. Büyükşehir belediyesi bahçe ve fidanlıklarımızı dolaşıyor. Ortak olan fidanlıkları, uygun gördüğü malzemelerden talep ediyor. Kooperatifle karşılıklı sözleşme yapılarak ürünlerimizi veriyoruz.

TÜM İMKANLAR MEVCUT

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer kooperatiflere, “Siz üretin biz pazarlayalım” dedi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Tunç Başkan’a ben hiç bire bir denk gelmedim. Konuşmalara da hiç şahit olamadım. Daha önce Aziz Başkan’ın da yapmış olduğu gibi Tunç Soyer de destek ve önem verecektir kooperatifçiliğe. Ama siz üretin biz pazarlayalım konusunda, nasıl bir pazarlama yöntemi izleyecek bunu tabi bilmiyoruz, göreceğiz. Mühim olan pazar, bizim üret derlerse üretecek alanımız imkanımız var.

Üretim yaparken nitelikli işçi bulabiliyor musunuz?

Nitelikli eleman her yerde olduğu gibi problem. Buluyoruz ama ne yapıyoruz, kendimizden ödün vererek işçilerimizin başında duruyoruz. Onlarla birlikte kaliteli üretim yapmaya çalışıyoruz.

Kooperatiflerin size ne gibi faydaları oluyor?

Ben süs bitkileri üreticisi olduğum kooperatiften vadeli torf alabiliyorum, evrakımı da hemen vermiyorum o yüzden sıkmıyorlar. O konuda oldukça esnekler sağ olsunlar. Ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin siparişlerini alarak bizden bir miktar bitki alıyorlar.

ÜRETİCİ KREDİLERLE DESTEKLENMELİ

Türkiye ithal bitki getiriyor. Bunun önüne geçilmesi için neler yapılabilir sizce ?

Burada bir önce devlet kurumları, iki üretici vatandaş önemli. Önce devlet elini taşın altına sokacak, üreticisine yeterli kredileri destekleri, arazileri, araç-gereçleri temin edecek. Ondan sonra iş üreticiye geçecek. Devletin kredilerle çiftçiyi mutlaka desteklemesi lazım. Bu şekilde ancak dışa bağımlılıktan kurtulabiliriz.Çünkü yapılan yatırımlar 1-2 yıllık değil, 5-10 yıllık süreçler. Minimum 5-10 yıllık sürece dayalı üretimler. Bu yüzden bu arada amortisman ayırmak gerekiyor, güçlü bir ekonomi gerekiyor. Bunun da vatandaş tek başına altından kalkamaz, devletin yardımcı olması lazım.

ARACILAR VATANDAŞI DA ETKİLİYOR

Aracı firmalar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu bizim sektörden çok vatandaşın cebinin etkiliyor. Burada arada kaçırılan fahiş rakamlar vatandaşın sırtına yükleniyor. Bu sektörel bir sorun değil, milli bir sorun. Burada bir hırsızlık var. Bunu devletin denetlemesi gerekir.

AVRUPA STANDARTLARINDA ÜRETİM YAPIYORUZ

Alıcılar neden sizi tercih etsin?

Alıcılar öncelikle bizim kaliteli üretim yaptığımız için tercih etmeli. Çünkü hemen hemen Avrupa standartlarında üretim yapmaya çalışıyoruz. Olması gerektiği gibi torf kullanıyoruz. İçine en kaliteli gübreyi koyuyoruz, saksılarımız da öyle.

Sektörde hedefiniz nedir?

Bir başka firmada adımızın geçmesi. Güzel kaliteli ürün yapar, istediğiniz ürünü rahatlıkla gönderebilirsiniz demeleri bizim için yeterli.

Fuarlara katılıyor musunuz?

Katılıyoruz. Şu anda sadece Ödemiş’teki süs bitkileri fuarına katılıyoruz. İnşallah İstanbul’a da katılacağız.

Fuarların Ödemiş’e katkısı nedir?

Fuarların normalde her sektör için önemi büyük. Fakat ülkemizde yaşanan ekonomik krizden dolayı fuarların çok bir cazibesi yok şu anda. Herhangi bir katkı sağladığını da düşünmüyorum. Zaten süs bitkisi fuarlarının da her yıl olması benim kanımca çok mantıklı değil. Çünkü her yıl yeni bir ürün çıkaramazsınız. En az 2-3 yıllık bir süreç AR-GE çalışması gerektirir. Bence 3-4 yılda bir ya da minimum 2 yıl süreyle yapılması bence sektör için daha faydalı olacak. Mali yükümlülüklerden de insanları arındırmış olur diye düşünüyorum.

Ödemiş ekonomisine ve sektöre katkınız nedir?

Kendi adıma söyleyeyim. 32 bin metrekare bir işletmemiz var. Şu an ben dahil 9 kişi çalışıyoruz. Buna bağlı olarak da toplamda 20 kişi buradan ekmek yiyor. Üretip sattığımız, kullandığımız malzemeyi de var sayarsam, tahminimce 50’nin üzerinde 100’e yakın insan belki de dolaylı olarak bizden para kazanmış oluyor. Biz de onlar sayesinde kazanmış oluyoruz. Bizim payımız bu.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri