Son Dakika
24 Ağustos 2019 Cumartesi
”

 GAZETECİLİK VE FELSEFE

Gazetecilik, reklam toplamaktan ibaret olmamalı…

05 Aralık 2017 Salı, 20:56

‘ Gazetecilik, reklam toplamaktan ibaret olmamalı…’

Gazeteci Gülten Kır gazeteciliğinin yanısıra sanat edebiyat ve felsefe çalışmaları ile de haşir neşir olan bu anlamda epey mesai harcayan ufku, gönlü geniş bir arkadaşım.  İzmir’imizin hiç kimseye borcu olmayan şirin mi şirin ilçesi Ödemiş’ten önemli zamanlarda bana bildiriler gönderiyor. ÖSEM’in ve de UMUT tiyatrosunun çalışmalarını felsefeye, sanata yaptığı katkıları takip ettikçe bir derin nefes alıp; şükür böyle güzel yürekler hizmet eden gönüllü dostlar var diyebiliyorum. Felsefe profösörü merhum Ahmet Cevizci bizlere daha öğrenciyken, ’felsefeye düşünce dünyasına, insanlığa hizmet ediniz…’ derdi. Ne zaman bir toplumda felsefe ve sanat siyasi konuşmalardan daha çok önemseniyor ise kültürel anlamda zengin olmuşuz demektir.

Bu anlamda 5 Aralık günü Ödemiş’te felsefe, edebiyat sanat üzerine olan konuşmaları önemsiyorum. Emek verenler, bu topraklara öylesine paha biçilmez tohumlar serpiyorlar ki…

Yine 3 Aralık Engelliler Günü’nde görme engelli öğrencilerimden birkaçı ile görüşme fırsatım oldu. Kendilerini TürGök Vakfı’ndan tanıyorum. Dokuz yıl ne de çabuk geçmiş. Görme engelli öğrencilerimin pek çoğu üniversite eğitimlerini felsefe dalında yaptılar. Okumaya öğrenmeye, canımız kadar değerli vatanımıza hizmet etmeye, insanlığa faydalı olmaya hiç ama hiçbir engel olmadığını görme engelli arkadaşlarımız öğrencilerimiz bizlere çoktan ispat etti.

Eski okurlarım bilir;  Küçükmenderes Gazetesi’nde ‘ Yerel Basın ve Gazetecilik’ yazımı hatırlar. Basın-medya yerelden genele birbirini desteklemek zorunda; lakin görünen çok farklı… Bu sadece Ödemiş basını için de söz konusu değil.

‘Bir dokun; bin ah işit bu kase-i fağfurdan…’

Gazete basmak; ego tatmininden çok daha fazlasını hak ediyor. Okura ulaşamayan, okur ile diyalog kuramayan felsefe, sanat, edebiyat haberlerini görmezlikten gelen basın-medya mı engelli yoksa gözleri görmediği halde okumak için çırpınan mı , hımmm?

Galiba yazarınız olarak tırlatmalardayım.

Nasıl, sesiniz gelmiyorrr?  Neyse, bu hamur daha çok su götürür, bir Çin atasözü ile sözlerimi aydın havası misali kısa keseyim: ‘’ Birine beddua etmek isterseniz, o kişiye ilginç zamanlarda yaşayasın; deyiniz.’’ Herkim olursa olsun beddua etmeyelim de sormadan edemiyorum; ilginç zamanlardan, zor badirelerden geçen ülkeme acaba kimler beddua etti ki ?!!

Not: Birkaç gün önce Hakk’ın rahmetine uğurladığımız gazeteciliğe hizmet etmeye ömrünü feda edebilmiş Cafer Yarkent’e cenneti diliyorum.

www.haberhurriyeti.com / ÜMRAN YALÇIN

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz