Son Dakika
11 Ekim 2019 Cuma
”

FRUKTOZ VE GLİKOZ ŞURUPLARI

Glikoz, meyvelerde yoğun olarak bulunan ve sanayide kristal olarak daha çok şeker pancarından elde edilen ve organizmamız için gerekli olan besin maddelerinden birisidir.

12 Şubat 2017 Pazar, 16:38

Glikoz,  meyvelerde yoğun olarak bulunan ve sanayide kristal olarak daha çok şeker pancarından elde edilen  ve organizmamız için   gerekli olan besin maddelerinden birisidir.
Fruktoz da bal,  pekmez ile dut, karpuz, elma gibi bazı meyvelerde bulunan  doğal bir şekerdir.
Mısır şurubu, mısır tanesinin içerisinde bulunan nişastanın seyreltik asitler veya bazı enzimlerin yardımıyla işlem görmesi sonucunda elde edilen bir tatlandırıcıdır.
Türkiye’de mısır şurubundan glikoz ve fruktoz şurubu elde edilmekte ve özellikle  sanayinde yogun olarak kullanılmaktadır. Mısırdan elde edilen fruktoz ve  glikoz şurubunun yukarıda bahsettiğim doğal fruktoz ve  glikoz ile ilgisi yoktur.
Glikoz şurubunun tadı fruktoz şurubuna göre daha azdır. Gıda endüstrisi yanında   kimya ve ilaç sanayinde kullanılır.
Fruktoz şurubu  oldukça tatlı bir üründür. Bu özelliğinden dolayı tek başına veya glikoz şurubu ile birlikte  gıda sektöründe  tercih edilir.
Mısır şuruplarının şeker pancarından elde edilen şekere göre daha ucuz olması ve kullanım kolaylıkları nedeniyle normal şekerin yerine kullanılmaktadır. Fruktoz şurubu içeren yiyecek ve içeçekler doyma hissini geçiktip, uzun süreli tokluk sağladığı bilinmektedir.

Fruktoz şurubunun kullanıldığı besin madderi

Fruktoz şurubu, gıda sanayinde tek başına veya glikoz şurubu ile birlikte kullanılarak  ürünlere tat vererek lezzeti arttırmak, kıvam sağlamak, bazende canlı renk oluşuma katkı nedeniyle tercih edilir. Hazır reçel ve marmelatlarda kristal oluşmasınna engel olması amacıya kullanılır.  Sakızlarda tat arttırması yanı sıra çiğnenebilirliğini arttırmakta,  spor ve enerji içeçeklerinin başlıca enerji kaynağını oluşturmaktadır. Dondurmanın pütürlü yapısını gidermekte, alkollü içeçeklere tat vermekte, nar ekşilerinde renk  koyuluğu sağlamaktadır.
Bu  özellikleri ile  ketçap, hazır çorba, toz kahve kreması, kolalarda, gazozlarda, renkli gıdalarda, poşet içerisinde satılan meyva sularında, şekerlemelerde, her türlü çikolatalarda, lokumlarda, gofret, hazır kek, puding ve özellikle tatlı unlu mamüllerde yoğun olarak  kullanılmaktadır. Bahsi geçtiği gibi  ticari amaçlı kullanılmasının başlıca iki nedeni vardır. Bunlardan birisi ucuz olması diğeri ise tat oranının yüksek olmasıdır.

Fruktozun sağlığımıza olumsuz etkileri

Besinlerle alınan fruktoz, ince bağırsaktan emildikten sonra kana geçer. Kan hücrelerinin içersinde fruktoz hızlı bir şekilde karaciğere ulaşıp burada  tutulur. Karaciğer içerisindede çeşitli biyokimyasal işlemler sonucunda özellikle başta trigliserit olmak üzere çeşitli yağ asitlerine dönüşür. Fruktozdan oluşan trigiliseritler karaciğerde çok düşük dansiteli lipoproteinlere (VLDL) dönüşerek depolanırlar. Yüksek fruktoz tüketimi karaciğer yağlanmasına neden olduğu gibi kan yağ asiti düzeyini yükselterek yağ depolanmasına ve şişmanlığa neden olur.
Son zamanlarda yapılan araştırmalarda  iştah mekanizmasındaki bazı  hormonları etkilerini arttırdığının belirlenmesiyle fruktoz kullanımıyla  obezite ile  arasında ciddi bir ilişki olduğu kanıtlanmıştır. Bu kilo artışı aynı zamanda kalp ve damar problemlerinin artmasına neden olabilir.
Metablizmaya olumsuz etkileri incelenince  başta diyabet olmak üzere bazı metabolik hastalıkların oluşmasına etken olduğu görülür.
ABD yapılan bir çok çalışmada yüksek fruktoz kullanımının pankreas kanserine yol açtığını  doğrulandı.
Fruktozun meme ve kalın bağırsak kanseriyl ilişkili olduğu yönünde bir çok makale yayınlandı.
Kanser hücrelerini beslediği bilinen bu ürünün, risk altındaki hastalarda kesinlikle tercih edilmemelidir.
Serum ürik asit seviyeside fruktoz alımıyla artmaktadır.
Son zamanlarda yapılan başka bir çalışmada ise mısır şurubu elde etmek için saklanan mısırlarda ve  mısır şurubunun depolanmasında oluşan olumsuz saklama koşullarının  glikoz ve fruktoz şuruplarınada yansıyarak bunu kullananlarda ciddi genetik  sorunlara yol açtığı saptanmıştır.
Türkiye’de ve dünyada mısır şurubu  ürünleri kullanımı yasalarla düzenlenmiştir. Yurt dışında ise bazı devletler  bunların  kullanımına sınır getirken, bazı ülkelerde ise  tamamen yasaklanmıştır.
Avrupa Birliği mısır şurubundan elde edilen ürünlerin kullanım kotasını %5 olarak belirlemiş, Türkiye’de ise bu oran Şeker Kanununa göre %10 ile sınırlandırılmıştır. Ayrıca Bakanlar Kurulu onayıyla bu oran %5 ila %15 arasında değiştirilebilmektedir. Zaman içerisinde bu oranın ilk olarak %5’e daha sonra ise daha düşük seviyelere düşürülmesinin toplum sağlığı için gerekli olduğunu düşünüyorum.

www.haberhurriyeti.com / Dr. CEM AYDEMİR

Yorum

  1. Dr Sevcan Avcı

    12 Şubat 2017 at 20:42

    Çağımız hastalıklarından metabolik sendrom ve kanserin(kolon,pancreas başta olmak üzere)gelişiminde katkısı olan beslenme konusunda, dikkat edilmesi gereken en temel konulardan, şekerli gıdalar ile ilgili olarak, alışkanlarımızı belirlerken tekrar tekrar düşünmemiz gerektiğinin altını bir kere çizdiğiniz için teşekkürler Dr Cem Aydemir

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri

mersin escort

eskişehir escort

mersin escort

mersin escort

mersin escort
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
bahis forum izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort izmir escort ataşehir escort bayan ümraniye escort kadıköy escort hd porno izle ataköy escort bakırköy escort esenyurt escort beylikdüzü escort ankara escort escort bayan ankara escort bayan sincan escort keçiören escort Ankara escort Antalya escort Pendik escort travesti porno izle antalya escort bayan mama escorts karabuk escort bartin escort artvin escort kocaeli escort kocaeli escort afyon escort aydin escort tipobet365 tempobet bahigo ankara escort escort bayan istanbul pendik escort