Son Dakika
22 Eylül 2019 Pazar
”

Fetva vereceğinize, ilimle bilimle uğraşın!

SON günlerde İslamiyet adına öylesine kendini kaptıranlar oldu ki… Laiklik ve Cumhuriyet Türkiye’sine bağlılığını inatla söyleyen ve bunu kanıtlayanlara karşı AKP yandaşlığını sergileyerek savaş verdiler…

11 Ocak 2016 Pazartesi, 12:51

okkesagaoglu_haberhurriyeti

SON günlerde İslamiyet adına öylesine kendini kaptıranlar oldu ki…
Laiklik ve Cumhuriyet Türkiye’sine bağlılığını inatla söyleyen ve bunu
kanıtlayanlara karşı AKP yandaşlığını sergileyerek savaş verdiler…
Neredeyse din ile uğraşan bazı kişiler, ehliyetsiz oldukları halde din
dersi verme alışkanlığını ellerinden bir türlü bırakmadılar.
Bunu da moda haline getirdiler.
Yani Atatürk Cumhuriyeti’nin laik ve özgürlük adına kurulmuş olan
Türkiye Cumhuriyeti’nin din ve siyaseti birbirine karıştırmama
politikasına inatla Diyanet İşleri Başkanlığı’nın saçma sapan ve
insanın tüylerini diken diken eden açıklamaları insanı hem dinden
soğutuyor, hem de ülkesinin geleceğinden korkutuyordu.
Sonuç olarak da ortaya öylesine iğrenç bir laf atıldı ki, fetva adına
yapılan akıl dışı söylemler, Türk milletinin hiç karşılaşmadığı ve
alışmadığı… Hatta din kültürüne asla uymayan ifadeler duymaya
başladı.
Buna hemencecik bir suçlu bulunarak pratik zekayı üretmeye çalışan
siyasi kanat da, kendi açısından ortaya atmaya çalıştığı bazı karşıt
sözleri Atatürk’e karşı söyledikleri için… Diyanet İşleri
Başkanlığı’nı hemen koruma ve savunma mekanizmasına dönüşüverdiler.
Oysa Kur’an-ı Kerim’deki açıklamalar, Allah’ın Yaradan’ın, Tanrı’nın,
Yoktan Var Edenin ve Rabbinin yüceliğini kanıtlayan ifadelerin peşine
düşülseydi… Ne bugün bu kadar sapıkça ve ahlak dışı açıklamalar
yapılırdı… Ne de Türk milletinin alışmadığı ve duymadığı bu
söylemler milletin beynine küfür gibi işlemezdi.
Ama ne yazık ki bugün, hiç istenmeyen sözleri Diyanet İşleri
Başkanlığı’ndan üzülerek duyuyoruz.
Neden üzülüyoruz biliyor musunuz?..
Diyanet İşleri Başkanlığı’nı laiklik ve Cumhuriyet Türkiye’sinin en
güzel makamı olarak kurmuş olan Atatürk’ün emeği olduğu için
üzülüyoruz.
Ama gelin görün ki bugünkü Diyanet, ne Atatürk’ün ve anılarından
oluşan muhteşem savaşlarını ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmasını
destanlaştıran geçmişini camilerde dualarda geçiriyor… Ne de
Atatürk’ün manevi şahsiyetini korumak açısından adını bile anmıyor.
Sadece iktidar partisinin siyasi düşünce zeminine uygun adım yürümek
için elinden geldiğince Atatürk karşıtlığını devam ettiriyor.
Zaten bütün rahatsızlıkları da sırf bu yüzden kaynaklanmıyor mu?..
Oysa o hiç beğenmedikleri ve kuruculuklarını yaptığı Atatürk, Kur’an-ı
Kerim’i Türkçeleştiren ve Türk milletini Arapça kelimeler arasında
bilinçsizce dinine inanmasının cahilliğini bitiren bir kişiydi.
Ayrıca dini konuda Türk milletinin aydınlanmasını büyük bir dini
devrimle gerçekleştiren yüce Atatürk’ün, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın
bu hallerden kurtarılmasını ve milletin; halife sultanlığının baskıcı
rejiminden kurtarmak için devrim yaptığını ne çabuk da unutuluverdi.
Bugünkü Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye’yi fetvalar ülkesi haline
getirmeye çalıştı ama yanıldı. Ve bu büyük yanılgının ispatını kendi
kendine (maalesef) yapıverdi.
Oysa Diyanet İşleri, Kur’an-ı Kerim’den yola çıkarak bugünkü yanlış
ifadeleri hemen bırakıp… Yolunu Türk milletinin aydınlanması ve
okuması yönünde kullanmalıydı.
Çünkü Kur’an-ı Kerim’in biz insanoğluna ilk emri nedir?..
Alak Suresi’dir.
Ne diyor Alak Suresi?:
– “İkra – Oku”!
Seni yaradan Rabbinin adıyla!
O, seni kan pıhtısından yarattı.
Oku! Kerim olan Rabbin sana bilmediğini kalem ile öğretti” diyor ve
devam ediyor.
Yani burada söylenen odur ki, insanlar okusun, bilim ve ilimle
okumanın ve devletine hizmet etmenin yüceliğine erişsin… İnsanlığa
faydası olsun.
Bizim dinci düşünceliler bunu nasıl anlıyor?..
– “Kur’an-ı Kerim’i oku ve onun dışında başka bir şey okuma. Yoksa
çarpılırsın…”
Oysa Kur’an-ı Kerim, insanlığa insanlığı öğretmeye çalışan…
Zalimin… İnsanları ezenin… Kötülükleri amaç edinenlerin peşine
düşme… Aksine ilimi ve bilimi oku. Halkına ve devletine emeğin
olsun. Hiç kimseye kötü ve kem gözle bakma. Kimseyi ezmeye çalışma.
Baskıcı olma. Olanlara da fırsat verme.
Kur’an-ı Kerim biz insanlara bunu emrediyor.
Bunun tam aksini ispat etmeye çalışanlar, işte bugün Diyanet’in
açıklamasıyla beyninden vurulmuşa dönüverdi.
Eğer dinciliği amaç edinenler, “Hayır kardeşim, Allah oku dediyse, bu
sadece Kur’an-ı Kerim içindir” diye bir çıkış yaparsa biz de ona aynen
şunu söyleriz:
1– “Acaba Kur’an-ı Kerim’de mi yazıyor arabanın elektronik ateşleme sistemi?..”
2– “Doktorların merceklerle ve olağünüstü teçzihatlarla ameliyatlara
girişlerinin bilim ve ilimi Kur’an-ı Kerim’de mi yazıyor?..”
3– “Aya çıkanlar, yıldızları inceleyenler ve bunları fizik
kanunlarıyla açıklamaya çalışanlar, sadece ve sadece Kur’an-ı
Kerim’den mi aldılar?..”
Tabii ki hayır.
Eğer “Sadece Kur’an-ı Kerim’den aldılar” diye inatla savunanlar
olursa… O halde Müslüman olmayan ülkeler ve ilim ve bilim dalında
her gün ayrı buluşla insanlığa büyük hizmetleri olan toplumlar da mı
Kur’an-ı Kerim okuyor?..
Elbette okumuyor.
Onların dini başka ama ilim ve bilim dalında büyük atılımlar yaparak
ülkelerine para üstüne para kazandırıyor.
Biz ne yapıyoruz?..
Ne bilim… Ne ilim… Ne de başka şeylerde uzay çağını
yakalayamamışız. Sadece her şeyi satın alma kolaylığına giderek
ülkemizin bütün gelirini ithalat üzerine kurduğumuz için Türkiye’mizi
üretemeyen… Aksine tüketen bir topluma dünüştürmüşüz. Bunu da
Kur’an-ı Kerim’e dayamaya çalışan ve her şeyi dini konuya indirgeyerek
Atatürk Cumhuriyeti’ni yıkmaya çalışanlar, maalesef bize bugünleri
yaşatmakta.
Ey Diyanet, ladesin haramlığıyla değil, ilimin ve bilimin okullara
getirilmesiyle uğraş…
Elele tutuşmanın haramlığıyla değil, sevginin ve aşkın yüceliğin genç
toplumlar üzerindeki kutsal etkinin güzelliğinin yayılmasıyla uğraş…
Miting alanlarında sesinin kesilmemesi için ezanın saatlerinin
değiştirilerek okutulmamasındaki siyasi gücün baskıcı eğilimiyle
uğraş…
Arap harfleriyle Türk toplumunun yok olmasına göz yumacağınıza, aksine
Atatürk’ün din ve siyasetin ayrı ayrı işler olduğunu ve zamanında
böylesi güzelliklerle, büyük devrimlerle modern bir toplum yarattığını
anlamayanlarla uğraş…
Aslında uğraşacağınız o kadar çok mesele var ki…
Bunların hepsi Türk toplumu için kutsal görevlerdir.
Ama bugünkü Diyanet İşleri ne yapıyor?..
Fetva kültürüne özenmiş, almış başını gidiyor.
Derhal bundan kurtularak (veya sizleri bu konuda kim sıkıştırıyorsa)
onlardan kurtularak hem Diyanet’i ve hem de Türk milletini refaha
eriştirmenin yollarını arayın.
Yok bunlar yapılmazsa ve inatla Atatürk’e karşı Türk toplumunu ve
Ata’yı karşınıza alırsanız, bugün ne Güneydoğu Anadolu’nun akan kanını
görürsünüz… Ne de Türkiye Cumhuriyeti’nin nimetlerinin farkında
olursunuz.
Ne diyelim?..
Allah akıl fikir versin.

www.haberhurriyeti.com / ÖKKEŞ AĞAOĞLU

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


mersin escort

eskişehir escort

mersin escort

mersin escort

mersin escort
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
bahis forum izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort izmir escort ataşehir escort bayan ümraniye escort kadıköy escort hd porno izle ataköy escort bakırköy escort esenyurt escort travesti porno izle beylikdüzü escort ankara escort escort bayan ankara escort bayan sincan escort keçiören escort Ankara escort Antalya escort ankara escort pendik escort