Son Dakika
17 Kasım 2018 Cumartesi

 Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

06 Eylül 2018 Perşembe, 07:58

KEDİ

 Farklıdır benim memleketim…(2)

 

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır.

Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

 

Birazdan dünyanın en gizemli, güzel ve müthiş  ülkesine adımınızı atacaksınız.

Bu ülkenin halkı çok sevecen, sıcak, insansever, konuksever ama ne yazık ki  çoğunluğu “hayvansever” değil.

Bu ülkenin çoğunluk  insanları, yolda yürürken sendeleyen yaşlı biri için her türlü fedakarlığı yapar, gerektiğinde onu omuzlarında taşır ama bir kısım insanlar ise arabanın altında kalmış yaralı  köpeği veya can çekişmekte olan bir kediyi görünce arkasını döner, insanın adeta kanını dondurur.

Bu ülkenin insanları, bayramlarda fakirlere, ihtiyacı olanlara, yoksul ve kimsesizlere çuval dolusu para akıtır, kurban bayramlarında yardım kuruluşlarına ayni ve nakdi  destek yağdırır, ancak hayvanlara barınak yapılsın diye kapı kapı dolaşanlara ise zırnık koklatmaz.

“Camiye yardım” için kapı kapı dolaşırken “huşu” içindedir, yüzünde “nurani” bir ifade hakimdir, oysa dininin emrettiği ve Peygamberimiz Hz. Muhammed’in çok önem verdiği ve sevdiği bilinen canlıların başında gelen kediler için söylediği  “hayvanları, canlıları seviniz, onları koruyunuz” uyarısını gözardı eder. Bir kısmı da kedi konusu açıldığında “ Haa evet, Paygamberimiz kedinin uyandırılmasına bile izin vermemiştir” der yavuz hırsız misali.

Özelde halkımız genelde hayvan sever değildir.

Hatta çoğunluğu hayvan “savar”dır…

Aralarında çok duyarlı  insanlar  vardır elbette.

“Eser” miktarda…

Bu ülkenin ana parçası, aynı zamanda dev gibi eski  bir imparatorluğun,  üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımadasıdır.

Paramparça hale getirilmiş en büyük imparatorluklardan birinin son kalesidir.

Üç tarafı denizlerle çevrili.

Ancak…

Dört yanı düşmanlarla  (!) dolu.

Halkı için “son kale” sayılan bu ülkenin insanları, yönetenlerin “Dört bir yanımız diktatörler ve despotlarla çevrili, oysa, demokrasi sadece bizde var. Ne mutlu bize” sözleriyle uyutulmuştur.

Üst komşusundan  “Bu kış kuzeyden komünizm gelebilir” cümlesiyle korkutulmuş.

Üstelik bu cümle, tam 70 yıl tekrarlanmış.

70 yıl geçmiş, bir türlü gelmemiş bu ülkeye komünizm-momünizm.

Veya gelememiş.

Aksine kuzeydeki komünist sistem arıza yapmış ve koskoca Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği yani  “Moskof  İmparatorluğu” (!) parçalanmış, dağılmış.

Velhasıl bu ülkenin insanları bir asıra yakın süre sindirilmiş, korkutulmuş ve uyutulmuş…

Gelelim şimdi de bu ana kara parçası içindeki minik federatif devletimize.

Anavatan içindeki küçük, hatta  ufacık-tefecik, bağımsız yapıya…

Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır.

Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı.

Kediler dünyası burası.

Burasının bir de bayrağı var.

Patitan bayrağı dört renkten oluşmaktadır…

Kedilerin renklerinden yani..

Pamuk beyazı.. .

Tekir kurşunisi…

Sarman sarısı.. .

Karambo karası…

“Bayrakta, kara, siyah renk olur mu” demeyin.

“Aman ha dikkat et, şimdi buradan karakedi geçti” denilerek bu hayvanın “uğursuzluk” getirdiği vurgulanmaya çalışılan bir anlayıştan geliyoruz ne de olsa..

Hatta “aramıza karakedi girdi”denilerek iki kişinin arasının bozulmasına dayanak yapılmak istenmiştir çoğu zaman.

Siyah rengin uğursuz olmadığı kanıtlanmak için bayrakta kullanıldığı apaçık ortadadır. Aksine uğurlu bir renk sayılır Patitan ahalisi için.

Kedi inanışlarına göre “şans getiren” bir hayvandır kara kedi üstelik.

Federatif  Patitanın dört renkli bayrağı, bağlı olduğu anavatanın başkentindeki 864 rakımlı tepesinde dalgalanmaktadır.

Aslında Çankaya Tepesindeki Büyük Kurtarıcı ve Devlet KurucusuAtatürk‘ün bu dünyadan ayrılana kadar kaldığı Çankaya Köşkü‘ün denizden yüksekliği nedense kesinleştirilememiştir.  Bu köşkte oturan 10. Cumhurbaşkanına kadar geçen dönemlerde, konuma 864 metre yükseklik (uygun) görülmüş, 11. Cumhurbaşkanı döneminde ise nedense 1071 metre olmuştur. Dönemin cumhurbaşkanı Abdullah Gül, köşk yüksekliğini hangi amaçla bilinmez ama yetkililere güya ölçtürmüş, sonucu ise „Ne büyük tesadüftür ki Alpaslan’ın Malazgirt Savaşını kazandığı tarihe denk gelmiştir.Yani 1071 metre olarak ölçülmüştür“diyerek, kendine göre tartışmaya noktayı koymuştur.

Daha sonra ise Köşk terkedilmiş, Saray’a bir başka benzetmeyle Külliye denilen 1000’den fazla odası olan mekana taşınılmıştır.

Federatif  Patitan halkı, işte bu terkedilen Çankaya Köşküne 100 metre uzakta yaşamaktadır.

Cumhurbaşkanının köşkü  binlerce metrekare bir alanı kapsamaktadır.. Patitan’ın federatif minik devletinin alanı  ise sadece 3 bin metrekare.

Hatta dünyanın en küçük federatif yapısı da denebilir Patitan için.

Artık dünyanın çözümlenemeyen sorunlarını bir kenara atma zamanı.

Artık bu evrendeki olayların etkisinden sıyrılma anı…

Kafanızı boşaltın, dertlerinizi en üst rafa kaldırın.

Hatta  kederlerinizin, acılarınızın varsa çilelerinizin tümünü küçük özel ve gizli çekmecelerinize yerleştirin ve  kilitleyin.

Gelin şimdi, daha fazla meraklandırmadan Patitan’a doğru yol alalım.

Bakalım bu küçük ama  harika kediler dünyasında neler olmuş?

Neler yaşanmış?

Hep birlikte görelim…

(Devam edecek)

www.haberhurriyeti.com / SEZAİ BAYAR

BİRİNCİ BÖLÜMÜ AŞAĞIDAKİ LİNKTEN OKUYABİLİRSİNİZ

https://www.haberhurriyeti.com/hayvan-sevgisi-meger-bulasiciymis1-227428.html

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO