Son Dakika
18 Temmuz 2019 Perşembe

Esas Süleyman Şah’lar Soma’da yatıyor…

Dün Soma madeninde meydana gelen kazanın üzerinden tam bir yıl geçti. Bu bir yıl içinde ölen madenci eşlerine çok şeyler yapılabilirdi. Ne yazık ki bir şey yapılmadı. Sadece mezarları mermer yapmakla olmuyor beyler.

14 Mayıs 2015 Perşembe, 16:30

okkesagaoglu_haberhurriyeti

Dün Soma madeninde meydana gelen kazanın üzerinden tam bir yıl geçti.
Bu bir yıl içinde ölen madenci eşlerine çok şeyler yapılabilirdi. Ne
yazık ki bir şey yapılmadı. Sadece mezarları mermer yapmakla olmuyor
beyler. Geride kalan insanlar mezarların mermerini mi yiyecek?..
Acaba Maliye Bakanı bunu kendine soruyor mu?..
Dünkü Soma töreninde olanları biz söyleyelim:
– “Şimdi seçim yaklaştığı için vekil adayları Soma madenine hücum
etmişlerdi. Somalı acılı ailelerle konuşmaya çalışıyorlardı. Ama
nedense siyaset yapar gibi de ellerine mikrofonu alıp konuşma
yapmaktan eksik kalmıyorlardı… Bunu fotoğraflayan gazetelerde ve web
sitelerinde mutlaka herkes görmüştür…”
Ama nedense anma törenlerine katılanların, Somalı ailelerin siyasi
durumlarından çok, maddi sorunları üzerine eğilmeyi unutmuşa
benziyorlardı.
Bunu neden söylüyoruz?..
Dün Soma’daki cenazeler için yapılan anma töreninde gerginlikler
yaşandığı için söylüyoruz. Bu gerginiklerin yeri hem yanlıştı, hem de
acılı ailelerin durumunu düşünerek siyasetten uzak kalınmalıydı. Maddi
diyoruz çünkü, büyük sorunları var. Manevi diyoruz çünkü, maddi
ihtiyaçlarını karşılayacaksın ki, maneviyatlarını daha iyi yaşasınlar.
Bunu yapabildiler mi?..
Yapamadılar…
Neden biliyor musunuz?..
1– Somalılar halâ aç.
2– Soma’da hayatlarını kaybeden bir kısım madencinin tazminatları dahi ödenmedi.
3– İşveren tam 2 bin 831 kişiyi işten çıkardı. Ayrıca tazminatları
ödenmeyen madencilerin sayısının tam 3 bine ulaştığı resmi rakamlar
tarafından söyleniyor.
4– Türkiye Maden-İş Sendikası Başkanı Nurettin Akçul, “Uyar
Madencilik’te işten çıkarılan toplam 400 işçinin de tazminatları
ödenmemiş oldu” demekte.
Ayrıca, 41 milyon 84 bin lira tazminat alacakları olduğu bugünlerde
Somalı madencilerin geride kalan aileleri için neden kimse bir şey
söylemiyor?..
Düşünün…
Üzerinden tam bir yıl geçti. Ama ne devlet tarafından bir açıklama
yapıldı… Ne de iktidar, bu konuda daha yapıcı olacağını söyledi.
Başkan Akçul, bakın bu konuda neler demişti:
– “Bu devlet için çok büyük bir rakam değil. Devlet nerelere neler
ödüyor. Ancak işçilerin tazminatları verilmiyor.  TKİ, sürecin geriye
işleyeceği, Uyar Madencilik’ten çıkarılanlara da tazminat verileceği
gerekçesiyle Soma’da işçilerin tazminatlarını ödemiyor. Kamu İhale
Kanunu’na Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet
Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının
Ödenmesi Hakkında Yönetmelik gereğince asıl sorumlunun TKİ olduğunu,
tazminatların da devlet tarafından ödenmesi gerekiyor.”
Bu kadar acı varken… Bir de halâ bitmeyen alacak davası olan Somalı
ailelerin doğan hakları verilmemişken… Tam da bunun üstüne kürsüye
çıkıp, “Şehitlerimizin ailelerine gerekli yardımı, desteği verdik”
demek ne derece adil?..
Tabii Somalı acılı ailelerin duruma isyanı şu şekilde de devam etti:
– “Burası  siyaset yapılacak yer değil. Biz acımızla yanıp
tutuşuyoruz. Siz buraya gelip siyaset yapıyorsunuz. Defolun gidin
buradan. Bizi yalnız bırakın…“
Yani, Soma’daki anma töreninde siyasetçilerin hepsi Somalı halktan
nasibini aldı. Somalı aileleri kimse suçlamasın. Hatta onların
acılarını hafifletmek için sussunlar. Ve kendi kendilerine, “301 ölü
ne demek?… Bu kadar büyük acının karşısında yardım ettik diye bir
ifade kullanmak, onları daha da sinirlendirir” diyerek özeleştiri
yapılmalıydı.
Kim yapıyor?..
Türkiye Maden-İş Sendikası Başkanı Nurettin Akçul yapıyor.
Kim dinliyor?..
Devlet dinliyor…
Peki devlet orada mı?..
Hayır.
Zaten devlet orada olsaydı, ölen madencilerin eşleri, çocukları, anne
-babaları biraz olsun haklarını alabilmek için seslenmiş olacaktı.
Seslenebildi mi?.
Hayır.

ÖLMEYEN MADENCİNİN ÇOCUĞUNA DAHİ
OYUNCAK VERİLMEYEREK FARKLI GÖZLE BAKILIYOR…

Ayrıca, ölmeyen madenciler de çocuklarıyla dertleniyorlar. Ölen
madencilerin çocuklarına oyuncak verilirken, ölmeyen madenci
çocuklarına oyuncak vermemek ayıp değil mi?..
Neden biliyor musunuz?..
Siyasi partiler miting alanlarında binlerce oyuncağı rahatlıkla
çocuklara dağıtıyor. Ama ölmeyen madenci çocukların durumuna gelince,
bir ayrım yapılıyor. Hiç böylesi nazik bir durumu fark eden yok mu?..
Kimisi diyor ki:
– “Soma kutlamalarında devlet nerede?..”
Biz de diyoruz ki, devleti işleten iktidar. Onu temsil eden yine
iktidar. O halde iktidar partisi, Somalı acılı ailelere neden
tazminatların ödenmesi için bir tarih ver(e)miyor?..

DAVUTOĞLU, SURİYE’DEKİ TÜRBEYİ ZİYARET EDİP
TÜRKİYE’YE GELDİĞİNDE,
“SİZE SÜLEYMAN ŞAH’TAN SELAM GETİRDİM” DİYOR…

Burada Sayın Davutoğlu’na çok büyük görevler düşüyor. Bir defa, Doğu
ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki mitinglerde halkımıza hayali
konuşmalar yaparak insanları gerçekçilikten uzakta tutmamalıdır.
Süleyman Şah Türbesi, daha önce kendi yerindeyken neden bu gücünüzü
konuşturmadınız dememiz gerekmiyor mu?..
Ayrıca, Adana mitingde bakın ne diyor:
– “Size, Osman Gazi’nin dedesi Süleman Şah’tan selam getirdim.”
Selam getirdiniz de ne oldu Sayın Başbakan?..
Ortadoğu politikanız tam manasıyla çöktü. Bölgemde çok güçlüyüm
diyorsanız (Ki diyorsunuz) o halde Suriye’deki kırmızı hattımıza ne
oldu?..Tampon bölgeme ne oldu?..
Kandil’e bile Amerika’dan izinsiz gidemiyorsunuz.
Ayrıca Suriye’ye girme gibi niyetimiz yok derken, neden Genelkurmay
Başkanı aniden rahatsızlandı?..
Önümüzdeki YAŞ kararlarına kadar epey şeylerin değişeceği belli…
Bakalım Türk Silahlı Kuvvetleri ülkenin savunması için neler
yapacak?..

MİTİNGİ BİR DE SOMA’DA YAPSANIZ OLMAZ MI SAYIN BAŞBAKAN?..

Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğusu Allah’a emanet edilmişken… Açılım
politikasının mayası burada tutmamışken… Kürt oylarıyla Türk oyları
birbirine karıştırılmışken… Sınır güvenliği terörist tehditleri
altında her an bir çatışmaya gebe kalabilirken… Muhalefetin
uyarıları sanki savaş senaryosu gibi halka karşı yanlış anlatımlarla
eleştirileri bir bir sıralarken… Süleyman Şah Türbesi’ni o bölgeye
taşımakla ne bunları yenebildiniz… Ne de siyasi duruşunuza güvenli
bir yol çizdiğinizi halkınıza açıklayabildiniz.
Ama Süleyman Şah Türbesi’nin en çok duyulacağı yerin Soma olacağını unutmayın.
Neden mi?..
Sizin esas Süleyman Şah’larınız Soma’da yatıyor. Bu insanlar sizin
insanlarınız. Bu kadar mesafeli durmayın Sayın Başbakan. Somalı ölen
madencilerin en doğal haklarını almaları için bir çare yaratmalısınız
ve devletin birimlerini harekete geçirmelisiniz.
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sizsiniz. Sizin böylesi acılı
olayları unutarak o bölgeye sırtınızı dönerseniz, bu çok acı olur.
Sizden beklenen, ölen insanlarımızın geride kalan ailelerine Hızır
gibi yetişmek ve sorunlarına çare bulmaktır.
Ayrıca…
CHP’ye ve MHP’ye çatacağınıza, Soma’da geride kalan ailelere bakmayı
devlet görevi olarak kabul etmelisiniz. Yoksa “Süleyman Şah
Türbesi’nden selam getirdim” diyerek sırtınızı Somalıya dönmeniz büyük
bir haksızlıktır.

SAYIN DAVUTOĞLU, SİZE BİR ÖNERİMİZ OLACAK…

Soma’ya gidin. Orası da sizin topraklarınız değil mi?..
Soma’ya gitmeden önce devletin birimlerini hareketlendirin. Acılı
ailelere yerinde seslenerek, “Size Somalı madencilerden selam
getirdim” diyerek onları da bir hoş edin.
Bunu neden yap(a)mıyorsunuz?..
Yoksa devetin kasası tam-takır mı?..
Kılıçdaroğlu’na, Isparta mitinginde “Hazine’nin kasasını doldurduk.
Şimdi ona göz dikiyor. Biz onu sana bırakır mıyız?…” derken, bu
ifade Somalı ailelere biraz haksızlık olmuyor mu?..
Aynı şekilde Bahçeli’ye de, “Hakaret eden Bahçeli’ye ders vereceğim.
Hakkâri’deki al bayrak benim şerefimdir. Onu AKP dalgalandırıyor.
Diyarbakır’daki bayrağı AKP dalgalandırıyor…” diyeceğinize… Sınır
karakolllarını tekrar kurarak, orada Türk bayrağını dalgalandırmanız
gerekmiyor mu?..
Madem öyle Sayın Davutoğlu, Soma’ya giderek dolan Hazine’nizden neden
mağdur olan insanların haklarını vermiyorsunuz?..
Bu çok mu zor?..
Soma’ya giderek, ölen madencilerin eşlerine ve anne - babalarına
“Süleyman Şah Türbesi’nden size selam getirdim” demek pek karın
doyurmuyor. Orada, çok acı olaylar yaşanıyor ve aileler devlete küsmüş
vaziyette acılarını yüreklerine gömüyor.
Başbakanlık kolay değildir. Sorumluluklarınız var. Türkiye’nin her
yöresinde meydana gelen haksızlığa karşı sorumlusunuz.
Bir zahmet Soma’ya gidin… Gidin ve acıyı yerinde görün. Öyle
Süleyman Şah Türbesi’yle hayal ürünü anlatım tarzları Somalı’nın
acısını hafifletmez. Siz bugünkü Süleyman Şahları Soma’da
göreceksiniz.
Hatta görmelisiniz.

www.haberhurriyeti.com / ÖKKEŞ AĞAOĞLU

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz