Son Dakika
24 Mayıs 2019 Cuma
23 Mayıs 2014 Cuma, 22:11
İbrahim IRMAK
İbrahim IRMAK iirmak@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

Engelliler için çağrı

DÖNÜŞÜM ÇAĞRISI

Sevgiye… İlgiye hasret özürlü çocuklarımız tutun elimizden, dokunun kalbimize diye çağrı yapıp, ”Gelin görün neler yapabileceğimizi… Sizin çöpe attıklarınızdan neler ürettiğimizi” diyor.
5 Haziran Dünya Çevre Günü.
İki hafta var daha Çevre Günü’nü kutlamaya.
Ama ben size iki hafta önceden duyuru yapayım istedim.
Nedeni… 6 Haziran’da İzmir Fuar Açıkhava Tiyatrosu’nda yapılacak olan “ Hayata Engelsiz Renkli Dönüşümle” projesi.
***
Ege Tüm Engelliler Çevre, Kültür ve İşletme Kooperatifi (EGETEKO) toplumsal farkındalık için defile düzenliyor.
Ambalaj atıklarından, kâğıtlardan, poşetlerden, CD’lerden, ürettikleri elbiseleri sunmak istiyor.
Kısaca zihinsel, ruhsal ve bedensel engellilerin neler yapabileceğini topluma göstermeyi arzuluyor.
Amaçları çok kutsal.
Atık diye çöpe fırlattığımız materyallerin hepsinin bir değer olduğunu bunların geri dönüşümle kazanılabileceğini göstermek.
Ve ülkemizde toplumsal sorun gibi duran engellilerin aslında büyük çoğunluğunun üretim yapabildiğini ispatlamak.
Bunun için durmadan, ama sabırla çalışıyorlar.
En çok çalışan da EGETEKO Başkanı Tülay Yenice.
Başkan Yenice, engellilerin toplumsal yük olarak görülmemesini, öğrenen, üreten ve kazanan bireyler olarak yetiştirilmesini öneriyor.
Bunun için yola çıkmış Yenice, “Aileye bağımlı yaşamak zorunda olan, bu nedenle özgüven eksikliği yaşayan engelli çocukların kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlayacağız” diyor.
Bu kolay mı?… Elbette zor….
Hatta, çok zor.
Başkan Yenice umutlu, “Toplumsal duyarlılık taşıyan herkes bize destek verecek. Belediyeler, kamu kurum ve kuruluşları bizim yanımızda yer alacak” diyor.
Ben de umutluyum. İzmir öncüdür. Hayırsever İzmirliler, engellilerin üretim yapacağı, para ve özgüven kazanacağı projelere destek verir.

***

Acı var mı acı?

Reha muhtar haber programının en can alıcı yerinde soruyordu canıyla cebelleşen mağdura.
“Acı var mı acı?”
Var… Sevgili Reha Muhtar.
Çile çeken halkım canına dişine taktığı için sesi çıkmıyor.
Onların yerine ben cevap vereyim.
Çok büyük acı var…
Üstelik ekranlardan İzmirli Gazeteci Fatih Portakal’dan başka acıları soran yok artık.
Acıların koordinatını sorarsanız bana…
Eylem boylam yazmayayım izin verirseniz.
Tek bir yerde değil acı… Bir çok yerde…
İzmir’de, Türkiye’de şu günlerde en çok acı çekenler otistik ve zihinsel engelli aileleri.
***
“Bir yanlışlık var” diyorlar.
Bize göre hem de büyük bir yanlışlık.
İzmir Örnekköy’de, sayıları Türkiye’de sadece 8 olan bir tesis var.
Dünyaya örnek olan bu tesisin adı, İş Eğitim Merkezi.
Otistik ve zihinsel engelli gençler, evlerden alınıp, merkeze götürülüyor.
Burada rehber öğretmenlere emanet ediliyor.
Sağlık memurlarının gözetiminde ilaçlarını düzenli alıyor.
İş Eğitim Merkezi’ne gelen engelli gençler, sürekli eğitim alıyor.
Mobilya, dekarasyon, galoş yapımı, dokuma, seracılık, hayvan bakımı gibi işleri öğreniyor.
Dahası evlerde oturunca büyük bir sorun olan bu gençler, üretiyor.
Az da olsa hem memlekete, hem de ailelere ekonomik katkı sağlıyor.
Çalışmanın verdiği mutlulukla bu gençler sosyalleşiyor.
Arkadaşlarıyla kaynaşıp, şakalaşıp sakinleşiyor.
Otistik veya zihinsel engelli bu gençler buralarda mutlu, aileler huzurlu.
Sebep: Çocuklar güvenli ellerde.
***
İşte “Sosyal devlet böyle olunur” dedirtiyor değil mi?
Yıllardır tıkır tıkır işleyen bu düzen 17 Eylül 2012 günü bozuldu.
Bozan karar da Resmi Gazete’de yayınlanıp uygulamaya konuldu.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre 23 yaşından gün alan otistik ve zihinsel engelli çocuklar, bu okullardan uzaklaştırıldı.
Sadece Örnekköy’deki merkezden uzaklaştırılanların sayısı 150.
Okul yönetimi diyor ki, “Yönetmelik böyle. Biz size artık eğitim veremeyiz. Halk Eğitim Merkezi’ne gidin, istediğiniz bölümü seçin.”
Öğrenciler ağlıyor, velilerin ise iki gözü iki çeşme.
Halk Eğitim Merkezleri’nde bu çocuklar nasıl eğitim alır. Bunların durumu çok özel” diyor.
Halk eğitimlerde okul servisleri, sağlık görevlileri yok. Bunları buralara getirip götürmek için
ailelerin de onlarla birlikte gidip gelmesi gerekiyor” diyor.
Ruhi durumları zaten bozuk olan bu çocuklarımıza, iktidar, “Delirin” diyor.
Uygulamayla sinirleri tepelerine çıkan veliler, “Sadece çocuklar değil, bizi de gözden çıkarıp
hayatımızı karartıyorlar” diye feryat ediyor. Cumhurbaşkanı dahil herkese çağrı yapıyor:
“İş Eğitim Merkezleri, aksayan yanları olmasına rağmen, otistik ve zihinsel engelli çocuklar için ideal yerler. Sürekli eğitim alması gereken bu çocukları 23 yaşından sonra Halk Eğitim Merkezleri’ne gönderirseniz inanılmaz sorunlarla karşılaşılır. Lütfen bu çocuklarımızı kapı dışarı etmeyin”.
***
Bu sesi ilgililer duyar mı dersiniz?
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,.
Etkin, yetkin ve karar vericiler, valiler, belediye başkanları bu sorunu duyar mı acaba?
***
Duyan olmazsa eğer, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e twitter üzerinden duyurabilir miyiz sevgili okuyucular… Ne dersiniz?
Haydi İzmirliler, yine öncü olalım.
Bu sosyal sorunu hep birlikte çözelim.

İBRAHİM IRMAK

****
AYNI TAS AYNI HAMAM

Bu yazıyı 19 Eylül 2012’de o zamanlar görev aldığım 9 Eylül Gazetesi’nde yazmıştım.
Aradan tam 20 ay geçti.
O çocukları önce kapı dışarı ettiler.
Halk eğitimlerde kursa gitsin dediler.
Tepkiler üzerine çocukları okula alır gibi yaptılar.
Servis sorunu çıktı.
Veliler aylarca uğraştı.
23 yaş üstü birçok genç okulu bıraktı.
Evlere kapandılar.
Aileleriyle aralarında büyük problemler çıktı.
Sürekli eğitim alırken üretim yapmanın keyfini yaşayan, özgüvenleri artan ve toplumla uyumlu olan bu çocuklar okuldan, arkadaşlarından kopunca bunalıma girdi.
Velilerle Milli Eğitim İzmir İl müdürleri arasında yapılan toplantılarda bin bir söz verildi.
En son valilikte yapılan toplantıda 23 yaş üstü zihinsel engelliler için 2 yeni okul açılması kararlaştırıldı.
Herkes çığlık atıp sevindi. Ancak 6 aydır hala çivi bile çakılmadı.
Koskoca İzmir’de Valilik ile Bütünşehir arasında çekişme nedeni olan Özel İdare mülklerinden bir kısmı, engelliler için ayrılamaz mı?
Hem belediyelerin, hem de devletin görevi olan engellilerin sürekli eğitim sorunu kolayca çözüme kavuşturalamaz mı?
O zaman, hem engelliler, hem aileler, hem de tüm toplum mutlu ve huzurlu olmaz mı?

İbrahim Irmak

****
ÇEVRECİLERE ÇAĞRI
Çevre konusunda her türlü ihbarı, duyarsızlıkları, çalışmaları ve resimleri iletebilirsiniz. Tabii
güzellikleri de..
İbrahim IRMAK: Tel: 0533 414 24 57
Mail: cevreciiirmak@hotmail.com

Layout 1

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri