Son Dakika
24 Ekim 2019 Perşembe
”

Emperyalistler terörün ırkını da, dinini de belirlemiş!..

Batılıların, daha doğrusu kapitalist emperyalist güçlerin elinde maşa gibi bir ordan buraya, bir şurdan oraya savurdukları terör örgütlerinin hepsi de Müslüman’dır.

26 Ekim 2015 Pazartesi, 12:55

okkesagaoglu_haberhurriyeti
İSLAM dini dünyanın en modern dinidir diye övünüp dururuz. Arkasından
da “Sen niye oruç tutmuyorsun?” diye kavga edenleri… Normal bir
günde elinde içki şişesiyle sokakta yürüyenin dayak yemesini… Açık
havada bile sigara içenin azar işittiğini… Arabasıyla yolda
giderken, diğerinin kendisine yol vermediğinde yaka paça birbirini
boğazlayanı… Hatta ve hatta imam hatip okullarına gitmeyeni Müslüman
saymayan kafaların bu dünyada yaşadıklarına hepimiz şahit oluyoruz.
Özgürlüğü savunan inançlı kişiler, diğerini ikna edene kadar akla
karayı seçer ama nedense yine de inandıramaz.
Neden?..
Kafa sabittir. Bir tek şey düşünür. O düşündüğünün dışında, dışardan
aklına girecek herhangi bir bilgiyi asla kabullenmez. Kabul ettireni
de Müslüman saymaz.
Nedense bu kafalar bugünlerde çoğaldı.
Nasıl çoğalmasın ki…
Cihad diye yola çıkanlar, kendini Allah’ın kılıcı gibi hissediyor ve
önüne gelenin kellesini kesiyor.
Neymiş?..
Cihad ediyormuş…
Yani, Allah yolunda savaşıyormuş…
Yahu karşında kellesini kestiğin (veya kesmek istediğin) insan,
Müslüman değil mi?.. O da “Cihad edeyim de Allah’ın kılıcı olayım”
diye sana saldırırsa ve bunun adına da Müslümanlık denirse olur mu?..
Örneğin Suriye’yi ele alalım.
Amerika aç kurt gibi bu bölgeye saldırdı ve kan emici yarasa gibi
dilini dışarı çıkarmış, yalanıp duruyor.
Neden?..
Ortadoğu karışsın ki amacıma ulaşayım diye…
Peki Amerika burada neyi amaçlıyor?..
Tabii ki terör örgütlerinin birbirini kırmalarını…
Peki “Ortadoğu’da yuvalanan terör örgütlerinin dini nedir?” diye hiç
kendi kendimize soruyor muyuz?..
Hayır.
Sadece alışmışız yabancı terimlere ve Arap alfabesine… Onları
telafuz edip duruyoruz. Ama konu aslında o kadar derin ve o kadar acı
ve cahillik dolu ki, anlatmak mümkün değil.
Örneğin Afganistan…
Burası iç savaşla kaynayan bir yer. Özellikle Taliban denen dinci ve
şeriat özlemcisi örgüt olan Taliban, devletçilik adı altında İslami
anlayışa göre yaşadıklarına inanarak cinayet işler. Onlar için bu bir
cihaddır.
Yani Allah yolunda ölmek ve öldürmek onlar için çok kutsaldır.
Oysa Allah, “Gidin adam öldürün” demiyor.
Allah insanoğluna ilk söz olarak “Oku” diyor.
Ama bunlar siz bırakın okumayı, kitabın yaprağını dahi açmıyor. Hatta
açmaya cesaret edemiyor. Eğer açmaya çalışırlarsa cehaletlikleri
ortaya çıkacak. Onlar için varsa da – yoksa da adam öldürmek ve güçlü
olduğunu her alanda ispat etmeye çalışmak. Ve tabii ki her alanda
bulunarak para kazanmak.
Bu cahillikler gün yüzüne çıktığında hemen devreye giren kan emici
yara Amerika, Ortadoğu’da yeni yeni planlar uygulayarak adeta Haçlı
Ordusu’nu burada hortlatmaya çalışıyor. Ve amacına da ulaşıyor.
Nasıl mı?..
Bugün görmüyor musunuz Ortadoğu ne halde?..
Arap Baharı adı altında İslam toprakları nerelere geldi ve elden tek
tek gidiyor bile. Hem de bir daha biraraya gelememek koşuluyla.
Amerika’nın ilk işi “Demokrasi getireceğim size” dümeniyle o ülkenin
ordusunu yok etmek ve savunma gücünü kırdıktan sonra da ülkenin bütün
yer altı ve yer üstü zenginlikleri eline geçirmek değil midir?..
Taliban’ı kim yarattı dersiniz?..
Tabii ki Amerika’nın desteği yarattı.
Başka?..
Pakistan’ın da Taliban’a desteği unutulmamalı.
ama Suudluların da desteği çok büyüktür.
– “Bu terör örgütlerini niçin destekliyorsunuz?” diye soru sorsanız,
hemen size verilen cevap hazırdır:
– “Biz terörün her türlüsüne karşıyız.”
– “O halde Suriye’de ve Kuzey Irak’ta neden PKK’yı ve uzantılarını
destekliyorsunuz?” diye sorduğunuzda, size verilen yanıt küstahçadır:
– “Bizim için PKK’nın uzantısı PYD terör örgütü değildir. Şu anda
onlarla çalışıyoruz.”
Bir ülke bile ortaya çıkıp şunu söylemiyor:
– “Hey kalleş Amerika, terör örgütünü sırf çıkarların uğruna
çarpıştırarak Müslümanı Müslümana kırdırtmanın neresi dürüstlük?..”
Bugün PYD için terör örgütü değildir diyen kan emici yarasa Amerika,
PKK için de aynı şeyi söylemektedir. Çünkü PKK da Türkiye ile
uğraştığı için, bu da Amerika’nın işine gelmektedir. Ama nedense
hiçbir yetkili Obama’nın ağzının payını verememektedir.
Aslında bu konuda konuşulacak çok detaylar var. Hepsini yazmaya
çalışırsak eğer, bu sütun asla yetmez.
Örneğin: 1– İran ile Irak savaşının bölgeye etkileri… 2– El Kaide…
3– 11 Eylül’ün bölgeye getirdiği yansımalar… 4– El Cihad… 5–
Uranyum kullanımı… 6– Kimyasal bombalar… Ve buna benzer birçok
örgütsel hareketlilikler.
Ama bunların içinde en kötüsü hangisidir denirse eğer, “Şu kötüdür”
diyemeyiz. Çünkü sonuçta hepsinde de insan öldürülüyor. Yani tam bir
cinayet şebekeleriyle karşı karşıya kalıyorsunuz.
Çok geriye gidecek olursak, Hafız Esad’ın Hama’da yaptığı büyük bir
katliam gerçeği vardır. Burada yüzlerce insanlar öldürüldü. Hem de hiç
vicdani sorumluluk hissedilmeden.
Neden?..
Koltuk için.
Bunun gibi örnekleri ortaya koyduğumuzda yine karşımıza, Amerika
çıkıyor. Güya çok adil ve çok demokratik bir ülke olan Amerika. Ama
kan emicilikte o da ortaya çıkıverdi ve Bağdat şehrinde uranyum
kullanmadı mı?..
Şimdi işin ilginç yanını söylemek gerekirse eğer, bu gaddarlıkları ve
cinayetleri “Teröre karşıyım” diyen ülkeler kullanıyor. Hem de “Ben
medeni bir ülkeyim” diyen ülkeler kullanıyor.
Ya bu tehlikeli senaryolar bir gün terör örgütlerinin güçlü bir ülkeyi
teslim alma arifesine dönüşürse…
O zaman ne olacak?..
Hiç bu tahmin edildi mi?..
Hayır.
Edilmedi.
Zaten edilmiş olsaydı, kapitalist vahşi ülkelerin yarattıkları El
Kaide, Taliban, PKK ve uzantılarıyla IŞİD terör örgütleri bugün, onu
yaratanlar tarafından yok edilmeye çalışılmazdı.
Öyle değil mi?..
Gerçi PKK’yı yok etmek istemeyen ülkeler elbette var. Ama yok
edilmesini isteyenlerin çok olmasına rağmen, halâ yaratıcıları
tarafından korunması terörü hortlatmıyor mu?..
Koruyanların da en başında Amerika gelmiyor mu?..
Örneğin Amerika bugün, PKK için neredeyse ölecek. O kadar ki seviyor
bu örgütü. Çünkü ilerde elini kolunu sallaya sallaya girebileceğine
inandığı Ortadoğu’da İran’ın sınırlarını yok etmek ve buharlaştırmak
için PKK’yı ve uzantılarını kullanmayı amaçlıyor. Bu gidişte de bunu
başaracak gibi görünse de İran’ın inadı ve milli duruşu kan emici
yarasa Amerika’ya geri adım attırmakta.
Ama birgün yaptıkları bu bütün cinayetlerin hesabını, yine
yarattıkları terör örgütleri onlara misliyle soracak. Batılı ülkelerin
en çok korktukları da budur.
– “Peki bu korkunun esas kaynağı nedir?” diye sorarsanız eğer, bunun
cevabı şudur: “Kimyasal silahların terör örgütlerinin eline geçmesi
korksudur…”
Bu silahlar insanlık için çok tehlikelidir. Daha doğrusu insanlık, bu
güzelim dünyayı kendi elleriyle yaşanmaz hale getiriyor anlamını
taşımaktadır. Onları taşıyıcı güç haline getirenlerin başında da
Batılılar ve Amerika gelmektedir.

DÜNYANIN BELASI OLAN TERÖR ÖRGÜTLERİ LİSTENİN
BAŞINDA AMA HEPSİ DE MÜSLÜMAN KİMLİĞİNDE…

ASBAT AL-ANSAR
Takipçiler Ligi ya da Partizanlar Ligi 1985 yılında Lübnan’da
Filistinli Şeyh Hişam Şiridi liderliğinde, Yaser Arafat’ın partisi
Fetih’ten ayrılan bir grup Sünni Filistinli tarafından kurulmuştur. El
Kaide ile bağlantılıdır.
EBU NİDAL
(Fetih, Devrimci Konsey, Arap Devrim Tugayları, Kara Eylül, Devrimci
Sosyalist Müslümanlar Örgütü) Sabri el-Banna (Ebu Nidal) tarafından
Ekim 1997’de kurulmuş, uluslar arası alanda faaliyet gösteren bir
terör örgütüdür.
EL-AKSA ŞEHİTLERİ TUGAYI (al-Aqsa)
El Aksa Şehitleri Tugayı, El-Fetih bağlantılı teröristlerin
oluşturduğu çok sayıda küçük hücreden meydana gelen temel hedefi
İsrail olan bir örgüttür.
EL-CİHAT (Cihat Grubu, Mısır İslami Cihat)
Mısır kökenli radikal dini bir terör örgütü olup Haziran 2001’de Usame
Bin Ladin’in El Kaide örgütü ile birleşmiştir. 1970’lerden bu yana
aktif olarak faaliyet göstermektedir.
EL-CEMAA EL-ISLAMİYYA (İslami Grup, İG)
Mısır’ın en büyük militan grubu olan İslami Grup (İG), 1970’lerin
sonlarından bu yana aktif olup esnek bir organizasyon yapısına
sahiptir. Dünya çapında çeşitli ülkelerde destekçileri bulunmaktadır.
ENSAR EL-ISLAM (Eİ)
Partisans of Islam, Helpers of Islam, Supporters of Islam, Jund
al-Islam, Jaish Ansar al-Sunna) Ensar al-İslam (Eİ), Iraklı Kürt ve
Araplardan oluşan ve başlıca hedefi Irak’ta bağımsız bir İslam devleti
kurmak olan bir örgüttür. El Kaide ile sıkı bağlantısı olan örgüt,
Aralık 2001 tarihinde kurulmuştur.
FİLİSTİN İSLAMİ CİHAT (PIJ
1979’da Filistinli militanlar tarafından Gazze Şeridi’nde kurulmuştur.
Başlıca amacı İsrail’i yıkarak yerine Filistin İslam devletini
kurmaktır. Örgüt ayrıca Batı sekülerizminden beslendiklerini düşündüğü
ılımlı Arap devletlerine de muhaliftir.
FİLİSTİN KURTULUŞ CEPHESİ (PLF)
Filistin Kurtuluşu için Halk Cephesi Genel Komutanlığı (PFLP-GC)’den
1970’lerin sonunda ayrılmıştır. Daha sonra tekrar Filistin Kurtuluş
Örgütü, Suriye ve Libya fraksiyonları olarak üçe bölünmüştür.
FİLİSTİN’İN KURTULUŞU İÇİN HALK CEPHESİ (PFLP)
1967’de Filistin Kurtuluş Örgütü mensubu George Habash tarafından
Marxist-Leninist ideolojiye sahip bir grup olarak kurulmuştur. PFLP,
Filistin mücadelesini dini bir savaştan çok Batı emperyalizmine karşı
verilen büyük bir devrim mücadelesi olarak görmektedir. Örgüt, 20 ABD
vatandaşının hayatını kaybettiği uçak kaçırma eylemi gibi uluslar
arası alanda yaptığı sansasyonel saldırılarla ün yapmıştır.
FİLİSTİN’İN KURULUŞU İÇİN HALK CEPHESİ GENEL KOMUTANLIĞI (PFLP-GC)
Daha az siyaset daha çok savaş” istemiyle 1968 yılında PFLP’den
ayrılarak kurulmuştur. Arafat’ın Filistin Kurtuluş Örgütü’ne şiddetle
muhaliftir.
HALKIN MÜCAHİTLERİ ÖRGÜTÜ
MEK, İran Ulusal Kurtuluş Partisi (MEK’in militan kanadı), İran Halkın
Mücahitleri, Milli Direniş Konseyi, Öğrenciler Birliği) MEK’in
felsefesi Marxizm’i ve İslam’ı birleştirmektedir. Örgüt, 1960’larda
kurulmuş ve 1979 İslam Devriminden sonra İran’dan sürülmüştür.
1980’lerin sonundan itibaren Irak’taki Saddam Hüseyin rejimi
tarafından önemli ölçüde desteklenmiştir.
HAMAS (İslami Direniş Hareketi)
1987’de Müslüman Kardeşler Örgütü’nün Filistin’deki bir kolu olarak
Gazze’de kurulmuş olup müteakiben Batı Şeria’ya (Hebron, Nablus,
Jenin) yerleşmiştir. Çeşitli HAMAS üyeleri, İsrail’de bir İslami
Filistin devleti kurabilmek amacıyla terörizmi de kapsayacak şekilde
hem şiddete hem de siyasi yollara başvurmuşlardır.
HİZBULLAH
(Allah’ın Partisi, İslami Cihat, Devrimci Adalet Örgütü, Filistin’in
Kurtuluşu İçin İslami Cihat) Lübnan Hizbullahı olarak da bilinen örgüt
1982 yılında, İsrail’in Lübnan’ı işgal etmesine tepki olarak
kurulmuştur. Lübnan konuşlu Şii radikal bir grup olup ideolojik
anlamda İran devrimi ve Ayetullah Humeyni’nin fikirlerinden ilham
almaktadır
HİZBUL TAHRİR
Hizbul Tahrir Örgütü, 1952 yılında Mısır’da faaliyet gösteren İhvan-ı
Müslimin (Müslüman Kardeşler) örgütünden ayrılan Takiyüddin En-NEBHANİ
isimli şahıs tarafından Ürdün’de kurulmuştur.
KAHANE CHAI (Kach)
Başlıca amacı İsrail’de dini bir devlet kurmaktır. Kahane Chai,
“Kahane Yaşıyor” anlamına gelmekte olup Meir Kahane’nin oğlu Binyamin
tarafından babasının ABD’de suikasta uğramasının ardından kurulmuştur.
(Kaynak: Genckolik.net)

ESAS SORULMASI GEREKEN, İSLAMİ DÜŞÜNCEYLE
ÖRGÜT ARASINDA SIKIŞAN BEYİNLERİN BOŞLUĞUNU KULLANAN
AMERİKALILAR VE TABİİ Kİ BATILILARDIR…

Dindar insanlar niçin yaşar?..
Tabii ki dini vecibelerini en iyi şekilde idame edebilmek için.
Peki amaçları nelerdir?..
İslami duyguları en iyi şekilde yaşamak ve ruhen de rahat etmek için.
Ama bakıyorsunuz “Ben dindarım” diyen örgütler ortaya çıkıyor ve cihad
adı altında cinayet işleyebiliyor. Hatta adam öldürmeyi gerçek bir
cihad sanan beyinleri işlenmişler, cahilliklerini bir türlü
kabullenmemekte ısrar ediyor. Kabullenmedikleri gibi kafa kesmeleri,
zavallı sivil masum halkı öldürmek için birer canlı bomba olmayı bile
göze alabiliyor(lar). Bunun adına da cihad diyorlar.
İşte tam da burada karşımıza her zaman olduğu gibi Batılılar çıkıyor.
Hatta çıkanların en başında da her zamanki gibi terörü azdıran ülke
Amerika oluyor… Ve şu anda da Ortadoğu’da terör estirmeye devam
ediyor. Geçtiğimiz hafta cuma günü Suriye’de sivillerin yaşadığı
bölgeye attığı bombalarla onlarca Suriyeliyi öldürdüğü halde Arap
aleminin gıkı bile çıkmıyor. Sözüm ona Müslüman olan Ortadoğulu
ülkelerin nasıl da Amerikan uşağı olduğu bir kez daha kanıtlanıyor.
Ortadoğulu Amerikancı Müslüman ülkeler, ilgisiz tutumlarıyla sanki bir
şey olmamış gibi davranırlarken, aklımıza kalıplaşmış bir laf
geliveriyor:
– “Terörün dini, ırkı ve dili yoktur…”
Evet bu gerçek ve geçerli bir sözdür. Ama nedene bu söz, Ortadoğu’da
geçersizliğini korumaktadır. Çünkü terörün dili de, dini de, ırkı da
emperyalistlerce çoktan belirlenmiş bile.
Batılıların, daha doğrusu kapitalist emperyalist güçlerin elinde maşa
gibi bir ordan buraya, bir şurdan oraya savurdukları terör
örgütlerinin hepsi de Müslüman’dır.
Bunu anlamak için Ortadoğu’ya bakmak yeterli olacaktır.
Oysa Ortadoğu, çağdaş bir Müslüman ülkeler kıtasına dönmelidir. İslam
ülkeleri derhal birleşip topraklarında bulunan bütün terör örgütlerini
yok etmelidir. Yok etmedikçe emperyalistlerin elinden oyuncak olmaları
hiç değişmeyecektir. Ama ülkelerinin kaderi değişecektir.

www.haberhurriyeti.com / ÖKKEŞ AĞAOĞLU

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri

mersin escort

eskişehir escort

mersin escort

mersin escort

mersin escort
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
testlinkpanel
bahis forum izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort izmir escort ataşehir escort bayan ümraniye escort kadıköy escort ataköy escort bakırköy escort esenyurt escort beylikdüzü escort ankara escort escort bayan ankara escort bayan sincan escort keçiören escort Ankara escort Antalya escort Pendik escort travesti porno izle antalya escort bayan mama escorts karabuk escort bartin escort artvin escort kocaeli escort kocaeli escort afyon escort aydin escort ankara escort escort bayan istanbul pendik escort Restbet Bahis Sitesi Tipobet Piabet Giriş Bahis Siteleri canlı maç siteleri bixbet giriş porno indir beylikdüzü escort gaziantep escort istanbul escort bayan