Son Dakika
17 Temmuz 2019 Çarşamba

EFSANELERE DAiR…(55)

Çuval operasyonu Patitan’da acaba gerçekleştirilememiş miydi?

09 Mart 2019 Cumartesi, 00:38

Çuval operasyonu Patitan’da acaba gerçekleştirilememiş miydi?.

Belki sitenin çardağında sohbet yapan kadınlar çuval operasyondan vazgeçmişler, işi “Karasurat”a ihale etmişlerdi.

Acaba gizliden gizliye nasıl ve ne tür gelişmeler yaşanmıştı?.

 

***

Geçmişin kısa muhasebesini her zaman yapardı Mernuş.

Üç yavrusunu kesin olarak kaybetmiş bir ana durumunda kalması, torunlarına doyamadan onlara veda etmek zorunda bırakılması kader çizgisiydi ve kaderinde  bunları yaşamak vardı.

Cızırtı’nın nerede öldüğü bilinmiyordu.

Cızırtı’nın ölümü, Karasurat’ın topallayarak yürümesiyle kanıtlanmış sayılırdı.

Yani ilahi adaletin tecellisi addedilebilirdi bu durum…

Peki ya Benek?

Benek’ten aylarca haber alınamamıştı.

Komşu mahallenin faili meçhullerinden iki yabancı kedinin akibeti ise hiç bilinemeyecekti.

Teselli oldukları ve tek yüzgüldüren gelişme, Tami’nin Patitan’a geri dönmüş olmasıydı.

Patitan’a gelen yabancı koloni halkından kimlerin kaybolduğunu bizler bilemezdik.

Bilmemize imkan yoktu.

Zaten Patitan’daki « hayvansavarlar », özellikle “çuvalcı” kadınlar dışardakilerle ilgili değillerdi.

Sadece sitedeki hayvanların ortadan kaldırılmasını planlıyorlardı.

Çuval operasyonu Patitan’da acaba gerçekleştirilememiş miydi?.

Belki sitenin çardağında sohbet yapan kadınlar çuval operasyondan vazgeçmişler, işi “Karasurat”a ihale etmişlerdi.

Acaba gizliden gizliye nasıl ve ne tür gelişmeler yaşanmıştı?.

Aylar geçiyordu… Patitan’da yaşam tekdüze sürüyordu.

Tami’nin  ağız tadı kaçmıştı. Ara sıra kayboluyordu. Herkesi meraklandırıyordu.

Oysa Patitan’ın sadece bir kilometre uzağına kadar gidiyor, oradaki bir dişiyle buluşuyor olmalıydı. Onu görenler söylüyordu bunu..

Tami, sitede en yakın dostlarını kaybetmişti.

Kendisini bulan, şevkat gösteren, yemek taşıyan Ceren ve arkadaşlarının doğu yakasında yaptıkları minik karton evde hayatını sürdürürken, arasıra gelen Zübeyde Teyze’nın yedirdiği ithal konservelerden büyük keyif alıyordu. Zübeyde Teyze’nın hemen her hafta arabasıyla götürdüğü Çiftlik taraflarındaki gezileri ise hem heyecanlı, hem de korku içinde geçiyordu… Hatta işi daha da iletletmişlerdi. Gölbaşı’na gittikleri de oluyordu. Bazen Eymir’e kaçıyorlar, orada piknik yapıyorlardı. Bu geziler ve sefahat anlarında Zübeyde Teyze’nın yeni arabasını çok acemice kullandığı ve sık sık kazalar yapmasını Tami kanıksar olmuştu.

Tami, kendisine kol kanat geren, iyiliksever Zübeyde Teyze ve köpeği Kakılmış’tan memnundu ama “Teyzenin ehliyeti acaba sahte mi ?” diye kafasına takılan soruya bir türlü yanıt bulamamıştı.

Zaman zaman Nataşa’nın yoldan geçtiğini görüyordu.

Yanında eksik olmayan sevgilisiyle kırıta kırıta yürüyordu Nataşa.

Hayvanlar aleminden (dış alemden) Patitan’a yansıyan gazete haberlerine göre  ünlü sanatcı Hülya Avşar’ın “Başbakanımız kedi gibidir” sözleriyle başlattığı tartışma sürüyordu.

Başbakan Erdoğan, nedense Musa Kart’ın karikatüründe olduğu gibi tepki göstermemişti Hülya hanıma. Oysa Hülya hanımın benzetmesi uzun süre tartışmaları beraberinde getirmişti.

Bu sayede kediler dolayısıyla da hayvanlar aleminin, bir çok özelliği yeniden hatırlandı ve hafızalar tazelendi.

Hayvanlar hakkında çıkan yazı sayısında artışlar olmadı değil.

Kedi yazıları arasında internette bir haber dikkati çekiyordu 2008 yılının Kasım ayında.

Hürriyet Gazetesi Ankara ekinde Ateş Yalazan’ın köşe yazısında “Akademik İhsan” anlatılıyordu.

Bilkent Üniversitesi merkez kampüsündeki kütüphaneye gece yarısı “illegal” şekilde giriş yapmaya yeltenen bir kedi, üniversitenın güvenlik görevleri tarafından suçüstü yakalanmıştı.

Kütüphaneye girmek istediği için beş aylık kediye öğrenciler “Akademik kedi İhsan” adını uygun gördüler.

Üniversite içinde yaratılan efsaneye göre, akademisyen kadrosuna alınamayacağı belli ama adı “Akademik kedi İhsan” olarak kalan bu yavru, geçici olarak bir öğretim üyesinin yanına verilmişti.

Akademik kariyer yapsın diye değil, bakılsın diye.

Bir başka şehir efsanesi ise CHP Genel Merkezi koridorlarında anlatılıyordu:

CHP’nin kadrolu kedilerinden “Kötü Kedi Şero” dönemin CHP Genel Başkan Deniz Baykal’ın favorisi haline gelmişti kısa sürede. Bu kedi aslında adını ve sanını karikatürleri çizilerek duyurmuştu. Şero’nun hayatı nerdeyse film dizileri yapılacak kadar ilginçi. Bu “Kötü Kedi Şerafettin”den esinlerek kısa adıyla anılan Şero’nun CHP’nin yeni genel merkezine taşınmasından sonra partiye adeta sihirli bir el değmişti.

CHP, çok partili dönemde hep muhalefette kalmıştı. Anamuhalefet de olmuştu ama iki halde de iktidardakiler hakkında pek yolsuzluk dosyası bulamamıştı.

Zeten yarım asrı aşkın tarihinde pek öyle dosyalı muhalefet yapamamıştı.

CHP’nin yeni genel merkeze taşınmasından, Şero’nun bu parti liderinin maskotu haline gelmesinden sonra kısa sürede olumlu ve yüzgüldüren gelişmeler yaşanmıştı.

CHP’nin 2008’in son aylarında ünlenen ismi, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir ay içinde peşpeşe yolsuzluk dosyalarını ortaya çıkarması ve AKP’yi dibinden sarsması Şero’nun gelişinden sonra gerçekleşmişti.

AKP ‘nin iki ünlü genel başkan yardımcıları Şaban Dişli ile Mir Mehmet Dengir Fırat’ın peşpeşe ve beklenmedik bir biçimde  görevlerinden ayrılması, Kılıçdaroğlu’nun ulaştığı yolsuzluk dosyaları kadar, Şero’nun uğurundan kaynaklandığı anlatılır oldu son günlerde CHP koridorlarında.

Şero efsanesine bel bağlayan CHP’liler yerel seçimler öncesi Istanbul’da partilerinde görülmeyen bir şey daha gerçekleştirmişlerdi.

2008 Kasım ayının 15’inde Sultangazi beldesinde  CHP’ye katılan kadınlara rozet takma töreni düzenlenmiş, sıkmabaş, başörtülü, türbanlı ve hatta sadece gözleri görünen kara çarşaflı kadınlar bizzat Deniz Baykal’ın yakalarına taktığı CHP rozetleriyle partili olmuşlardı.

Bu gelişme son 60 yılda görünen bir “ilk” idi.

Kötü kedi Şero’nun efsanesi, bu kez ters bir şekilde kendisini  göstermiş olmalıydı. Türbanı Anayasa Mahkesine taşıyan ve iktidarı suçlayan CHP’nin türbanlılara kucak açması, hatta kara çarşaflıları partili yapması laikler arasında büyük tepki yarattı. Bu son gelişmeyle Şero efsanesinin üstüne gölge değil, adeta “kara çarşaf” düşmüş gibi oldu.

Gazetelerde çıkan ilginç haberler, yaratılan efsaneler sayesinde kedilerin geleceği parlak görünüyordu.

Mernuş “Belli mi olur bakarsınız Ergenekon dosyasında iddia edildiği gibi darbecilerin yargılandığı duruşmalar bitmeden, bir başka kedinin veya Şero’nun   Ergenekon sanıklarına uğur getirdiği efsanesi dillere düşer” diye yorum yapması, yabana atılır gibi değildi.

Patitan’da, Susurluk’a bulaşan kediler, Ergenekon’a neden gitmesinler ki.

Belki kedinin biri, herkesi, tüm güvenlikci ve polisleri atlatarak mahkeme salonuna girebilirdi. Adı hiç de önemli değildi Ergenekon’a bulaşacak kedinin.

Eğer böyle bir şey olursa kedilere yönelik “efsane” giderek daha güçlenmiş olurdu.

Bu, hayvanların geleceklerine yönelik korkularını azaltırdı.

(Devam Edecek)

www.haberhurriyeti.com / Sezai BAYAR

***

ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN OKUYABİLİRSİNİZ

“ÇOĞALIN” ÇAĞRISINA TEPKi…(54)

Bugün burada toplanmamızın birinci nedeni faili meçhul cinayetlerin ortaya çıkarılması isteğimizi hükümete duyurmak. Her gün bir yavrumuz

AB “KISIRLAŞTIRIN” ERDOĞAN “DOĞURUN” DİYOR  (53)

Erdoğan’ın çok çocuk istemesi bir yana, gösterdiği gerekçeye ne demeli…

KATLİAMCILARA CEZA…(52)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ailelere yönelik çağrı yaparken “Herkes üç çocuk doğursun”  tavsiyesinde bulunması kısırlaştırılmayı

“BU DÜZEN ER GEÇ DEĞİŞECEK…”(51)

Üç evladını cinayete kurban veren bağrı yanık, kederli ve acılı  annenin+ “İlahi adalet varsa eğer, bunu dağıtanın adil davranacağına inanıyorum. Bu inancımı hala koruyorum” diyerek gözyaşı dökmesi çiğerleri dağlıyordu…

KANLI PATi iZLERi (50)

Cinayetlerin üzerindeki sır perdesi neden kaldırılamıyor

Cızırtı (49)

Sokaklarda hayvanların kaka yapmaları yasaktı. Bula bula ana caddeyi pisletmek ne anlama geliyordu ki. İnsanlardan bir anlamda intikam mı

WEB Sayfası bloke…(48)

F-Tipi cezaevlerini insanlar için yaptılar ama orada tek başına kalan mahkumlar hiç mutlu olmadılar, ölüm oruçlarını sürdürdüler, kimileri de öldü.

Yavruları “ev”lendirdik…(47)

Benek gelişmelerden habersizdi. Acaba yavrularından ayrılacağını, onların sıcacık yeni bir yuvaya uçacaklarını hissetmiş miydi?

Bebelere isim…(46)

Yavrunun yüzünde, Arap şeyhlerini andırır bir çizgi taşıdığını da eklemek isterim. Bir tek uzun entarisi (!) eksikti sanki.

Erbakan Hoca’ya nasıl votka içirdik (45)

Ankara gazeteciler Cemiyetini ziyaret eden Milli Nizam Partisi Genel Başkanının istediği portakal suyunun içine muziplik olsun diye bir miktar votka

Nankör kedi  (!)  Çankaya’da mı ? (44)

Yıl 2001…Milli Güvenlik Kurulu toplantısında gergin anlar. Cumhurbaşkanı Necdet Sezer, Başbakan Ecevit’e anayasa kitapcığı fırlattı. Anında tepki

Eve giren köpek ve “nankör kedi”…(43)

Alman Haber ajansının servis ettiği habere göre bir kedinin sahibi ekmeğine yağ sürerken elinden güya bıçağını düşürmüş. Düşen bıçak ayak

Hayvan Siyaset Belgesi…(42)

Tarçın, yabancıların irticai  faaliyetlerde bulunmak için bahçeye sızmaya çalıştıklarına dikkat çekti. İranvari bir şeriat devleti  kurma yanlılarının

HKKK Toplanıyor…(41)

Gizliliğe uyulmazsa alınan kararlar dışarı sızabilir. Hatta ajanlar harekete geçebilir. Nesillerinin tamamen ortadan kaldırılmasını isteyen iç ve dış

Yaşam felsefesi…(40)

Torunlar, yeni yetmeler salonun her yanında cirit atıp, koltukların üstünde oyunlar oynarken, Yudum’un asistanı trafik kazası geçirmiş bir kediye acil

Cennetten gelen iki misafir…(38)

Benek’in doğumu sırasında bahçedeki hayvanları biraz ihmal eder gibi olduk haklı olarak. Minik yavruların dünyamıza karışması, gözdemiz olan

Benek anne mi oluyor yoksa ?(37)

Görülmeye değer bir manzara. Annelerinin memelerini bulamayan, gözleri görmediği için kardeşleriyle birbirine sarılan yavrular iyi kötü süt emmek için

“Çuval ” operasyonu…(36)

Açıkcası “savaş” ilan etmişlerdi bize. Irak’ı sebepsiz işgal etmiş Amerikan güçlerini kendilerine “model” kabul etmiş zihniyetten korkulurdu.

Dünyada mekan, Ahrette iman…(35)

Mernuş, yavruları ve diğer kediler, mehtaplı bir gecede zifiri karanlığın içine düşmüş gibi algıladılar son durumu. Ve kendilerini dımdızlak gibi

“Merhamet ve Adalet İstiyoruz” (34)

“Merhamet, vicdan ve adalet bir gün size de gerekebilir.. Kesinlikle torpil ve himaye istemiyoruz. Pozitif ayrımcılıktan  nefret ediyoruz.Sakın ha, eskiden

“İlahi Adalet” … (33)

“Karasurat”ın arabası Söğütözü yakınında büyük bir kaza yapmıştı. Bariyerlere çarpan arac hurda haline gelmiş, kendisi hemen ameliyata

Hayvan Hakları Yasası…(32)

Necati son gelişmeden habersizdi. Arkadaşları dünyaya gözlerini açar açmaz bir aile buluyorlar, doğada korunuyordı. Geziyorlar, koşuyorlar,

Hafiyeler (!) İz Peşinde…(31)

İnsanlıktan nasibini almamış, psikopat, ruh sağlığı zedelenmiş bu  mahluklar,  değil hayvan sevgisini, insanlara, yakınlarına ve akrabalarına karşı dahi sevgi duygusunu açığa çıkarmaktan acizler. Bu tip varlıklara  akıl ve sevgi “damlalıkla

Yönetimden “köpek” taktiği. (30)

Tami son derece sevecen bir yaratıktı. Herkese aynı mesefade duran ve herkese aynı sıcaklıkta yaklaşan bir köpek. Hatta  bazılarına göre “yılışık”

 Manukyan’ın kızları gibi…(29)

Mernuş dişi kedileri uyarıyordu: doğum kontroluna dikkat edin. Şu anda nüfus patlamasına neden olmanın zamanı değil. Yıllarca vergi rekortmenliğini

Nerden çıktı bu Tami ? (28)

Tami kürsüden inerken yine kaküllerini düzeltmek zorunda kalmıştı. Sitenin bir köşesinde yerleşmeye niyetli olan Tami’nin kediler şurasına katılması

Hayvanlar Şurası…(27)

Cinayetlerin çözümünü devletten bekleyemeyiz. Devlet kendi söküğünü dikemeyen terzi durumunda. Susurluk Skandalı ve daha niceleri. Son 10

 “Katiller nerede?” (26)

Bu cinayetlerin göbeğinde Patitan dışından müdahale olmuşsa, işin içinde “derin devlet” var demekti. Oysa derin devlet daha çok insanlar ve  onların

Bir cinayet daha mı? (25)

Doğada yaşamaya alışkın olan hayvanların, her türlü canlı mahlukatın yine doğanın koşullarına ayak uydurarak, kendilerinde o gücü bularak

Kediler Doğulu, köpekler Batılı mı? (24)

*Peyami Safa, Fatih-Harbiye adlı romanında Doğu-Batı farkını ele alırken -bu aynı zamanda idealizm ve maddecilik çatışması- kedi ve köpek cinsini ayrı

Polonya Yahudileri gibi…(23)

Kedileri beslemeye başladığımız günden sonra kendimizi ve bize yakın olanları, İkinci Dünya Savaşı’nda işgale uğramış Polonya’da yaşayan Yahudi

 Kayıp anaları ve Mernuş…(22)

Ülkede binlerce faili meçhul cinayetlerin, kayıpların olması, bu nedenle bağrı yanık anaların, Cumartesi Anneleri’nin, çocuklarını şehir şehir aramak

 Kediler ve Susurluk komedisi…(21)

İnsan hakları filan hikaye. İhlaller gırla gidiyor. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku hala geçerli. Kendileri için hak ve özgürlükleri yaygın hale

Pamuk nerde ?..(20)

Komşumuzun minik kızı Ayfer acı haberi verdi: “Pamuk park yerinde hareketsiz duruyor, gördünüz mü? Ölmüş müdür acaba?”

Kedilerin  önsezileri…(19)

*Komşularımızdan biri sabah  erkenden bağırıyordu. “Kediler arabamın  tüm boyasını kazıdılar. Nedir başımıza gelenler. Bunları defedelim gitsinnn.”

Kediler Örgütleniyor… (18)

Sıra bugüne kadar kaybolan, öldürülen iki komşu kedinin başına gelenlerin ne olduğunu öğrenmeye gelmişti.Acaba bu ölümlerde “derin devlet’in

Kediler kongresinde tartışma …(17)

Hem dünyaya geliyoruz, hem yaşam hakkı tanınmıyor. Hem varsınız deniyor, hem yoksunuz. Bu nasıl bir kısır döngüdür? Sorunlarımız var, çözmüyorlar.

Kedi cilveleri… (16)

Bahçeye gelen yabancı kediler arasında “mahallenin aşiftesi” siyah benekli beyaz kediye “ Nataşa” adını uygun görmüştük nedense. Nataşa’nın önüne

Kedileri bekleyen tehlikeler…(15)

Geri kalmış ülke politikacıları dünyanın her köşesinde, “Önce politikacı, sonra insan, daha sonrası hayvanlar” tezini savunuyorlardı. Çünkü

Peri Bacası yıkan başkan (14)

Hristiyanlık öncesi dönemde Güzel Atlar Ülkesi adıyla bilinen Kapadokya yöresinin tarihi ve kültür varlığı olan peri bacalarından birinin yıkılması demek, tarihin “yıkılması” demek. Tarihin “silinmesi” demek.

Katliama müthiş tepki var..(13)

Kütük haline getirdiğiniz o ağaç gövdeleri cehenmem ateşiniz olur inşallah

Ağaç katliamı ve sonrası… (12)

Sitenin yeni bayan başkanınından kedilere karşı operasyon beklerken, otuz yıllık tam 39 ağaçı kökünden kestirmesi bizim için büyük yıkım oldu.

Bayan Başkan koltuğa oturunca…(11)

Yumuşak yürekli olacağını sandığımız bayan başkan “demir yumruklu leydi”yi oynamaya başlamıştı bile….

Şenlikli (!) kongre….(10)

Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

“Etnik koloni” işi zorlaştırıyor…(9)

Yavrular yavaş yavaş serpilmeye başladığı için sorumluluğumuz artmış durumdaydı.

Pembe memeli kedi… (8)

Patitan’da derin bir sessizlik hakim. Bu,  halkın kedileri benimsediği anlamına gelmiyor. Homurdananlar var, ama aile olarak bizler “duymazlıktan gelelim,

Bebelerrrrr… (7)

Hangi hayvan olursa olsun, tüm hayvanların doğal ortamlarında yaşamalarının doğru olduğuna inanıyordum. Hala da bu düşüncemin arkasındayım.

Mernuş kimden hamile kaldı? (6)

Mernuş’un giderek büyüdüğünü farketmeyişimiz. Çevre apartmanlar arasında turlara çıktığını biliyorduk Mernuş’un. Gizli gizli bir şeyler çevirdiğini hisseder gibiydik.

Mernuş ile tanıştığımız an…(5)

Yüzü, gözleri, duruşu, sessizliği öylesine güzel, öylesine etkileyiciydi ki…

Ana kuzusu olamadı… (4)

*Mernuş, sokak kedisi olarak bir duvar dibinde doğdu, sokak kedisi olarak yaşam mücadelesine atılmak zorunda kaldı..Hayatından hiç şikayetçi değildi.

Gözlerin gözlerime değince… (3)

Kendimi galiba insan gibi hissediyorum kimi zamanlar. Ama bir değişmez gerçek var ki hayvanım ve öyle yaratılmışım.

 Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1)

KEDİ… Önsöz… Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1) Hayvanlar âlemine doğru şöyle  “yüksek yoğunlukla” yönelmeye, kedilerle ilgili bir şeyler yazmaya karar verdiğimde, hayvan sevgisinin bana çocukluğumda ailemden bulaştığını anladım…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz