Son Dakika
20 Nisan 2019 Cumartesi

Dostluk üzerine…

Uzak dostluklar vardır. Denizlerin ortasındaki bir adayla, dağların arasındaki bir göl, birbirlerinin uzak dostlarıdır. Dostluklarını gündüz kuşlarla, gece yıldızlarla iletirler birbirlerine…

27 Temmuz 2016 Çarşamba, 16:22

Bir yunusun denize olan tutkusu gibi…
Bir martının gökyüzüne olan sevdası gibi…
Hani nerede şimdilerde?
O çok özlediğimiz dostluklar…
???
Hani aradığınızda, hattın diğer ucunda bekleyip, sana birbir mazeret, sudan sebeplerle dil dökenler mi?..
Ya da en son ben aradım deyip zincirleme sıraya koyanlar mı?
Ya da zamanın herhangi bir diliminde, herhangi bir yerde, alışverişte, markette, cafede… karşılaştığınızda yüzleri kızarmadan pişkin bir tebessümle yoğunluğundan bahsedenler mi?..
Yüzyüze, uzak, sessiz, zorunlu kısa ya da uzun vakitli ya da vakitsiz sorun varsa kaçılan, eğlence, cümbüş varsa balıklama dalınan…

Yüzyüze dostluklar vardır.

– Güneşle ayçiçeğinin dostluğu böyle bir dostluktur mesela. Ayçiçeği sabahtan akşama kadar hiç ayıramaz yüzünü güneşten…

– Uzak dostluklar vardır. Denizlerin ortasındaki bir adayla, dağların arasındaki bir göl, birbirlerinin uzak dostlarıdır. Dostluklarını gündüz kuşlarla, gece yıldızlarla iletirler birbirlerine…

– Sessiz dostluklar vardır. Dilsiz bir adamla, duymayan bir başka adamın elleri arasında sessiz bir dostluk oluşur. Her şeyden konuşur sessizce bu eller…

– Zorunlu dostluklar vardır. Pazarla pazartesinin dostluğu gibi. Pazar ağır bir gündür, Pazartesi hızlı bir gün… Ayak uyduramazlar birbirlerine. Ama dost olmak, yanyana durmak zorundadırlar.

– Uzun dostluklar vardır. İkindi güneşinin altında uzayan gölgeler birbirine kavuşurlar ve uzun boylu bir dostluk oluşur aralarında…

– Günün birinde ölen dostluklar vardır. Bir bahçe içindeki ahşap ev ile yanıbaşında duran ceviz ağacının dostluğu gibi… Birgün kocaman elli adamlar ve kocaman gövdeli makinalar o bahçeye girip de, bir süre sonra evin ve ceviz ağacının yerinde asık suratlı binalar yükseldiği zaman ölen dostluklar…

– Vakitsiz dostluklar vardır. Bir peçete, bir kağıt mendil vakitsizce dostu oluverir gözlerimizin… Ya da ayrılırken verilen bir dal karanfil ellerimize o anda gelen dostluktur…

Bakımsız dostluklar vardır bir de… Zaten var, zaten dostuz deyip yıllarca bir telefonun, birkaç cümlelik mektubun, bir mailin bile çok görüldüğü dostluklar…

Ama…

Bir de öylesi dostluklar vardır ki…

Siz arayamasanız da…
O bunun çetelemesini tutmadan, sorgulamadan merak eder, arar durur sizi…

– Belki yunusun denizle kavuşması, martının gökyüzünde özgürce istediği an uçup buluşabilmesi kadar kolay değildir kavuşmanız…

– Ama eğer yüreğinin en güzel odacığına oturtmuşsa sizi…
İşte, o zaman, hiç korkmadan tüm kalbinizle, yüreğinizdeki…
O sımsıcak, hala korumayı başarabildiğiniz tüm samimiyetinizle sarılın dostunuza…

Şu çivisi çıkmış dünyanın, çivisi çıkmış olumsuz tüm negatifliklerine rağmen, saklanmayıp, hala dostluğun değerini bilen, yaşayabilen, hissettirebilen, özlenen, özlettiren o güzel duyguya..
Dostluğa, dostlara…
Selam olsun bugün de…
Hadi bakalım…
Kalın DOSTCA…

HİÇBİR DOSTLUĞUN BAKIMSIZ KALMAMASI DİLEĞİYLE…

www.haberhurriyeti.com / SEVİL ADA

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz