Son Dakika
12 Aralık 2018 Çarşamba

29 Mayıs 2013 Çarşamba, 14:16

Dokunulmaz dokundurmadı, Allah razı olsun

Sırrı Süreyya Önder’in ağaçları söktürmemek için gayretini gördüm, çok sevindim, sağolsun.

Vinç operatörü yolu kazar, ileri geri yapar.
Ağacın kökünü kazır, yana yatırır, dallarını koparır, omurgasını kazır çizer, içi dışına dişar, hiç umurunda olmaz.
O sigara ağzında yoluna devam eder,.
Bakmaz bile ne yaptım diye.
* * *
Sonra zırt pırt kaldırım taşlarını değiştirenler var ya onlar çıkar gelir.
Onlar da aynı haltı yer.
Gölgesinde dinlenmeyi bilirler sadece, o da menfaat icabı.
Pis poşetlerini, yanan sigara izmaritlerini, içtikleri kola mıdır nedir onu dibine döker giderler.
Ağacın da bir can olduğu akıllarına gelmez.
Duvar muamelesi yaparlar.
* * *
Yolları çizenler, duvarlara badana boya yapanlar.
Ne alakası varsa, ağaçlara da boya saçarlar.
Garibim nefes alamaz, üçe beşe kalmadan kurur gider.
* * *
Evinin, apartmanının dibinde ağaç vardır.
Ne güzel biri dikmiştir oraya.
Bırakın çok sıcak havalarda dibine bir kova su dökmeyi.
Gölge, karanlık yapıyor diye.
Dallarını kestirirler.
* * *
Bir de bazı tipler vardır.
Geçerken veya dururken gölgesinde.
Mutlaka ve mutlaka ya dalını kopartır, ya yaprağını çeker koparır.
İki saniye geçmez, yola atar bir de yolu kirletir.
* * *
Bu ağaç sevgisizliği konusunda, en sinirlendiğim konuyu açıklayayım.
Bir yakalasam ümüklerini sıkacağım.
Pazarcısı, esnafı, manavı, kasabı, bakkalı önündeki ağaca acımadan, utanmadan çivi çakar.
Tabelasını, ilanını, pankartını asar.
‘Domatiz 1 lira indirimde’ diye bir de.
Ağacın gövdesine canlı canlı koca 5’lik çiviyi çakar.
İğne eline batınca pek nazlanan bu andavallar, acımazlar güzelim ağaca.
Ne desin ağaç, ağzı dili yok ki.
O çivi bir yerinize girsin inşallah.
* * *
En son İzmir Fuarı’nda gördük Kültür Şöleni’nde.
Ok işaretleri var, Mescit, Toplantı Salonu falan yazmışlar tabelaya.
Nereye, direkt ağaca çakmışlar.
Koca çivi, yazıklar olsun.
* * *
İddia ediyorum ağaç sevmeyen, insan da sevemez, sevmez.
* * *
Güney Doğu’yu bilen, gören, gezen biri olarak.
Hep hayret etmişimdir.
Her yer boş diye.
Tarla ekili ama, ağaç yok ağaç.
Gölge yok, 45 derece sıcaklık, güneşin altında otururlar.
Niye ağaç dikmezler diye hep merak etmişimdir.
Oysa Mezapotamya orası, bereketli topraklar.
Yedikleri meyvelerin çekirdeklerini atsalar çöp kovası yerine.
Dağa taşa ovaya, orman olurdu oysa.
Heryer bomboş tek dikili ağaç yok.
Uçaktan dahi görünüyor.
Yerden ise dümdüz her yer.
Sonra bulduk sorumuzun yanıtı, ‘Ağaç düşman saklarmış’ meğer.
Ondanmış ağaç dikilmemesi.
Yazık, çok yazık.
En büyük düşman ağaç dikmemektir.
* * *
Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, sıfatı beni ilgilendirmez, partisi de, en azından bu yazıda.
Yönetmen, Radikal’de yazdı sık sık okurdum, iyi yazardı.
Sonra dokunulmazlık zırhına büründü.
Bu sayede bir baktım.
Ağaçları söküp atan vinçlerin önüne dikildi, durdurdu koca aletlerin dibinde.
Sinirliydi, dokunulmazlığı da olmasaydı yine yapardı aynı eylemi.
Ancak vinçler durmazdı.
‘O ağaçlara kıyamazsınız onlar kaç yıl da nasıl yetişiyor biliyor musunuz ?’ diye kükredi.
İşte bu Sırrı Süreyya Önder, bizim bazı müslüman geçinenlerin beğenmediği adam.
Hz.Hamza edasıyla vinçlerin önüne geçti, durdu.
* * *
Araya biraz reklam alalım.
Sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) derki;
“Yerdekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin”.
* Ayrıca, bir köpeğe su veren kadının bağışlandığını belirtirken, bir kediye eziyet edip ölümüne sebep olanın Allah’ın gazabını çektiğini vurgulamıştır.
* Bir keçiyi sağan adama uğradığında ona şunları söylemiştir:
“Sağdığında yavrusu için de süt bırak”.
Hz. Muhammed’e “hayvanlara yapılan iyilik için de mükâfat var mı?” diye soranlara şu yanıtı vermiştir;
“Evet, her canlıya yapılan iyilik için mükafat vardır’.
O, hayvanları bile keserken, bilenmiş bıçakla ve hayvana fazla eziyet çektirilmeden kesilmelerini özellikle emretmiştir.
Hz.Muhammed, birgün beş yüz hurma ağacını birden dikmiş ve bu konuda şunları söylemiştir:
“Bir Müslüman bir ağaç diker de bunun meyvesinden insan, evcil veya vahşi hayvan, veya bir kuş yiyecek olsa, yenen şey diken için bir sadaka hükmüne geçer”.
“Kıyamet kopma anında bile olsa, elinde bir ağaç filizi bulunan onu mutlaka diksin”.
* Hz.Muhammed, davarları yapraklarını yesin diye, bir ağacı sopayla çırpan adama şöyle müdahalede bulunmuştu:
“Biraz ağır ol bakalım, ağaca vurarak, onu kırıp dökerek değil, tatlılıkla sallayarak yaprağını dök!” .
* * *
Konumuza devam ediyoruz.
Bir tarafta.
Sevgili peygamberimizin yaşantısını, davranışlarını, sözlerini, hadislerini okumayan, bilmeyen, anlamayan, anlamak istemeyen, kafası basmayan.
Sadece kılık kıyafetini taklid eden.
Ağaç kıymeti bilmeyenler.
* * *
Diğer tarafta.
O geri kafalıların gomonis, kafir, zındık, münafık dediği, öyle gösterdiği, görmek istediği.
Ağaçlar için vincin önüne kendini atan.
Sırrı Süreyya Önder.
* * *
Ne diyelim.
Yüce rabbim
Herkese.
Hidayet etsin, selamet versin.
www.haberhürriyeti.com / Metin AYDINOĞLU

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO