Son Dakika
08 Aralık 2018 Cumartesi

24 Eylül 2013 Salı, 08:42

Olimpiyat stadındaki o şahane atmosfer ve ortam bir illüzyon muydu?
Sağ-sol görüşlerle futbolun ne alakası var???? 1453’ü ben İstanbul’un feth edildiği tarih olarak biliyorum, o kadar!

Az önce aynaya baktım ve dehşete kapıldım. Korku filmlerinden fırlamış zombilerin sanki birinci dereceden akrabası gibi görünüyorum.  Uykusuz, moralsiz ve bitkinim… Kendime aslında gülüyorum da için için! Yok bana ne oluyorsa yani? Şu berbat halimin sebebi ortada: “Derbizedeyim”! Sanırım ailenin en fanatik taraftarı benim. Valla kendime böyle bir teşhis koymuş bulunuyorum. “Beşiktaş’ım benim biricik sevgilimmmmmm, lay, lay,lay…”

Bu kadar adrenalini zavallı bünyem kaldırmadı. Üç gündür kendimde değilim üzerine bir de grip eklendi perişan oldum. Olayları anlamıyor, hazmedemiyor ancak bundan ötesi esefle kınıyorum! Olup bitenleri bir de ben anlatayım mı size? Hani futboldan aslında hiç anlamayan bir annenin penceresinden bakmanız açısından. O dedi, bu dedi değil ben diyorum:” Bu maçta olup bitenlerle  ilgili hiç de masum olmayan meseleler var!”

Olay gününün Raporu şöyle:

Babacığım bize Batı Tribün Alt tribünden şahane biletler ayarladı. Trafik ve kalabalığı ekarte edebilmek adına saat 16.00 sularında Bahçeşehir’den hareket ettik. Daha o saatte stada giden tüm yollar sağlı sollu park etmiş araçlarla doluydu. Mahşer gibi kalabalık olacağı daha o zamandan belliydi. İnanılmaz bir ortam vardı. İnsanlar aileleriyle gelmiş, seyyar iskemlelerini etraftaki çimenlere açmış piknik yapıyorlardı.  Kadınlar, erkekler, gençler, çoluk çocuk herkes vardı işte. Muhteşem bir “ait” olma duygusu tüm varlığımı sardı. O gün olmam gereken yerdeydim, oğlumun ve takımımın yanında. Acayip bir mutluluk hissine kapıldım.

Yer simsiyah ama gökyüzü bembeyazdı henüz o saatlerde. Hiçbir tereddüt ya da tedirginlik hissetmeden güle oynaya stada kadar ilerledik. Ancak ilk dikkatimi çeken çantamın aranmaması oldu. Ben bu statta Trömsö maçına da gittim de didik didik edildik o gün! 12 liraya yakın bozukluğum ve suyum alıkonulmuştu kapıda. Ama böyle bir derbide çantama gözünün en uç noktasıyla “şöyle” bir göz atan bayan güvenlik görevlisi “geç!” diyiverdi bir çırpıda. O kadar şaşırdım ki! Yanımda epeyce büyük bir çanta vardı ve içi doluydu. Üşürüz diye hırka filan atmıştım içine yani epey şişkindi. Nasıl dikkatlerini çekmedi hayret! O gün o statta taraftar cebindeki bozuk paraları rahatça yağdırabilirdi sahaya! O da en masumundan. Eğer benim yanımda bir çakı olsaydı içeri sokmuştum! Onu demeye çalışıyorum…

Maçın başlamasıyla canı gönülden bağırdık, çağırdık işte. Tribündekiler bizi aile yakınları gibi bağırlarına bastılar. Küfür dahi yok denebilecek kadar azdı. Gol olduğunda herkes sanki tek vücut olduk sevinçten ve yine Galatasaray’ın attığı gollerle beraber dağıldık… 80 bin kişi beraber iliklerimize kadar acı çektik, ne delilik be kardeşim, pehhhhhhhhhhhhh!!! Ama bir an dahi ben bir anne olarak oğlumun ya da kendimin can güvenliğinden bir dirhem dahi endişe duymadım. Bunun altını siyah, üzerini de fosforlu kalemle çizmek isterim.

Akıllıyım (!) ya ben maçın bitimine beş dakika kala maçtan çıkarttım paşamı. Trafiğe kalmayalım diye. Arabaya doğru ilerlerken stattan acaip bir uğultular geldi, meğer olaylar olmuş işte o arada. Biz 15 dakikada eve uçarak geldik sanki. Paçayı kurtarmışız!

Hakem berbattı, biz iyi oynadık, Galatasaray kötüydü filan demeyeceğim. Bu haddimi aşmak olur. Değerlendirmeyi futbol otoritelerine bırakıyorum gönüllü olarak.

Ancakkkkkkkkkkkkkkkk diyeceğim şu ki: Ben lige ya da sporun herhangi bir dalına siyasetin karıştırılmaya çalışılmasına dibinin köküne kadar karşıyım! Çıkan hadiselerden dolayı kendi çocuğumdan utandım ben! Ne yani o şahane atmosfer ve ortam bir illüzyon muydu? Buna mı inandırılmak isteniyoruz! Sağ-sol görüşlerle futbolun ne alakası var???? 1453’ü ben İstanbul’un feth edildiği tarih olarak biliyorum, o kadar!

İnsanın çocuğu ile maça gidemeyeceği kirli bir ortamda yaşamaktan utanç duyuyorum. Olaya karışan provokatörlere  ve “Beşiktaşlıyım” diye geçinen holiganlara teessüf ediyorum…Hiçbirine karşı bir dirhem sempatim yok!!!!

Not: Son olarak bir cimbom  sempatizanı ve centilmen bir dişi kartal olarak sarı kırmızılıları kutluyorum. İyi olan kazansın ama hepimiz çok mutlu olalım istiyorum sadece…

www.haberhurriyeti.com / ÖZLEM ABUT OTLUOĞLU

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO