Son Dakika
15 Ekim 2018 Pazartesi

DEĞNEKSİZ KÖYÜN SAHİPSİZ ‘TALANCISI’ ÇOK OLUR!

Çeşme’de artık göz açıp kapanana kadar bu muhteşem vadiye sağlı-sollu “REZİLDANSLAR” görgüsüzlere özgü devasa villalar dikilmeye başlanır.

19 Eylül 2018 Çarşamba, 15:20

(Erol Şaşmaz’dan alıntı)

İzmir’in Çeşme ilçesinde ılıca mahallesinde bulunan tarihi binanın, kesin olmamakla birlikte, yakalandığı bir hastalık sonrası ılıcalarda tedavi olmak için Ahmet Tosun Paşa tarafından yaptırıldığı düşünülüyor.

….

Anlatılan bir rivayete göre, bir zamanların en kudretli devlet adamlarından biri olan Mısır Valisi Tosun Paşa, nedeni bilinmeyen bir hastalığa yakalanır. Mısır valisi Ahmet Tosun Paşa’nın validesi bir rüya görmüş olup, rüyasıindaki zatın oğlunun (tedavisinin) hastalığının iyileşmesinin Çeşme- (ılıcada) termal sular ve banyosunda olacağını söylemiş.

Rüyasında gördügü bu zat Çeşme- ılıcada türbesi bulunan Mamur Baba imiş.

….

Mamurbaba Türbesi Çeşme’de asırlık zeytin ağaçları, yabani sakız ağaçları ve yemyeşil bir çam ormanının ortasında deniz gören muhteşem bir vadinin içinde saklı bir cennet.

Çeşme sakinleri ve yazlıkçılar bu bölgeyi pek bilmez.

“Mamurbaba” denilince;

Çeşme’nin en pahalı ve büyük bahçeleri olan villaların olduğu yeni bir yerleşim bölgesi akla gelir.

Bazı görgüsüz İstanbul zenginlerinin yüksek kale duvarları ile çevrilmiş muhteşem villalarda konaklayanlar;

Hemen arkalarında yeşillikler içindeki küçük bir tepenin üzerinde konuşlanmış gecekondu görünümlü küçük kulübede “Mamurbaba” yatırı-Türbesi olduğunu bilmezler.

Eski Çeşmeliler ve bilenler Mamurbaba’yı hiç yanlız bırakmazlar.

Mamurbaba Türbesinde sürekli dua eden ziyaretçiler olur, etraf tertemizdir, inançlı insanlar ve gönüllüler burayı temizlerlerler, etrafa dikkat ederler.

Ancak “İmar Affı” feleketi ile Mamurbaba ve etrafında korkunç bir yapısal değişim başladı.

Ağır iş makinaları, dozerler etraftaki ormanı, yeşilliği önlerine gelen her şeyi dümdüz etmeye başladılar.

Önlerine gelen her ağacı yüzlerce yıllık zeytin ağaçlarını,  endemik bitkileri, çitlembik ağaçlarını, çam ağaçlarını köklerinden söküp toprak altına gömdüler, dümdüz araziler yaratmaya başladılar.

Mevsimsel inşaat yasağı olduğu bir dönemde tahrip ettikleri arazilerin birçoğu hazine arazisi.

Bir anda oralarda hiç ihtiyaç yokken, Çeşme Çakabey Mezarlığına kadar çıkan  devasa geniş bir yol açıldı, stabilize edildi, yakında herhalde asfalt dökülür.

Yolu kimin açtığı belli değil.

Belediye mi?

Karayolları mı?

Orman idaresi mi?

Kimse bilmiyor.

Ama kesin olan gerçek ise;

Bu yol rant iştahı olan birilerinin ’emirleriyle’ oraya açıldı.

Artık göz açıp kapanana kadar bu muhteşem vadiye sağlı-sollu “rezildanslar” görgüsüzlere özgü devasa villalar dikilmeye başlanır.

Tüm bu tahribat yetmiyormuş gibi;

Durup, dururken bölgeye bir de sondaj makinesi geldi ve delmeye başladı.

Bu sondaj ile su kuyusu mu açılıyor?

Jeotermal mi arıyorlar?

Belli değil.

Belli olan tek şey;

Orada Çeşme’nin su ihtiyacını karşılayan su kuyuları var.

Bu su kuyuları bu sondajdan nasıl etkilenir bilen yok.

Çeşme hiçbir zaman bu kadar sahipsiz olmamıştı.

Savcılığa, Milli Emlak’a, yerel yönetimlere yaptığımız tüm şikayetler sonuçsuz kalıyor.

Bir dostumuzun yazdığı gibi;

“Çeşme rantçılar için besili bir piliçe benziyor, önüne gelen bu piliçten bir parça koparmaya çalışıyor”

Çeşme’ye çok yazık oluyor çok…

DR. AHMET GÜLER

Çeşme / İzmir 19.09.2018
Dr. Ahmet Güler

Tavak Vakfı
Mail : [email protected]

Web : http://www.bteu.de

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO