Son Dakika
24 Ağustos 2019 Cumartesi
”

Damaktaki ebedi lezzet

Fazıl Say 20 yıl önce yaptığı besteleri dinleyicileri ile paylaşmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederken gecikme için özür diliyor.

15 Aralık 2013 Pazar, 14:50
Damaktaki ebedi lezzet

ozlemabut_haberhurriyeti

Fazıl Say 20 yıl önce yaptığı besteleri dinleyicileri ile paylaşmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederken gecikme için özür diliyor. Dilemesin, üzülmesin de! Damağımızda bıraktığı tat ebedi nasıl olsa.

Ah şu kelimeler yok mu etrafta uçuşan… Gönlümüze şifa, öfkemize tercüman o sözcükler! Uzanıp tutuversek onları, şöyle adabına uygun sıralayabilsek nasıl da fısıldaşacaklar, neler diyecekler kim bilir? Belki “Seviyorum”, belki “Dargınım” ya da kim bilir “Vazgeçtim artık çok geç!” diye hayıflanacaklar.

Ya o sessizliğimize soluk olan notalar pekiyi? Ruhu okşar gibi, sever gibi salınırlar boşlukta… Melodiye dönüştüklerinde yaşattıkları sihir sarar ya etrafınızı, ondan söz edişim… Huzur bulur, gevşer, dertten tasadan sıyrılır soluklanırsınız. Ay ben kocaman gülümsemeye çoktan başladım bile…

Sanatın mekânı ya da zamanı yok… Ruhun kanatlarını evrenin sonsuzluğuna sürükleyen bir büyüsü, bir gücü var. Bir şiirin ne zaman dile geldiğinin ya da bir aryanın ne zaman şenlendiğinin önemi var mı; yok! Hepsi insana dair, hepsi zamandan öte, her biri ilahi…

Mozart, Bethooven, Bach, Hacı Arif bey ya da Sadettin Kaynak öldüler belki ama eserleri zamana da yaşama da meydan okuyor; hatta hükmediyor. Shakesbeare, Goethe, Ömer Hayyam ya da Nazım Hikmet de öyle… Buradalar! Her tınıda, her dizede içimizde soluk alıp veriyorlar.

İnsanın kendisini ifade etmesi için Allah’ın belki de en büyük lütfü olan kelimeleri dile getiren ve notaları coşturan dehalar buluşursa ne olur hiç düşündünüz mü? Gerçek sanatta zaman ve mekânın olmadığını bize kıymetini anlamamakta inat ettiğimiz, gözbebeğimiz Fazıl Say’ımız bir kez daha gösteriyor. Ömer Hayyam’dan, Nazım Hikmet’e; Metin Altıok’tan Cemal Süreyya’ya kadar pek çok şairin şiirlerini bestelediği “ İlk Şarkılar” adlı albümü çıktı, valla müjdeler olsun!

Dün bir televizyon programında albümden örnekler sunan şahane müzik dehamıza solist Serenad Bağcan eşlik etti. Yorumu karşısında program boyunca tüm tüylerim hazır ol vaziyete geçtiler, öyle dinlediler. Viyolonseli ustalıkla dile getiren Çağ Erçağ var bir de, olmaz bu kadarı dedirtti! O koskoca viyolonselden kemençe sesi çıkarttı! Yemin ediyorum gözümle görmesem kulağım beni aldatmayı başarırdı! Kemence eşliğinde horon tepiliyor diye düşünürdüm kesin.

Fazıl Say 20 yıl önce yaptığı besteleri dinleyicileri ile paylaşmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederken gecikme için özür diliyor. Dilemesin, üzülmesin de! Müziğin de şiirin de zamanı yok ya, varsın bu lezzeti 20 yıl sonra tatmış olalım, ne fark edecek? Damağımızda bıraktığı tat ebedi nasıl olsa.

www.haberhurriyeti.com / ÖZLEM ABUT OTLUOĞLU

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz