Son Dakika
16 Ekim 2018 Salı

DAHA AĞIRINI YAŞADIK BİZ!

29 Ekim 1860. Fransız iş adamından alınanla en ağır iç borçlanma yaşandı. Nisan 1876 İflas açıklamasına rağmen Çanakkale, Balkan, İşgal, Milli Mücadele yaşadı bu millet. 1954’e kadar borcunu ödedi, bitirdi yine aynı millet. Üstüne onlarca kriz yaşadı, bunu da aşar elbet. Bu da geçecek elbet!

11 Ağustos 2018 Cumartesi, 15:16

Resimlerden başlayalım.

Soldaki ilk resim;

T.C. İnhisarlar İdaresi’nin (Tekel-1932) 1952 yılında kuruluşunun 20. yılı anısına ürettiği sigara paketleri üzerindeki yazı.

Reji’ye itham yapıyor.

Reji;

Osmanlı döneminde tuz ve tütün tekelini yöneten 1883 tarihli sözleşme ve yabancı sermayeyle 1884 yılında faaliyete geçmiş, 1887 tarihinde yıllık karından belli miktarı Duyuni Umumiye aktaran kurum.

Tütün gelir kalemleri düzenlenmiş.

Vergi gelirleri yabancıların lehinde şekillendirilmiş.

‘Dünü unutma bugünü iyi anlarsın!’ yazıyor 1952 sigara paketleri üzerinde.

İkinci resim;

“Şevki Çankaya, Akbaba, 1944, Sayı 15”

Cumhuriyet idaresinin büyük başarısı;

Çocuk – Düyunu Umumiye… Tanımıyorum!
Babası – Ne mutlu sana!

*.*.*.*

En son diyeceğimi, baştan söyleyeyim;

Hiç enseyi karartmayın.

Çünkü;

Daha ağırlarını atlattık biz!

*.*.*.*

1860;

Mali sorunlar ve sıkıntılar sürekli artıyordu.

İstanbul’daki askeri birliklerin günlük gereksinimlerini bile karşılayamaz duruma düşülmüştü.
Reformlara girişilebilmesi için hemen borç bulmak gerekiyordu.

Tekrar hızlı bir iç borçlanma çabasına girildi.

Çünkü Osmanlı Devletine, İngiltere, Fransa ve diğer bankerlerle yürüttüğü görüşmelerde dış borç için kendisine önerilen;

Hükümet emlakini rehin göstermek,

Yabancıların Hükümet emlakını satın almak ve kiralamak hakkına sahip olması,

Vakıf usullerini değiştirmek,

Uluslararası mali kontrolü kabullenmek başta ve daha fazlası idi.

Onur kırıcı ağır koşullardı, temaslarından sonuç alamamıştı.

Yabancı devletlerin kefaleti altında tahvil ihracı gibi çözümler bile gündeme getirildi.

Tartışma konusu yapıldı.

Osmanlı bunu da reddetti.

*.*.*.*

İstanbul‟da bu gelişmeler olurken, borç bulmak için temaslarda bulunmak üzere Paris‟te Osmanlı temsilcileri bulunuyordu.

Cumhuriyet idaresinin büyük başarısı: Çocuk – Düyunu Umumiye… tanımıyorum!
Babası – Ne mutlu sana!
“Şevki Çankaya, Akbaba, 1944, Sayı 15”

O günlerde nüfuzu ve ünü en yüksek noktada olan Fransız banker-bankacı ve Demiryolları İdaresi Sandığı Direktörü
bankacı-maliyeci Mirès ile karşılaştılar.

Ekim 1860;

Paris‟te çıkan ‘Le Constitutionnel de Paris‟ gazetesine Mirès açıklama yaptı;

‘Osmanlı Devleti‟nin iç ve dış borçları dökümü 774.000.000 milyon F.Frangı (34.056.000 Osmanlı Lirası) ‘

Mirès işe borçlanma (istikraz) şartları görüşüldü;

  • Borçlanmanın ihraç fiyatı % 53,75
  • Faiz oranı % 6
  • Tutarı 400 milyon F.Frangı.
  • Hazinenin eline geçecek para 215 milyon F.Frangı
  • Hükümet hesabına geçişi 18 ayda taksitler halinde

Gerçekte faiz oranı bu haliyle % 11‟e yükselmekte idi.

Osmanlı Devletinin kredibilitesi o kadar düşmüştü ki;

Bu borçlanma koşulları bile alıcılarca tatminkar bulunmadı..

Mirès sözleşmede Hükümete % 1,5 (6.000.000 F.Frangı) komisyon, peşin faiz ve itfa karşılıkları ve diğer giderler olarak 51 milyon F.Frangı tutarında ek bir yükü daha kabul ettirdi.

Duruma göre, safi hasıla da (Osmanlı’nın eline verilecek para) , 215 milyon F.Frangı değil;

Sadece 164 milyon F.Frangı olacaktı.

Böylece, borçlanmanın nihai yükü % 13‟ü de geçmişti.

İşin realizasyonu ve kotarılması açısından, Mirès, boçlanmayla;

Ottoman Bank yanında yeni kurulmakta olan„Türkiye Bankası‟nı da ilişkilendirdi.

Borçlanmanın 10 aylık taksiti,  bu banka tarafından tedavüle çıkarılan poliçelerle karşılanacak, kalanı da yine bu bankanın çıkaracağı ve Mirès‟in
kabul edeceği (satın alacağı) bonolar karşılığı sağlanacaktı.

*.*.*.*.

Uzlaşmaya varıldı.

İmzalandığı tarih;

29 Ekim 1860.

*.*.*.*

Krizler fırsattı.

Mirès, paradan para kazanma yolunu da ekledi ortama.

Société Financière adlı bir de şirket kurdu daha büyük ticari hedefler için.

Mirès, % 53,75 ihraç fiyatı ile satın aldığı tahvilleri talebin fazla olacağını değerlendirdi.

% 62,5 ihraç fiyatı ile satışa sürdü.

Ancak, yaptığı gerçek dışı bilgilendirme, reklam ve ilanlar önemli gazeteler tarafından tekzip edildi.

Satışta yeterince başarılı olamadı ;

Tedavüle sürülen 250.000 adet tahvilin ancak (32 milyon F.Frangı tutan) 102.000 adedi için kayıt yaptırıldı.

Mirès‟in Genel Direktörü olduğu Demiryolları Sandığı ancak 26 milyon F.Frangı tahsil edebilmişti.

Kalanı ertesi yıl Nisan ayında tahsil edilecekti.

Bir yandan bu olumsuzluklar yaşanırken, diğer yandan da Mirès aleyhine adli kovuşturma söylentileri çıktı.

Diğer şirketlerinde de yolsuzluk söylentileri yaygınlatı.

Mirès ortaklarınca mahkemeye verildi, arkasından da 18 Şubat 1861 tarihinde Fransız Hükümeti’nce tutuklandı.

*.*.*.*.

Mirès‟in tutuklanması, Osmanlı Devleti için düş kırıklığı, telaş ve hatta adeta bir darbe olacaktı.

İstanbul, Londra ve Paris‟te mali krizler ortaya çıktı.

Bir çok şirket iflas etti.

İskonto edilen senetlerin fazlalığı yüzünden, Sterlinin 110 kuruş olan gerçek kuru, 190-200 kuruşa kadar yükseldi.

Kriz dolayısıyla Hükümetçe istenilen yardım talebi olumlu karşılandı.

Lord Hobart ve M. Forster adında iki İngiliz mali uzman ile Fransa Bankası Genel Müdür Yardımcısı Baron Doyen İstanbul‟a gönderildiler.

Osmanlı maliyesinin denetim ve gözetimi yabancı uzmanların eline geçecekti.

*.*.*.*.

Sonra mı?

16 yılda 9 defa daha borç aldı Osmanlı.

Nisan 1876;

Bütün borçların ödenmesi tamamen durdurldu.

Moratoryum ilanına mecbur kalındı.

Tam anlamı ile devletin mali iflası resmen kabul edildi.

*.*.*.*

Üstüne 1. Dünya Savaşı geldi.

Onun üstüne Çanakkale, Balkan, iç karışıklar.

Tamamının üzerine Milli Mücadele.

29 Ekim geldi.

23 Nisan onu izledi.

Ve Lozan.

Osmanlı’nın borçlarını 1923’den 1954’e kadar ödedi bu millet.

Onların da üstüne kaç kriz, kaç badire daha atlattık hatırlasana;

İçimizi karartmaya gerek yok.

Daha ağırlarını yaşamadık mı biz?

Yara-bere bunu da atlatacağız elbet.

www.haberhurriyeti.com / OĞUZ ÖRNEK 

GÖRSELLER (KARİKATÜRLER)

Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi, “Fantazya Çok Para Yok: Karikatürlerle Bir Borç Ekonomisinin Tarihi (1874-1954)”
İsmail ŞEN, “Asi’den Gazi’ye Karikatürlerde Atatürk”

Kayığın bayrağında “Türkiye Cumhuriyeti”,
Lord Curzon’un tutunduğu fıçıda “Düyun-u Umumiye” yazmakta.)
“Ratip Tahir, Zümrüdüanka, 20.03.1924, Sayı 125”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO