Cumhuriyet Kadınları Zirveye çıktı

Toros dağlarının zirvesinde Binyüz yıllık Kestane Ağacının dibinde“Andımız”ı okudu.

14 Kasım 2018 Çarşamba, 13:51

Cumhuriyet Kadınları, kültür ve keşif gezilerine devam etti. Bu kez Toros dağlarının eteğinde “Düğmeli” evlerin bulunduğu Ormana Köyü’nü keşfeden Cumhuriyet Kadınları, Toros dağlarının zirvesinde Binyüz yıllık Kestane Ağacının dibinde“Andımız”ı okudu. Türkiye’nin en büyük, dünyanın üçüncü büyük yer altı gölüne sahip Altınbeşik Mağarası’nı şişme botlarla gezdi.

İzmir’den yola çıkan Cumhuriyet Kadınları Güzelbahçe Şubesi üyelerinden bir gurup olarak, Denizli, Acıpayam, Korkuteli yoluyla Antalya-Manavgat Şelalesi’nde verdiğimiz çay molasında yorgunluğumuzu attık. Toros dağlarının arasından geçen yolda çam ağaçları manzarası eşliğinde dağ köyünde “Düğmeli” evlerini görme heyecanıyla sürdü yolculuğumuz.

Antalya kent merkezinden çıktıktan 3 saat sonra yayla turizminin yapıldığı Ormana Köyü’ne ulaştık. Lezzetli yayla ürünlerinden pişirilen menülerle akşam yemeğimizi “Düğmeli” evden butik otele dönüştürülmüş konakta yedik. Yaprakların sarı kırmızı renk aldığı asırlık ağaçların arasında Torosların zirvesinde sedir ağacından yapılmış çam kokulu konakta uyumak sonbaharın bu son ayında kadınlara çok iyi geldi. Kahvaltımızı söylemeye gerek yok, tabii ki yayla balı, yayla tereyağı başta olmak üzere organik köy kahvaltısıydı. Güne enerjik başlayarak Roma döneminde adı Erymna olan Ormana Köyü’nün “Düğmeli” evlerini rehberimiz eşliğinde gezdik.

KIŞIN 27 KİŞİ, YAZIN 3 BİN KİŞİ YAŞIYOR

Kışın 27 ailenin barındığı, yazın ise Antalya ve genellikle İstanbulluların köye gelmesiyle nüfusu üç bine ulaşan yayla köyünde, “Düğmeli” evlerin birçoğu restore edilmiş. Köyü gezdiren Hüseyin Amca, köyün doğdukları yeri unutamayanların beldesi olduğunu söyledi.

Toroslarda saklı bir cennet olan Ormana Köyü birçok kişi tarafından bilinmiyor. Mimarisinden dolayı bu evlere “Düğmeli Evler” denilmiş.

Bu evler, tamamen yöredeki malzemeler kullanılarak yapılan Antalya’nın Akseki ve İbradı ilçeleri ve köylerinde uygulanmış yöreye özgün mimari yapılar. Evler, harç veya çimento gibi herhangi bir malzeme kullanılmadan yapılmış. Sedir ağacından kesilen ahşap ile yapının iskeleti oluşturulmuş. İskeletin dışarıda kalan kısımları düğme gibi görünüyor. Bu özgün mimariye sahip “Düğmeli” evler iki katlı ve duvarları taş ve hiçbir koruma olmadan yüzlerce yıl dayanabiliyor. Ormana Köyü’nde restore edilen, yıkılmaya yüz tutan ve hala yaşamın olduğu 400’e yakın tarihi ev bulunuyor.

Üyelerimizle birlikte köyün sokaklarında gezerken evlere düğmeli denilmesine sebep olan duvardan taşan ahşap parçalara tutunarak tırmanıyoruz. Sohbet ettiğimiz Ayşe Teyze, “Hoş geldiniz “diyerek selam veriyor ve bizi çay içmeye davet ediyor. Ormana Köyü halkı oldukça sıcakkanlı, güler yüzlü ve misafirperver.

Düğmeli Evlere nasıl gidilir?
Torosların zirvesinde yer alan Ormana Köyü, Antalya’nın İbradı ilçesine bağlı, Antalya’ya 170 kilometre, Manavgat’a ise 60 kilometre mesafede.

Ormana köyü, geçim sıkıntısı nedeniyle büyük şehirlere çok fazla göç vermiş, ancak köylerini unutmamışlar. Tarihi düğmeli evleri restorasyon ve koruma projesi ile turizme kazandırmak, köyde yaşayanlara iş fırsatı yaratmak amacıyla yayla turizmi projesini hayata geçirmişler.. 

Nerede kalınır?

Köyde butik otel olarak hizmet veren üç konak ve iki restoran bulunuyor. Ormana’da doğallığı korunmuş sedir ağacının kokusunun etrafa yayıldığı konaklarda yöresel lezzetler ve köy kahvaltısı, kışın soba başında, yazın bahçede sunuluyor. Odun ateşinde taş fırında pişen pidelerin tadına doyum olmuyor.

MAĞARAYI ŞİŞME BOTLARLA GEZDİK

Bu farklı dünyayı resimledikten sonra Türkiye’nin en büyük, dünyanın üçüncü büyük sıra dışı yer altı göllerinden birisi Altınbeşik Mağarası’nı girişte bekleyen şişme botlarla geziyoruz. Mağaranın derinliklerini inceliyoruz. Mağaranın içindeki sarkıtlar, dikitler doğanın oluşturduğu güzellikler karşısında adeta büyülendik.  Anlatmak mümkün değil, yaşamak gerek. Altınbeşik Milli Parkı’nın içinde yer alan Beyşehir Gölü’ne bağlantılı mağara 1966 yılında keşfedilmiş.

Türkiye’nin en büyük, dünyanın üçüncü büyük yer altı gölüne sahip Altınbeşik Mağarası Ormana Köyü’ne 7-8 kilometre uzaklıkta. Bu yolda  Ürünlü Köyü’nün tarihi düğmeli evleri yer alıyor. Altınbeşik Mağarası iki kattan oluşuyor ve uzunluğu tam 50 kilometre.

TOROSLARIN ZİRVESİNDE ANDIMIZI OKUDUK

Bu güzel gezimizin ardından Ürünlü Köyü’nde Düğmeli evleri göreceğimiz bu köyde tavşankanı çayımızı yudumlayıp, kadılar diyarı olan İbradi’ye geçiyoruz. Etkileyici görselliği ve hikayesi ile bin yüzyıllık “Arap Asıldı Kestane Ağacı”nın altında hep birlikte büyük bir coşkuyla “Andımız”ı okuyoruz. Bu güzel coşkuyu Torosların en yüksek zirvesinde yaşamak istedik. Çevreden de katılımlar da bizi gururlandırdı, tüylerimiz diken diken oldu, çok duygulandık ve gözyaşlarımızı tutamadık. Hepimiz çok heyecanlandık. Dernek Başkanımız Mesude Öney’in okuttuğu Andımızdan sonra ağacın çapını göstermek amacıyla kadınlarla elele vererek çember oluşturuyoruz. Burada bizi davet eden Emekli Sevil Hemşirenin düğmeli evinin bahçesinde, fırında pişen kestane, börek, kek, lor peyniri ve organik reçellerini afiyetle midemize indiriyoruz.

Akseki’de Atatürk Anıtı’na çıkıp şehri panoramik olarak gezdikten sonra yöre kültürünü yansıtan Etnoğrafya Müzesi ve Fotoğraf Sergisini ziyaret ediyoruz. Tarihi Kervan Yolu’ndan Açıkhava Müzesi konumunda olan Sarıhacılar Köyü’ne Düğmeli evlerin yanında, 800 yıllık ahşap camii görülmeye değer. Tarihi Kervan Yolu’nda kısa bir yürüyüş yaptıktan sonra akşam menümüz tabii ki kekik kokulu yayla etlerinden oluşuyor. Torosların zirvesinde uyumanın verdiği rahatlık ve dinçlikle sabah kahvaltımızı aldıktan sonra bu güzel coğrafyadan ayrılmadan önce nefes alıp-verme sporu yaparak çam kokularını içimizde hissediyoruz.

Daha sonra Antalya-Korkuteli yolu üzerinden Türkiye’nin Maldivleri Salda Gölü’ne geliyoruz. Bu muhteşem görüntüyü resmettikten sonra otobüsümüze binip İzmir’e hareket ediyoruz.

GÜLER BİLGEN

 

 

Yorum

  1. Mesude Öney

    15 Kasım 2018 at 13:04

    Ülkemin her tarafı ayrı güzel. Bu gün özgürce seyahat ediyorsak bunu Atatürke borçluyuz. Güler hanımada çok teşekkür ederim. Çok kapsamlı bir yazı olmuş

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO