Son Dakika
16 Şubat 2019 Cumartesi

Cızırtı (49)

Sokaklarda hayvanların kaka yapmaları yasaktı. Bula bula ana caddeyi pisletmek ne anlama geliyordu ki. İnsanlardan bir anlamda intikam mı alıyorlardı acaba? “Ben sizin yaptığınız caddelerin içine…” diyerek mi pisletiyorlardı her yeri.

05 Şubat 2019 Salı, 13:32

Benek yavrularına karşı son derece dayanıksız çıkmıştı. Onların yeni evlerine taşınmasına, sıcak yuvaya kavuşarak sokaklardan kurtulmasına sevinmişti başlarda. Oysa sonradan, bir kaç gün geçince  onların kokusunu özlemiş ve evlat hasretinin ne demek olduğunu bir ay geçmeden anlamıştı. Yavruları burnunda tütüyordu ve bu ayrılıktan kendisini sorumlu tutuyordu.

Cızırtı gamsız, dünyadan habersiz ve başıboş bir yaşam sürüyordu.

Onun için yaşam maceraydı ve sokaklar “ korku tunelleri „ haline gelmiş olsa da, bu durum her yanıyla macera dolu bir ortamın içine çekiyordu onu.

Ara sıra Nataşa ile de sıcak ilişkileri olmuyor değildi..

Hoşlanıyorlardı birbirlerinden, saklayacak halleri yoktu.

Nataşa işini bilen bir dişiydi ve Cızırtı’dan çocuk sahibi olmamak için elinden geleni yapıyordu. Çocuksuz bir ilişkiden yana olduğunu defalarca ifade etmişti Nataşa. Ama “İlerde belki..” diye de eklemişti.

Mernuş‘un nasihatlerini harfiyen yerine getiriyordu Nataşa. Nataşa’ya göre çocuk sahibi olmak için koşullar oluşmamıştı ve güvenli hayvan barınakları veya hayvanlar için rehabilitasyon merkezleri açılmadan çocuk sahibi olmak, çile ve acı çekmekten başka bir anlam taşımıyordu onun için.

Cızırtı pek oralı değildi. Esas derdi uzaklara, çok uzaklara gidip yabancı ülkelerdeki hemcinslerinin yaşadıkları ortamı, şartları merak ediyordu. İnsanların hayvanlara karşı tutum ve davranışlarını mukayese etmek istiyordu. Hayvan hakları yasası orada nasıl işliyordu acaba?

Gerçi sokaklarda hayvanların kaka yapmaları yasaktı. Zaten en çok buna takılmıştı kafasını. Bula bula ana caddeyi pisletmek ne anlama geliyordu ki. İnsanlardan bir anlamda intikam mı alıyorlardı acaba? “Ben sizin yaptığınız caddelerin içine…” diyerek mi pisletiyorlardı her yeri.

Batı ülkelerindeki köpek sahipleri pislikleri hemen toplamak zorundaydılar. Buna rağmen çevreciler, pisliklere karşı savaş açmışlardı.

Cızırtı’nın kafası karışıktı, annesi Mernuş‘a açılamıyordu geleceği açısından. Zaten erkek evlatlar analarından oldukça uzak yaşamayı tercih ediyorlardı.

Cızırtı, anası için bir sır küpüydü.

Annelik işte, Cızırtı’nın üzerinde tittiyordu titremesine de, pek belli etmiyordu bu duygularını Mernuş.

Ve bir süre sonra Cızırtı site bahçesinde görünmez oldu.

Bir iki, bilemediniz üç gün kendi başına takılan Cızırtı’nın bir haftadır ortalıkta görünmemesi herkesin dikkatini çeker hale gelmişti.

Nataşa farkındaydı bu kaybın.

Nataşa Cızırtı’nın kaybı karşısında “Serserinin teki, nasıl olsa yarın-öbür gün gelir” diye kayıtsız kalmıştı bir süre.

Daha sonra kuşkulanmaya başlamıştı.

Cızırtı ailesine düşkündü ve sitenin yaşam alanı dışında pek uzun süreli kaçışları olmamıştı.

Site ahalisi Cızırtı’nın iki haftalık kaybı karşısında kayıtsız kalamazdı..

Hatta onunla ilgili fıkralar, yakıştırmalar ve şehir efsaneleri üretilmeye başlamıştı bile.

Cızırtı güya Amerika’ya kaçmış olabilirdi.

Bir kısım dedikoducu ise geçenlerde okudukları  dış kaynaklı bir haberden hareket edip Cızırtı’nın Amerika’ya değil, Avrupa’ya gitmiş olabileceğini ileri sürüyorlardı.

Mernuş‘a ulaşan “Seyyah kedi” başlığı ile yayınlanan habere göre, güya bir ay kadar önce ABD’nin Wiskonsin Eyaleti’ndeki evinden kaçan Emily adlı kedi, Fransa’da ortaya çıkmıştı.

Maceraperest kedinin bir kargo gemisine binerek, Fransa’ya gittiği; Atlantik Okyanusunu geçerken gemideki fareleri yediği anlaşılmış.

Emily’yi rıhtımda bulan gemiciler, tasmasındaki bilgilere bakarak sahibine ulaşmuş.

Sahibi, kedisine bir an önce kavuşmak için uçak bileti yollayacağını açıklamış.

Mernuş bu haberi duyunca dünyada neler olduğuna hayret etmekten geri kalmadı.

Cızırtı’nın öyle Ankara’dan kalkıp, önce Istanbul, ya da İzmir’den bir gemiyle Avrupa’ya gideceğine asla inanmayacağını ilan etti site sakinlerine “Bizim Cızırtı değil Fransa, Ulus’a bile gidemez. Tembelin tekidir o. Üstelik ana kuzusudur ve Pati’tandan ayrılamaz” diyerek görüşlerini açıklıyordu.

Öyleyse Cızırtı nereye gitmişti?

İki kardeşi cinayete kurban giden Cızırtı’nın başına aynı akıbet gelmiş olabilir miydi?

Tami ve Yılçarık seri cinayet işleyen katil, ya da katilleri aylardır neden bulamamışlardı?

Hiç bir iz, en küçük bir delil elde edememiş olmaları hayret verici değil miydi? “Karasurat” ve ailesi neden yakın takibe alınmamıştı aylardır?

Mernuş, hemen cinayeti soruşturmakla görevli heyet üyelerini toplantıya çağırmaya karar verdi. Toplantı derhal yapılmalı,  süratli hareket edilmeliydi.

(Devam Edecek)

www.haberhurriyeti.com / Sezai BAYAR

***

ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN OKUYABİLİRSİNİZ

WEB Sayfası bloke…(48)

F-Tipi cezaevlerini insanlar için yaptılar ama orada tek başına kalan mahkumlar hiç mutlu olmadılar, ölüm oruçlarını sürdürdüler, kimileri de öldü.

Yavruları “ev”lendirdik…(47)

Benek gelişmelerden habersizdi. Acaba yavrularından ayrılacağını, onların sıcacık yeni bir yuvaya uçacaklarını hissetmiş miydi?

Bebelere isim…(46)

Yavrunun yüzünde, Arap şeyhlerini andırır bir çizgi taşıdığını da eklemek isterim. Bir tek uzun entarisi (!) eksikti sanki.

Erbakan Hoca’ya nasıl votka içirdik (45)

Ankara gazeteciler Cemiyetini ziyaret eden Milli Nizam Partisi Genel Başkanının istediği portakal suyunun içine muziplik olsun diye bir miktar votka

Nankör kedi  (!)  Çankaya’da mı ? (44)

Yıl 2001…Milli Güvenlik Kurulu toplantısında gergin anlar. Cumhurbaşkanı Necdet Sezer, Başbakan Ecevit’e anayasa kitapcığı fırlattı. Anında tepki

Eve giren köpek ve “nankör kedi”…(43)

Alman Haber ajansının servis ettiği habere göre bir kedinin sahibi ekmeğine yağ sürerken elinden güya bıçağını düşürmüş. Düşen bıçak ayak

Hayvan Siyaset Belgesi…(42)

Tarçın, yabancıların irticai  faaliyetlerde bulunmak için bahçeye sızmaya çalıştıklarına dikkat çekti. İranvari bir şeriat devleti  kurma yanlılarının

HKKK Toplanıyor…(41)

Gizliliğe uyulmazsa alınan kararlar dışarı sızabilir. Hatta ajanlar harekete geçebilir. Nesillerinin tamamen ortadan kaldırılmasını isteyen iç ve dış

Yaşam felsefesi…(40)

Torunlar, yeni yetmeler salonun her yanında cirit atıp, koltukların üstünde oyunlar oynarken, Yudum’un asistanı trafik kazası geçirmiş bir kediye acil

Cennetten gelen iki misafir…(38)

Benek’in doğumu sırasında bahçedeki hayvanları biraz ihmal eder gibi olduk haklı olarak. Minik yavruların dünyamıza karışması, gözdemiz olan

Benek anne mi oluyor yoksa ?(37)

Görülmeye değer bir manzara. Annelerinin memelerini bulamayan, gözleri görmediği için kardeşleriyle birbirine sarılan yavrular iyi kötü süt emmek için

“Çuval ” operasyonu…(36)

Açıkcası “savaş” ilan etmişlerdi bize. Irak’ı sebepsiz işgal etmiş Amerikan güçlerini kendilerine “model” kabul etmiş zihniyetten korkulurdu.

Dünyada mekan, Ahrette iman…(35)

Mernuş, yavruları ve diğer kediler, mehtaplı bir gecede zifiri karanlığın içine düşmüş gibi algıladılar son durumu. Ve kendilerini dımdızlak gibi

“Merhamet ve Adalet İstiyoruz” (34)

“Merhamet, vicdan ve adalet bir gün size de gerekebilir.. Kesinlikle torpil ve himaye istemiyoruz. Pozitif ayrımcılıktan  nefret ediyoruz.Sakın ha, eskiden

“İlahi Adalet” … (33)

“Karasurat”ın arabası Söğütözü yakınında büyük bir kaza yapmıştı. Bariyerlere çarpan arac hurda haline gelmiş, kendisi hemen ameliyata

Hayvan Hakları Yasası…(32)

Necati son gelişmeden habersizdi. Arkadaşları dünyaya gözlerini açar açmaz bir aile buluyorlar, doğada korunuyordı. Geziyorlar, koşuyorlar,

Hafiyeler (!) İz Peşinde…(31)

İnsanlıktan nasibini almamış, psikopat, ruh sağlığı zedelenmiş bu  mahluklar,  değil hayvan sevgisini, insanlara, yakınlarına ve akrabalarına karşı dahi sevgi duygusunu açığa çıkarmaktan acizler. Bu tip varlıklara  akıl ve sevgi “damlalıkla

Yönetimden “köpek” taktiği. (30)

Tami son derece sevecen bir yaratıktı. Herkese aynı mesefade duran ve herkese aynı sıcaklıkta yaklaşan bir köpek. Hatta  bazılarına göre “yılışık”

 Manukyan’ın kızları gibi…(29)

Mernuş dişi kedileri uyarıyordu: doğum kontroluna dikkat edin. Şu anda nüfus patlamasına neden olmanın zamanı değil. Yıllarca vergi rekortmenliğini

Nerden çıktı bu Tami ? (28)

Tami kürsüden inerken yine kaküllerini düzeltmek zorunda kalmıştı. Sitenin bir köşesinde yerleşmeye niyetli olan Tami’nin kediler şurasına katılması

Hayvanlar Şurası…(27)

Cinayetlerin çözümünü devletten bekleyemeyiz. Devlet kendi söküğünü dikemeyen terzi durumunda. Susurluk Skandalı ve daha niceleri. Son 10

 “Katiller nerede?” (26)

Bu cinayetlerin göbeğinde Patitan dışından müdahale olmuşsa, işin içinde “derin devlet” var demekti. Oysa derin devlet daha çok insanlar ve  onların

Bir cinayet daha mı? (25)

Doğada yaşamaya alışkın olan hayvanların, her türlü canlı mahlukatın yine doğanın koşullarına ayak uydurarak, kendilerinde o gücü bularak

Kediler Doğulu, köpekler Batılı mı? (24)

*Peyami Safa, Fatih-Harbiye adlı romanında Doğu-Batı farkını ele alırken -bu aynı zamanda idealizm ve maddecilik çatışması- kedi ve köpek cinsini ayrı

Polonya Yahudileri gibi…(23)

Kedileri beslemeye başladığımız günden sonra kendimizi ve bize yakın olanları, İkinci Dünya Savaşı’nda işgale uğramış Polonya’da yaşayan Yahudi

 Kayıp anaları ve Mernuş…(22)

Ülkede binlerce faili meçhul cinayetlerin, kayıpların olması, bu nedenle bağrı yanık anaların, Cumartesi Anneleri’nin, çocuklarını şehir şehir aramak

 Kediler ve Susurluk komedisi…(21)

İnsan hakları filan hikaye. İhlaller gırla gidiyor. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku hala geçerli. Kendileri için hak ve özgürlükleri yaygın hale

Pamuk nerde ?..(20)

Komşumuzun minik kızı Ayfer acı haberi verdi: “Pamuk park yerinde hareketsiz duruyor, gördünüz mü? Ölmüş müdür acaba?”

Kedilerin  önsezileri…(19)

*Komşularımızdan biri sabah  erkenden bağırıyordu. “Kediler arabamın  tüm boyasını kazıdılar. Nedir başımıza gelenler. Bunları defedelim gitsinnn.”

Kediler Örgütleniyor… (18)

Sıra bugüne kadar kaybolan, öldürülen iki komşu kedinin başına gelenlerin ne olduğunu öğrenmeye gelmişti.Acaba bu ölümlerde “derin devlet’in

Kediler kongresinde tartışma …(17)

Hem dünyaya geliyoruz, hem yaşam hakkı tanınmıyor. Hem varsınız deniyor, hem yoksunuz. Bu nasıl bir kısır döngüdür? Sorunlarımız var, çözmüyorlar.

Kedi cilveleri… (16)

Bahçeye gelen yabancı kediler arasında “mahallenin aşiftesi” siyah benekli beyaz kediye “ Nataşa” adını uygun görmüştük nedense. Nataşa’nın önüne

Kedileri bekleyen tehlikeler…(15)

Geri kalmış ülke politikacıları dünyanın her köşesinde, “Önce politikacı, sonra insan, daha sonrası hayvanlar” tezini savunuyorlardı. Çünkü

Peri Bacası yıkan başkan (14)

Hristiyanlık öncesi dönemde Güzel Atlar Ülkesi adıyla bilinen Kapadokya yöresinin tarihi ve kültür varlığı olan peri bacalarından birinin yıkılması demek, tarihin “yıkılması” demek. Tarihin “silinmesi” demek.

Katliama müthiş tepki var..(13)

Kütük haline getirdiğiniz o ağaç gövdeleri cehenmem ateşiniz olur inşallah

Ağaç katliamı ve sonrası… (12)

Sitenin yeni bayan başkanınından kedilere karşı operasyon beklerken, otuz yıllık tam 39 ağaçı kökünden kestirmesi bizim için büyük yıkım oldu.

Bayan Başkan koltuğa oturunca…(11)

Yumuşak yürekli olacağını sandığımız bayan başkan “demir yumruklu leydi”yi oynamaya başlamıştı bile….

Şenlikli (!) kongre….(10)

Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

“Etnik koloni” işi zorlaştırıyor…(9)

Yavrular yavaş yavaş serpilmeye başladığı için sorumluluğumuz artmış durumdaydı.

Pembe memeli kedi… (8)

Patitan’da derin bir sessizlik hakim. Bu,  halkın kedileri benimsediği anlamına gelmiyor. Homurdananlar var, ama aile olarak bizler “duymazlıktan gelelim,

Bebelerrrrr… (7)

Hangi hayvan olursa olsun, tüm hayvanların doğal ortamlarında yaşamalarının doğru olduğuna inanıyordum. Hala da bu düşüncemin arkasındayım.

Mernuş kimden hamile kaldı? (6)

Mernuş’un giderek büyüdüğünü farketmeyişimiz. Çevre apartmanlar arasında turlara çıktığını biliyorduk Mernuş’un. Gizli gizli bir şeyler çevirdiğini hisseder gibiydik.

Mernuş ile tanıştığımız an…(5)

Yüzü, gözleri, duruşu, sessizliği öylesine güzel, öylesine etkileyiciydi ki…

Ana kuzusu olamadı… (4)

*Mernuş, sokak kedisi olarak bir duvar dibinde doğdu, sokak kedisi olarak yaşam mücadelesine atılmak zorunda kaldı..Hayatından hiç şikayetçi değildi.

Gözlerin gözlerime değince… (3)

Kendimi galiba insan gibi hissediyorum kimi zamanlar. Ama bir değişmez gerçek var ki hayvanım ve öyle yaratılmışım.

 Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1)

KEDİ… Önsöz… Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1) Hayvanlar âlemine doğru şöyle  “yüksek yoğunlukla” yönelmeye, kedilerle ilgili bir şeyler yazmaya karar verdiğimde, hayvan sevgisinin bana çocukluğumda ailemden bulaştığını anladım…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

izmir escort bursa escort izmir escort antalya escort izmir escort porno izmir escort