Son Dakika
17 Kasım 2018 Cumartesi

Cinayetsiz bir hayat, sizin için yiyeceksiz bir hayatla aynı!

Bu canice eylemin mimarı olan, salt Homo Sapiens kalmış bu insansıların sonlarının da benzeri bir şekilde ”olmaması” temennisindeyiz. ”İnsanlık Suçu Mağduru” hüviyetine büründürülür, adamdan sayılırlar çünkü.

09 Kasım 2018 Cuma, 17:58
hayvan katliamı sürüyor

Yıl 2018.

İki fotoğraf koyduk habere.

Aşağıda video kaydı da var.

Biri Datça’dan.

Diğeri Ankara’dan.

Datça’da katiller var!

Mesudiye’de 1.
Karaköy’de 2.
Karaincir’de 6.
Bir ayda tam 9 köpek zehirlendi.
Her gün yeni bir ölüm haberi geliyor.
Datça Savcıları, Jandarma, İlçe Tarım Müdürlüğü neredesiniz?
Kim bu katiller?
Bu zehirleri nereden alıyorlar?
Bu cinayetlere dur diyecek kimse yok mu bu ilçede?

Ankara daha vahim

Sokaklarda can avı var.

Belediye görevlileri Azrail kesilmiş, toplu katliam yapıyor.

Katledilmiş hayvanlar yerlerde sürüye sürüye kamyonlara taşınıyor.

Sadece taşınmakla kalınmıyor.

Bacaklarından okkalanarak kamyon kasasına fırlatılıyor.

İnsanlık dışı, ilkelliğin boyutlarını doruk noktalara ulaştıran, hayvan soykırımı, karanlık insan eylemi.

Gepostet von Mehtap Aksoyoğlu Ulusoğlu am Freitag, 9. November 2018

Hayvanseverlerin gözü önünde, feryatlara kulaklar tıkalı, cani soğukkanlılığında sahyneleniyor insanlık ayıbı.

İktidar partisi hayvan hakları ile ilgili bir yasa hazırlığında bu arada.
Taslak tamamlanmış durumda.
Yakında meclise sunulacak.
Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, geçtiğimiz hafta Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve yetkililerle bir görüşme yaptı.
Yasada neler olduğunu öğrenmeye çalıştı.
Gelen bilgiler hiç iyi değil.

Sokak hayvanlarına sürgün uygulanacak deniliyor.
Şehirlerdeki tüm hayvanların toplanıp, şehir dışlarında belirlenecek alanlara bırakılacağından söz ediliyor.
Yani toplama kampları.
Ölüm kampları.
Ve de deniliyor ki; Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli’nin köpek korkusu varmış.
Tüm bürokratlara talimat vermiş.
“Şehirlerde bir tane sokak hayvanı görmeyeceğim.”
Bunlar doğruysa eğer, yeni bir “Hayırsız Ada” uygulamasıyla karşı karşıyayız.
Diyebilirler ki, “biz topladığımız hayvanlara en iyi şekilde bakacağız.”
Kimse inanmaz.
Çünkü günümüz uygulamalarında hayvanların başına neler geldiğini biliyoruz.

Belediyelerin barınaklarındaki katliamları biliyoruz.
Ve yine çok iyi biliyoruz ki, bu ülkede toplama kampı demek, önce esaret sonra ölüm demektir.
Ülke genelinde tüm hayvanseverler endişeli.
Hayvansever örgütleri tepkili.
11 Kasım Pazar günü yurdun her yerinde eş zamanlı bir basın açıklaması okunacak.
Şöyle denilecek.

CAN VERİRİZ, CAN VERMEYİZ.

“Türkiye’de yüzyıllardır birlikte yaşadığımız sokak hayvanları, mahalle sakinlerimizdir. Sokak hayvanları, özellikle son yıllarda tanık olduğumuz gibi, korkunç bir zulme maruz bırakılmakta, belediyeler ise bireylerden gelen zulmün bin mislini hayvanlara uygulayarak onları sokaklarımızdan, mahallelerimizden koparmak istemektedir. Günümüzde, barınak/bakımevi diye tabir edilen tesisler, birer ölüm ve toplama kampına dönüşmüştür. Hayvanlar, ulusal mevzuatımızın varlığına rağmen, belediyelerin toplama kamplarında can veriyor. Bu ülkenin vicdanlı insanları olarak, bu zulmün engellenmesi için “HAYVANA KARŞI ŞİDDET, TECAVÜZ SUÇTUR” diyerek hayvanlara karşı işlenen suçların Türk Ceza Kanunu kapsamına alınması ve faillere, en az 2 yıl 1 aydan başlamak üzere, ertelemesiz hapis cezası verilmesi, hayvanlara vahşet uygulayan belediye görevlilerinin de CEZA kapsamına alınması, bakanlığın belediyeler üzerinde idari yaptırım yetkisinin olması talebimiz ise ortadadır. Bu toplumsal talebi karşılamak yerine, Tarım ve Orman Bakanlığı bürokratlarının hazırladığı, sokak hayvanlarının katline neden olacak yasayı asla kabul etmiyoruz.
Sokak hayvanlarına yönelik zulüm, tecavüz durdurulmadıkça, taleplerimiz doğrultusunda bir cezaî düzenleme yapılmadıkça ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri dikkate alınmadan yasa taslakları hazırlandıkça, hayvanları vermemek için var gücümüzle mücadele edeceğimizi bir kez daha duyuruyoruz.
Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu”

İktidar Partisi ve Tarım, Orman Bakanı Bekir Pakdemirli bu tepkileri dikkate almalı.
Yoksa binlerce sokak hayvanının katili olacaklar.

Son söz;

64 karelik satranç tahtasını tamamlamak için 62 kişiyi öldüren Rus seri katil.

Piçuşkin.

Tam adı “Aleksandr Yuryeviç Piçuşkin”.

1974 moskova doğumlu.

2006 yılına, yani tutuklanana kadar öldürdü 62 kişiyi.

“Benim için cinayetsiz bir hayat sizin için yiyeceksiz bir hayatla aynı. Ben öldürdüğüm insanların babası gibi hissediyorum kendimi. Çünkü onlar için başka bir dünyanın kapısını açıyorum” demişti yargıca.

Ondan daha hasta bir ruh halidir bizce köpeklere yapılan.

Bu canice eylemin mimarı olan, salt Homo Sapiens kalmış bu insansıların sonlarının da benzeri bir şekilde ‘‘olmaması” temennisindeyiz.

”İnsanlık Suçu Mağduru” hüviyetine büründürülür, adamdan sayılırlar çünkü.

SEDAT KAYA / OĞUZ ÖRNEK

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO