Son Dakika
18 Temmuz 2019 Perşembe

Çetin Emeç

Allah rahmet eylesin… Işık içinde yatsın..Babadan gazeteciydi…

06 Mart 2019 Çarşamba, 22:01

Yıllar öylesine akıp gitmekte ki… Bir ucundan yakalamak olanaksız…

Tam 28 yıl olmuş, kahpe kurşunlara hedef olalı Çetin Emeç’in…

Tarih: 7 Mart 1990….

Allah rahmet eylesin… Işık içinde yatsın..

Babadan gazeteciydi…

Son Posta gazetesinin kurucusu ve sahibiydi Selim Ragıp Emeç…

Kız kardeşi Leyla, genç yaşta kaybettiğimiz erkek kardeşi Aydın da gazeteciydi..

Bence Türk basınının son genel yayın yönetmeniydi Emeç…

Haberi koklayan… Önünü arkasını sorgulayıp takip eden… Bir dia’ya bakıp on ayrı haber çıkaran…

Sosyete ve magazin dünyasını çok iyi bilen…

Uzaktan gördüğü bir kadının, çantasından ayakkabısına, elbisesine kadar markalarını şıp diye söyleyen…

Birlikte çalıştığı arkadaşlarını satmayan…

Gerektiğinde haber veya çalışanların hakları için patronun karşısına dikilebilen bir yayın yönetmeniydi Emeç…

Haksız olduğunu anladığı zaman da, hiç gocunmadan özür dilemesini bilen biriydi.

Haber de, yazı da, resim seçiminde ve sayfa tasarımında son derece titiz ve  mükemmelliyetçi olduğu için bazı çalışanlar çekinirlerdi kendisinden…

Kızkardeşi Leyla dış haberler servisinde çalışıyordu…

Çetin Beyden birkaç yıl önce gelmişti Hürriyet’e…

Abisinin attığı fırçalara dayanamayarak ayrıldı Hürriyet’ten, Cumhuriyet gazetesinde başladı göreve…

Çeto hata yapan kardeşleri de olsa acımasızca eleştirirdi…

Gazete’nin baskı öncesi alınan provalarını satır satır okur… Yanlış yerlerini kırmızı kalemle işaretlediği sayfaları kızamık çıkarmış hale çevirirdi. Sonra da bunların düzeltilmesi için ilgili servisleri harekete geçirirdi.

Şöyle derdi:  Küçük, küçük güzellikler birleşince bütün de güzel olur. Ama küçük küçük çirkinlikler bir araya gelirse çok kötü bir ürün meydana gelir

Yıllarca birlikte çalıştık kendisiyle…  Önce Hürriyet, sonra Milliyet ve gene Hürriyet…

Hürriyet’te  çalıştıktan sonra bir başka gazeteye geçmek, kimse kusura bakmasın ama kaba tabirle “attan inip eşeğe binmek” gibiydi…

Gerek teknik servisler… Gerek yazı işleri… Ve gerekse idare… Çok ters gelmişti bize…

Kader arkadaşım Ercüment Erkul ile birlikte geçmiştik Milliyet’e… Çetin Emeç’in yardımcılarıydık…

Ancak üstlerine geldiğimiz yazı işleri çalışanları bir türlü hazmedemiyorlardı…

Çetin Emeç, tüm hatalar için bana fırça atıyor ve benim de yazı işlerine fırça atmamı istiyordu…

Ama ben hep sineye çekiyor, yüzüm yumuşak olduğu için kimseye bir şey söylemiyordum…

Milliyet’e geldiğimizin ikinci ayı idi. Yine odasında idik ve başlamıştı fırçalarına…

_Bir dakika Çetin ağbi… Dedim… (yalnızken samimi, yanımızda birileri varsa resmi konuşurduk) Benden böyle bir tepki beklemediği için şaşırmıştı.

_Şimdi geliyorum diyerek odadan çıktım. Yazı işlerinde kim varsa herkesi Çetin Emeç’in odasına getirdim. Emeç, bana ne oluyor gibilerden kaş göz işareti yaparken…

Yan yana dizdim arkadaşları…

_ Haydi Çetin Bey, bana her akşam attığın fırçaları bir de bu arkadaşlara at da anlasınlar Hanya’yı, Konya’yı…

Rahmetli hepsini tepeden tırnağa sanki ilk kez görüyormuş gibi süzdü…

Sonra öyle bir fırça atmaya başladı ki… Hayatlarında hiç işitmedikleri azarı işittiler adamlar o gün… Yüzleri kıpkırmızı… Hepsi yere bakıyor…

Emeç yerden göğe haklı gösterdiği yanlışlar konusunda…  Gerçi daha fazlasını bile hak etmişlerdi ama… Ama bu kez ben üzüldüm…

Araya girip “ Çetin Bey sayfalar gecikiyor, hatlar kaçacak… “ diyerek herkesin masasına dönmesini sağladım…

Yıllar sonra, o isimlerden bazıları Milliyet için efsane olarak anılınca, bıyık altından güldüm sadece…

Keşke sağ olaydı da yine fırça ataydı her gün…

Mekânın cennet olsun büyük usta…

Dualarımızın,  O’nunla birlikte kahpe kurşunlara hedef olan şoförü Sinan kardeşimize de ulaşması dileğiyle…

www.haberhurriyeti.com / Fikret Kalmuk

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz