Bu sanat da; diğerleri ne?

Dünya’nın sanatta yeni akımı duvar resmi (Mural) kültür zincirine İzmir’in Türki’yi dahil etniş olması alkışa değer. Ancak; ABD ve Avrupa’da da oldukça yaygın ve ödülü vatandaşın gönlünden kopan üç beş kuruş olan diğer sokak performansı sanatı dalları icrasını neden ‘dilencilik’ kapsamında tuttuk? Bunu anlamakta zorlanıyoruz doğrusu.

08 Ocak 2019 Salı, 15:55
duvar resmi

Brezilya, İspanya, ABD (Atlanta, Boston,  Pittsburgh, New York, Michigan), Yeni Zelanda, Kanada, Estonya, Avustralya, Danimarka, Portekiz, Fransa, Rusya, Meksika, Polonya, İngiltere, Norveç, Avusturya, İrlanda, Almanya.

Dünyada duvar resmi sanatının yaygın uygulandığı, desteklendiği, ekonomiye hatta dahil edildiği ülkeler.

Bu ülkelerden sonra;

Türkiye bu sanat alanına İzmir sayesinde adım atan ülke oldu.

Atası Grafiti, günümüz tabiri ile Mural.

Dünya’da turizmi olan çağdaş sanat dallarından biri.

Alternatif Turizmin bir ayağı.

En iyi 100’ü görmek için düzenlenen turlara katılım oldukça yüksek.

Sadece 2018 yılında söz konusu turlar dışında 5 ülkede 5 festivali bulunuyordu.

Dünya’nın en büyüğü Norveç’de.

Fransız sanatçılar Ella ve Pitr, 2015 yılındaki festival kapsamında hayata geçirmiş.

Duvara değil de çatıya yapılmış olması ile bu alandaki bir ilk olma ayrıcalığı da taşıyor.

21.000 metrekare boyunda ve bir sanayi sitesinde bitişik nizam binaların çatılarını kaplıyor. 

İzmir işte Türkiye’yi böyle bir alternatif turizm alanı ve sokak sanatı türü dünyasına sokma ayrıcalığı sağladı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi konuyu büyük bir gururla duyurdu.

Ama gönül;

”Bu gururun haklılığını tartışılır kılan bazı küçük gibi görünen büyük ayrıntıların mekezinde olmasaydınız aynı zamanda keşke” demeyi de arzu ederdi doğrusu.

*.*.*.*

Alsancak ve Konak’ta duvarlar tuvale çevrildi.

“Uluslararası İzmir Duvar Resimleri Çalıştayı” çerçevesinde işlenen birbirinden renkli motifler şu anda 8 adetten ibaret.

İzmir’in belediye oluşunun 150. yılı nedeniyle farklı kültür-sanat etkinliklerine imza atan Büyükşehir Belediyesi açtı yolu.

“Uluslararası İzmir Duvar Resimleri Çalıştayı” adı ile bu dünyaya attığı mütevazı adım yine de ses getirdi.

Alsancak ve Konak’ta Mural (duvar boyama) sanatının uygulandığı 8 duvar, bu alanda büyük deneyimi olan yerli ve yabancı sanatçılar tarafından adeta tuvale dönüştürüldü.

23 ülke 92 sanatçı arasından seçilen ve 4’ü Türkiye’den, diğer 4’ü  ise Fransa, Sırbistan, Kolombiya ve Ekvator’dan katılan sanatçılar, duvarlardaki sihirli dokunuşlarıyla  İzmir sokaklarına yeni bir renk getirdi.

Yapılan çizimler, sosyal medya aracılığıyla geniş kesimlere ulaşırken, fotoğraf tutkunları için de yeni bir heyecan kaynağı oldu.

Bu bir sokak sanatı olunca sorgulamadan edemiyor insan.

Geçen yaz;

Alaçatı’da canlı heykel orak sokak performansı sergileyen Erdal Çoban neden belediye zabıtasınca polis eşliğinde karakola götürtülüp,  Kabahatlar Kanunu’na aykırı davrandığı gerekçesiyle 124 TL cezaya çarptırılması neydi o zaman?

ABD ve Avrupa’da oldukça yaygın ve ödülü vatandaşın gönlünden kopan üç beş kuruş olan sanatı icrasını neden ‘dilencilik’ kapsamında tuttuk?

Disipline edilmesi gereken bir durum ise;

Neden o sanata ve sanatçıya resmi hüviyet kazandıracak bir ceket ya da palto giydirip uluslararası bir adımın ilkini daha atmayı denemedik?

Sokak Müzisyenleri;

ABD ve Avrupa’da çok tutulan, çok benimsenen, çok desteklenen bir diğer sokak sanatı performansı.

Sanatını icra eden gencin sırtında gitarını parçalamak niye?

Metro girişlerinde ya da koridorlarında hoş nida olurken, okul harçlığını da çıkartan üniversite  konservatuar öğrencilerine dilenci muamelesi yaparak ‘pılını pırtını topla yasssak’ zihniyetinin patlak vermesine sessiz kalmak neden?

Kabul;

Müzisyen olmadığı, olamayacağı halde işi suistimal edenler de dalmıştı döngüye ve hoş değildi.

Ama ‘Kulak’ denilen şey sap ile samanı ayırt edebilir bir tanrı vergisi iken ‘böyleleri yerine topunu birden’ tavrı neyin nesi?

Müzisyeni kovalamak yerine;

Ses düzeyini, gürültüyü kontrol altında tutma özenini göstermemek neden?

Dünya ‘Grafiti’ denilen disiplinsiz sokak resminin adını ‘Mural’ yaparak suç kapsamından çıkarmış;

Tolum yararına denetimli, disiplinli, resmi hüviyeti olarak rekabetli bir sanat performansı boyutuna taşımış.

Biz de onu çağdaş toplum yararı gözeten bir unsur görmüşüz, çarka dahil olmuşuz.

Tamam da diğer sokak performanslarını;

Karakola taşıma, kabahatler kanunu cezası kesme, dilenci muamelesi yapma aymazlıklarına seyirci kalan İzmir böylesi bir ilkle övünce biraz garip oluyor doğrusu.

*.*.*.*

Eflatun.

Antik Yunan’da Platon adıyla anılır.

Filozof, matematikçi ve Batı dünyasındaki ilk yüksek öğretim kurumu olan Atina Akademisi’nin kurucusu.

Milattan Önce 7 ile 427 yılları arasında yaşamış bu bilim insanını bir sözü ile tamamlayalım;

”Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz. Hayattaki gerçek trajedi; yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır.”

www.haberhurriyeti.com / OĞUZ ÖRNEK 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
hatay masaj salonu manisa masaj salonu kayseri masaj salonu samsun masaj salonu balıkesir masaj salonu maraş masaj salonu van masaj salonu aydın masaj salonu denizli masaj salonu tekirdağ masaj salonu diyarbakır masaj salonu