Son Dakika
14 Kasım 2018 Çarşamba

17 Şubat 2014 Pazartesi, 13:44
Hulusi Şener
Hulusi Şener [email protected] Tüm Yazılar

Bu nasıl Atatürkçülük, bu nasıl CHP’lilik…

Sevgili okuyucular,

Dikkat ederseniz Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından kurulan CHP, İnönü – Ecevit takışmasından sonra parçalandı ve bir kaç partiye dönüştü. Bu bölünmüşlük-parçalanış maalesef halâ devam ediyor. CHP’den makam-koltuk sahibi olma veya kapma hırsıyla kopanların, kurdukları partiler üç-beş kişilik tabela partisi olmaktan ileri gidemediği gibi, CHP’yede büyük zarar verdiklerinin farkına bile varamadılar.

Yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığındaki CHP’de, başkan adayı gösterilmeyenlerde ortalığı karıştırmakta hatta istifa edenlerde olmakta..
……..

Önümüzdeki yerel seçimlerin geçmiştekilere gore siyasi partiler için büyük önem taşıdığı bu günlerde Belediye başkanlıklarına aday gösterilmeyenlerin CHP’ye karşı öfkeleri devam ederken bu defa CHP Milletvekili ses sanatçısı Sabahat Akkiraz’ın Twitter’de, Dersim’de Kürt Aşiret isyanlarının bastırılmasında pilot olarak görev alan Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen için “ katil “ ve “ zalim “ gibi ifadeler kullanması da ortalığı karıştırdı.

Tüm CHP’lilerin ve Atatürkçülerin öfkelenmesine neden olan Sabahat Akkiraz’ın Twitter’de yer alan bu ifadelerini Kanada’da okuyan Prof.Dr. Ali Polat büyük tepki göstererek Akkiraz’a sert bir eleştiri mektubu gönderiyor.

Akkiraz’ın Twitter’de yer alan bu utanç verici ifadeleri üzerine Prof. Ali Polat’ın, Sabahat Akkiraz’a gönderdiği eleştiri mektubunun bir örneği bana da iletildi. CHP gibi bir partiden seçilen ve Atatürkçü olduğuna inanılan Sabahat Akkiraz’ın böyle çirkin ifadeler kullanması Prof. Polat kadar tüm yurtseverleri ve Atatürkçüleri derinden üzdü.

Prof. Ali Polat’ın Akkiraz’a yazdığı eleştiri mektubu şöyle;

“Sayın Sabahat Akkiraz Hanım,
Ben Kanada’nın Windsor Üniversitesi’den yer bilimci Ali Polat. Uzun yıllardır yurt dışında yaşamama rağmen, sizin söylediğiniz Alevi deyişlerini haftada en az birkaç kez dinleyen biriyim. Pir Sultan Abdal ve Şah Hatayi’den okuduğunuz deyişler ile Türk kültürüne yaptığınız katkıdan dolayı size karşı derin bir saygı duymaktaydım. Fakat aşağıda yazılan konu nedeniyle beni büyük bir hayal kırıklığına uğrattınız.
Twitter mesajlarınızda Tunceli’deki bölücü Kürtçü isyanının bastırılmasına katılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi kızı, dünyanın ilk kadın savaş pilotu, Türk Milleti’nin gururu Sabiha Gökçen için “katil” ve “zalim” sıfatlarını kullandığınızı üzüntüyle öğrendim. Sabiha Gökçen’e “katil” ve “zalim” demeniz, Sabiha Gökçen’e Tunceli’deki bölücü Kürt isyanını bastırma görevini veren Mustafa Kemal Atatürk’e de “katil” ve “zalim” demeniz anlamına gelmiyor mu?

Gericilerin ve bölücülerin Atatürk’e hakaret etmelerine alıştık artık. Ama ilk defa Alevi kimlikli, hem de Atatürk’ün kurduğu partide ve mecliste milletvekili olan birinin dolaylı yollardan Atatürk’e “katil” ve “zalim” demesine tanık oluyoruz. Alevi inançlı biri olarak, Atatürk’e ve manevi kızı Sabiha Gökçen’e yapılan bu haksızlık beni derinden yaraladı. Görünen o ki, tarih bilgisinden ve vicdandan yoksun bazı Aleviler AKP’den aldığı güçle Cumhuriyet’imiz ile hesaplaşma hayalleri kurmaya başladılar. Ama unutulmasın ki, Türk Milletinin gücü de bu hayalleri karabasana dönüştürmeye yetecektir. Sayın Akkiraz sizi, dolaylı bir şekilde “katil” ve “zalim” olarak gördüğünüz Atatürk’ün meclisinden ve partisinden istifaya ve Yüce Türk Milleti’den özür dilemeye davet ediyorum.

Anlaşılan, Türkiye’deki bölücü ve Kürtçü isyanlar hakkında yeterince bir bilginiz yok. Bu konu hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz, size Alevi yazar Sayın Rıza Zelyut’un ‘Dersim İsyanları ve Seyit Rıza Gerçeği’ adlı kitabını okumanızı tavsiye ederim. Öncelikle şunu bilmenizi isterim: Tunceli’de Cumhuriyet’in ilk yıllarında ortaya çıkan isyanların Alevilikle hiç bir alakası yoktur. Eğer bu isyanlar Alevilik adına yapılmış ve isyanın bastırılması Alevi katliamı omuş olsa idi, Tunceli’nin hemen yanı başında olan Alevi Türkmen köyleri de isyana katılır ve katliama maruz kalırlardı. Tunceli’deki isyancıların Alevilik için hiç bir isteği olmamıştır. İsyancıların tek istekleri, Türkiye toprakları içinde kukla bir “Kürdistan” kurmaktı. Bu isyanların hepsi Türkiye’yi Türkler’in elinden almak isteyen emperyalist güçler tarafından plânlanan ve finanse edilen isyanlardır.

Bir Türk vatandaşı olarak, size şu gerçekleri hatırlatmayı bir görev biliyorum:
1. Türkiye Cumhuriyeti dünyada en zor şartlar altında kurulmuş olan bir devlettir ve sınırları şehit kanlarıyla çizilmiştir. Türk devleti yedi düvelle ve onların içerideki gerici ve bölücü iş birlikcilerine karşı savaşılarak kurulmuştur. Türk Milleti emperyalizmi savaş meydanlarında yenen dünya tarihindeki tek mazlum milletir.
2. Türkler emperyalistlere karşı cephede ölüm-kalım savaşı verirken, gericiler ve bölücüler isyan çıkararak bizi arkadan hançerlemişlerdir.
3. Şeyh Sait, Seyit Rıza ve PKK isyanları arasında hiç bir fark yoktur. Hepsi emperyalistler tarafından desteklenmiştir.
4. Tunceli halkı esas itibariyla Horasan kökenli Türkmen boylarıdır. Tunceli’nin Türkmen kökenli vatanseverleri ve Diap Ağa gibi onurlu liderleri Kurtuluş savaşında Mustafa Kemal’in yanında yer almışlar ve laik Cumhuriyet’e sahip çıkmışlardır. Fakat, emperyalizmin oyununa gelen ve kendini Kürt olarak gören (sonradan Zazaca öğrenmiş) Seyit Rıza gibi aşiret ağaları ise Cumhuriyet devrimlerine karşı olmuşlardır; çünkü Cumhuriyet ile ağalıklarının ve egemenliklerinin biteceğini biliyorlardı. Bugünkü TBMM’nin bana göre en değerli, en saygın, en vatansever ve Kemalist üyesi Sayın Kamer Genç’in Cumhuriyet’e ve Atatürk ilkelerine sahip çıkması bir tesadüf değildir; bunlar Sayın Kamer Genç’in engin vizyonundan ve tarihi bilgisinden kaynaklanmaktadır.
5. Tunceli’nin Kürtçü isyanları Cumhuriyet’in aydınlanma devrimlerine karşı yapılmıştır. İsyanı yapanların Sünni veya Alevi olması, onların gerici ve bölücü niteliğini değiştirmez.
6. Atatürk, Tunceli’deki isyancılara birkaç kez adam göndererek isyandan vaz geçmelerini istemiştir. İsyancılar bu isteklere hep silahla karşılık vermiştir. Yani, Tunceli’deki askeri operasyonlar sizin sandığınız gibi yöre halkı Alevi olduğu için durduk yere yapılmamıştır. Dünya tarihinin en adaletli devlet adamı olan Yüce Atatürk’ün böyle bir haksızlığa izin vereceğini düşünmek büyük bir yanılgı ve O’unun anısına saygızsızlıktır.
7. İsyan edenler askeri karakolları ve kışlaları basmış, 100’den fazla Türk askerini çok acı bir şekilde şehit etmiştir.
8. Dünyada hiç bir ülke isyancılara gül uzatmamıştır. Yeni kurulmuş ve zar-zor ayakta kalmaya çalışan Türk devleti de isyanları silah ile bastırmak zorunda kalmıştır.
9. Seyit Rıza ve onu yönlendiren Nuri Baytar, Türk ordusuna yenileceklerini anlayınca kendilerini isyana kışkırtan İngilizlerden ve Fransızlardan yardım istemişlerdir (Bu konu Uğur Mumcu tarafından İngiliz belgeleriyle defalarca dile getirilmiştir).
10. Atatürk ve Cumhuriyet devrimleri olmasaydı, Anadolu’da Yavuz Sultan döneminde olduğu gibi çok büyük Alevi katliamları olacaktı.
11. Atatürk ve Cumhuriyet devrimleri olmasaydı, siz bir kadın olarak milletvekili olamayacaktınız.
12. Atatürk ve Cumhuriyet devrimleri olmasaydı, Alevi deyişleri ve cemleri “cümbüş” sayılacak ve siz bu deyişleri söyleyemeyecktiniz.
13. Son olarak, Atatürk ve Cumhuriyet devrimleri olmasaydı, siz bugün Afgan, Pakistan ve Arab kadınları gibi kara çarşaflar içinde olacaktınız; seçme, seçilme, okula gitme ve evden dışarıya yalnız çıkma hakkınız olmayacaktı.
Saygılarımla.”
Prof. Dr. Ali Polat.
……..

ADD’DEN CHP’YE CİDDİ UYARI

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Sekreter Yardımcısı, Ege Bölge Sorumlusu Sevil Nazan Keskin
“Atatürk’ün Kemiklerini Sızlatmayın Efendiler! ” diyerek yazdığı kısa bir eleştiri yazısı internet sitelerinde dolaşıyor.Keskin’in dikkat çekici bu eleştiri yazısı özetle şöyle;

“…AKP iktidarına karşı verilen mücadelenin en önemli etaplarında biri Mart 2014 te yapılacak olan Yerel Seçimlerdir. Yerel yönetimler iktidara giden yolun başlangıcıdır. Bu nedenle AKP yerel yönetimleri elinde tutmak, olmadığı yerleri de elde etmek için iktidar olmanın avantajlarını da sonuna kadar kullanarak çalışmaktadır.Biri dışında tüm ilçeleri ile Atatürk’ün partisinin yönetiminde olan İzmir, iktidarın hedefindedir…

…İktidarca “90 yıllık zulüm” diye nitelenen Türkiye Cumhuriyeti’nin; ulusal, demokratik ve laik halkçı politikalar üretecek ve uygulayacak samimi politikacılara ihtiyacı var.

Bu nedenle özellikle Atatürk’ün kurduğu partinin yerel seçimlerde belirleyeceği adaylar; iktidara giden yolun da taşlarını döşeyecekleri düşünüldüğünde, Atatürkçü-Kemalist ideolojiyi içselleştirmiş, yaşam biçimleri ile bunu kanıtlayan kişiler olmalıdır.Günlük politikanın sığlığına düşmeden belirlenecek adaylarla iktidara yürümek, sağlam ve emin adımlarla olacaktır.”

www.haberhuriyeti.com / HULUSİ ŞENEL

E-Posta: [email protected]
………………………………..

SEVDİĞİM SÖZCÜK
“ Aydınların karanlığıdır, halkı ağlatan “ T.S.Halman

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO