Son Dakika
17 Kasım 2018 Cumartesi

BU DA YENİ DOLANDIRICILIK LABİRENTİ

Hazret-i Google sayesinde; Tamirin, tamirinin, tamiri ile tamircinin, tamircisinin, tamircisi ile tanışıyorsunuz. Sağlam parca ‘bozuk’ diye değişiyor, başka servis geliyor, sağlam parça bozuk çıkıyor, o da kaporoyu kapıp sessizliğe bürünüyor. Olan yaklaşık bin Lira’nıza ve asabınıza oluyor. Üzerine, soluğu karakolda alıyorsunuz. Öğrendiğime göre hangi beyaz eşya için arasanız ilk sıralarda bu sahtekarlar var.

08 Kasım 2018 Perşembe, 17:17
Öğrendiğime göre hangi beyaz eşya için arasanız ilk sıralarda bu sahtekarlar var.

Hırsızlar arsız, soyanlar baskın;

Hırsıza ‘’hırsız’’ demek suç olmuş…

Hırsız değil, hırsızlığı belgeleyen mahkum olmuş…

Her yanımız salkım saçak hırsızlık, sahtekarlık, dolandırıcılık…

Siyasi eleştiri yapmayacağım.

Sıradanlaşmış bir memleketim hikayesi anlatacağım;

Ayniyle vaki…

İstanbul’da kızımın evi, 2 yıldır kapalı duruyordu.

Nihayet evin şenlenme zamanı geldi.

Temizlik, bakım, tamirat…

Kombi banyoya sıcak su vermiyormuş.

Servis telefonu için Google hazretleri…

Malum;

Google aramalarında en çok arananlar üst sırada…

Bir de ücreti mukabili Google’da üst sıraya oturanlar…

‘’Kaz (o biz oluyoruz) gelecek yerden tavuk esirgenmez’’ diye düşünmüşler ki sahte ‘’Baymak’’ servisleri ücreti mukabili ilk sıralara yerleşmiş, arama yapanları kapıda karşılıyorlar.

Servisi arayanları ilk sıradan kapıyorlar.

Web siteleri de orijinallerinden daha gerçek…

Aralarından geçip hedefe ulaşmak; deveye hendek atlatmak…

Kızım ilk sıradan aldığı 0212 555 40 32 telefon numarasından servisi aramış.

‘’ Baymak yetkili servisi misiniz’’ sorusunu, ciklet çiğner gibi konuşan sekreter ‘’Evet… Yetkili servisiz’’ diyerek cevaplandırmış.

Bir süre sonra kızımı 0535 260 90 34 numaradan ‘’ evde misiniz?’’ diyerek teknik elemanlar aramışlar.

Kombinin valf motorunun bozuk olduğunu söylemişler ve 485 TL mukabili motoru değiştirmişler,  ‘’hallettik ama kartuşta da arıza var, bir süre sonra yine arıza yapabilir’’ dedikten sonra gitmişler.

Onlar gitmiş, kombi yine çalışmıyor.

Ara ki aynı servisi bulasın.

Kızım bu kez başka bir teknik servisin 444 73 81 telefon numarasını aramış.

Bu kez Baymak giysili, tanıtım kartlı elemanlar gelmişler.

İlk gelenlerin ‘’korsan’’ olduğunu söylemişler.

Cihazı incelemişler, o korsanların taktığı parçanın bozuk olduğunu tespit etmişler.

Kombinin birçok parçasını değişmesi gerektiğini ve 300 TL kaparo verilirse o parçaların siparişini vereceklerini belirterek 300 TL alıp gitmişler.

Ertesi gün onlar da sessizliğe bürünmüş.

O aşamada dahil ben de İstanbul’a gittim.

Üçüncü Baymak servisini törenle karşıladık.

Ya o da sahteyse?

İhtiyaten eve girişinde dövmek de var.

Bu dolandırıcılık labirentinin çıkış kapısını bulabilecek miyiz?

Nihayet gerçek Baymak servisi çıktı, kombi çalışır hale geldi.

Onlar da bu sahtekarlarla baş edemiyormuş;

Savcılığa veriyorlarmış, yasal boşluklarla tekrar dolandırıcılıklarına devam ediyorlarmış.

‘’E madem biraz da ben uğraşayım. Bu hırsızlar, sahtekarlar, dolandırıcılar ‘insanların nasılsa bir sonuç alamayız’ düşüncelerinden yararlanıyorlar’’ diyerek faaliyet planlamasına başladım.

Birinci İhtimal ‘’kendi işini kendin yap’’ şiarıyla hemen servise arıza kaydı bildirdikten sonra en yakın spor mağazasından bir beyzbol sopası temin edip, gelecek elemanlarla ata sporumuz beyzbol maçı yapmak…

Ancak;

Bu durumlarda yasa onlardan yana…

Yıllar önce arabanın camını kırıp içeriden tablet vb temin edenlerle ilgili polise gitmiştim.

‘’ O hırsızı iş üstündeyken denk getirip minik tahribatlar verseydim sonuç ne olurdu?’’ diye sorduğumda cezanın çoğunu benim alacağımı azcık kısmının ona kalacağını öğrenmiştim.

‘’Şikayetçi olun araştıralım’’ demişlerdi.

O şikayetim polis arşivlerindeki ebedi istirahatgahına tevdi edilmişti.

Beyzbol maçı ihtimalini sildik.

Zaten belim ağrıyor, maça çıkamam.

Bir emniyet müdürü arkadaşımı aradım.

Yine de ‘’kayıt olsun’’ diye emniyet müdürü arkadaşımın referansıyla karakola gittik.

3 saat kadar süren ifade, şikayet vb… Belgeleri verdim;

Bakalım ‘’belgeler sahte’’ diyerek tazminat davası açacakları mı?

Bu kez, bunlar her ne kadar fakir olmasalar da ‘’ fakiri dövmektense elbisesini yırt’’ yöntemi geliştirdim.

Dost ve ahbaplara yukarıdaki telefon numaralarını veriyorum.

‘’Sık sık arayın, şehrin farklı yerlerinden adresler bildirin. Onlar hangi numara gerçek şikayet bilemez halde başı kesik tavuğa dönsünler ‘’ mesajı atıyorum.

Öğrendiğime göre hangi beyaz eşya için arasanız ilk sıralarda bu sahtekarlar var.

Anladığım kadarıyla İstanbul’da yaşayanların önemli kısmı bu ve benzeri sahtekarlarla bir şekilde karşılaşmıştır.

NAFİZ ŞAHİN

07 Kasım 20018, KIRKLARELİ

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO