Son Dakika
20 Mayıs 2019 Pazartesi
27 Aralık 2018 Perşembe, 23:44
Mustafa Gökçek
Mustafa Gökçek mgokcek@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

BIRAK DA BÜYÜYEYİM ANNE!

Yeni duygular, yeni düşünceler ancak yeni biçimlerleverilebilirler. Sanatçının özgün kişiliğinden gelen ve alışılmış biçimlere, kalıplara ters düşen, ama aslında yeni bir gelenek oluşturacak unsurlar taşıyan anlatım yollarından haz alabilmek, her zaman kolayca gerçekleşen bir ilişki değildir. Çünkü “beğeni” dediğimiz yetenek, doğuştan getirdiğimiz gibi kalan durgun bir eğilim değildir. “Beğeni”, gelişen, ilerleyen, zamanla tamam bir özellik taşır. Bu bakımdan alışılmış beğeni ölçülerimizi zorlayan, hatta ilk karşılaşmada bize olumsuz estetik yargılar bile verdirten birçok yenilikler, onları tabanda besleyen ilke ve gerçekler anlaşıldıktan sonra, içimize yeni kapılar açarlar, beğenimizin sınırlarını biraz daha genişletirler, yenilikleri daha sağlıklı ve gerçeğe uygun bir biçimde kabul edebileceğimiz bir düzeye ulaştırırlar bizi.

“… Gözümüz açıkken görüp etkisinden kurtulmak elimizden gelmeyen kâbuslarla yüzleşmek… Ki bunu başarsak bile bulunan bilinçle farkındalığa, yüreğimizdeki prangaların anahtarına ulaşmak, oluşan çaresizliğimden kurtulmayı gönüllü olarak. Yardım istemek hep zordur. Çünkü nedense istenmediğinde yardım etmek için can atanlar, istendiğinde kuşkuyla yaklaşır…” (sy.70) – (*).

           Sanat yapıtı, belirli bir dönemde, belirli ekonomik – toplumsal – kültürel koşullarda yaratılan herhangi bir tarihsel ürün olmadan önce, yaratıldığı tarihsel sürecin baskın özelliklerini de yansıtan, ama kendi kendine yeterli, özerk bir yapıdır. Sanat yapıtının gerekçesi, dıştan ona yüklenmeye çalışılan ne fizikötesi sanat kaygılarındadır, ne de sanat-dışı açıklama zorlamalarındadır. Sanat yapıtı, kendini önceleyen öteki sanat yapıtları zincirinde, kendinden öncekilerin gelenek izlerini taşısa da, kendini benzersiz, ayrı, yinelenemez kılan bir insan etkinliğidir. Bu etkinlik, varlık nedenini ancak kendine borçludur. Bizim evetlememiz ya da hayırlamamız sonucunda var ya da yok olan bir nesne değil, kendi varlık gücünü kendi içinde taşıyan bir insan emeğidir.

Bu girizgâhlarımdan sonra, gelelim ‘Şerife Sarıduman’ın nadide günlerinde derleyerek, bizlere aktardığı güzel içeriklerle bezenmiş, oylumlu kitabı ‘Bırak da Büyüyeyim Anne’ ye… Psikodrama tarzı ve düşüncemize aktardığı bu kitap, zaman içinde yaşanılan an ve realitenin adeta us’ u işgal eden olumlu veya olumsuzca düşünce varsıllıklarımızı bir kenara koyuyor. Ve bu kitapla, kendi adıma düşüncelerime olumluluk kattım diyebilirim. Açıklama tarzım belki size biraz uzak gelebilir. Basite indirgersem; evinizde bulunan kalabalık ve işinize yaramayan eşyaları, giyitleri, başkaca objeleri atmak! ‘Sarıduman’ın bu kitabı bir anlamda esrik bir şekilde ruhu rahatlatıyor. Oya gibi işlediği ve bizlere gerçek kesitleri de makaleler anlamında aktarıyor. Okunası bir kitap olmuş, kutlarım…

Meraklısına;

Şerife Sarıduman’; 22.03.1952 tarihinde İzmir’de dünyaya gelmiş. TRT İzmir Radyosu tarafından, çocuk saati programında şiirler okumuş ve yıllar sonra ‘psikodrama’ konularında çalışmalar yapmıştır. Bu kitap, ‘Sarıduman’ın deneyimlerinden oluşan içerikli bir kitap… Ve halen de bu konularda çalışmalar yapıp, konferanslar vermektedir. Şu an ise İzmir-Güzelyalı semtinde hayat yolculuğuna devam etmektedir…

www.haberhurriyeti.com / MUSTAFA GÖKÇEK

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri