Son Dakika
22 Ekim 2019 Salı
”

Bir zamanlar İSTİKLAL CADDEMİZ vardı bizim

Ömrümün yarısı İstanbul’da geçti benim.. 25 yıldan fazla.. Her izin günümde soluğu İstiklal Caddesi’nde alırdım.. Farklıydı orası benim için. Havası, ruhu, atmosferi farklıydı.. Ta Bizanstan kalmaydı..

09 Ağustos 2016 Salı, 16:31

sedatkayaistiklal_haberhurriyeti

Ömrümün yarısı İstanbul’da geçti benim..
25 yıldan fazla..
Her izin günümde soluğu İstiklal Caddesi’nde alırdım..
Farklıydı orası benim için.
Havası, ruhu, atmosferi farklıydı..
Ta Bizanstan kalmaydı..
Osmanlı’da azınlıklarla, Türkler’in yanyana yaşadığı bir sokaktı..
Her dilden, her dinden, her renkten iz vardı..
Bir kültür yelpazesiydi.
Cami, kilise, sinegog biraradaydı..
Gezerken, tarihin zaman tunelinde yolculuk eder gibi hissederdim kendimi..
Kitap evleri, sanat galerileri, sahaflar, antikacılar, müzeler, pastahaneler, kahvehaneler, sokak sanatçıları..
Ve o tarihi binalar..
O binalara bakarken, kendi kendime söylenirdim hep..
“Bunları yapanların torunları biz değiliz..İstiklal Caddesi’nin gerçek sahibi bizler olamayız.”
Çünkü günden güne ölüyordu..
Can çekişiyordu..
Biz öldürüyorduk..
*. *. *
Önce kitap dükkanları kapandı, bir bir..
Yerlerini kebabçılar, dönerciler aldı..
Sonra tiyatrolar.
Muammer Karaca Tiyatrosu, Şehir Tiyatroları.
Sonra sinemalar.
Emek, Avrupa, Sinepop, Alkazar.
Atatürk Kültür Merkezi kapandı mesela.
Cumhuriyet ile yaşıt mağazalar kapandı.
İnci pastanesi, Kelebek korse, onca müzik dükkanı ve sahaflar.
Kelebek Korse bir yahudi esnafın dükkanıydı..
Meydandan tunele giderken, sağ tarafta..
Sahibi İlya Avramoğlu’ydu..
Namuslu, güleryüzlü bir adamdı..
Dedesinden kalmıştı bu iş ona..
Soğuk havalarda yün fanila almaya giderdim..
En iyisinden verirdi.
Beğenmezsen geri getir derdi..
Bir Rebul Eczanesi vardı..
Sahibi Türkiye’nin ilk eczacılarından biriydi..
Mandalin kolonyası misler gibi kokardı..
Hele İnci Pastanesinin profiterolü..
Damak çatlatan bir tatdı..
Yurtdışında her kentin eski dükkanları vardır..
Şöyle yazar tabelalarda..
Since 1820 mesela..
Since 1910..
1910’dan beri..
Onlar kentin kültürünü yaşatır.
Ya bizde..
Şimdi 10 yıllık dükkanlar bile yaşayamıyor bizde..
Artık Arapça tabelalar..
Kebapçılar..
Boşverli Arabesk türküler..
*. *. *
İstiklal Caddesi İstanbul’un bir dünya markasıydı..
Her turistin ilk durağıydı..
Ne depremler gördü, yıkılmadı..
1870’deki büyük yangında, küllerinden doğdu..
İşgal yıllarında arka sokakları direnenlerindi..
6-7 Eylül yağmasında gözyaşı dökenlerindi..
Hiç birinde yıkılmadı..
Ama ya şimdi?..
*. *. *
Bugün gazetelerde okudum..
Yüreğim daraldı..
O İstiklal artık bir fuhuş batağı oluyormuş..
Ortadoğu kökenli turistlere, yoksul Arap kadınları pazarlanıyormuş..
Tarih boyu kültür ve ticaret birada yaşandı hep..
Eski pazarlar, agoralar, ipek yolu kültür ve alışveriş demekti..
Kültürü yok ederseniz, ticareti de yok edersiniz..
İstiklal Caddesi’nin kültürünü yok edenler, ticaretini de yok ediyor..
O yüzden bugün dev mağazalar Teknosa, Paşabahçe, MediaMarkt, Midpoint, The House Cafe, Starbuck, hatta İş Bankası bile bir bir kapanıyor.
Yerlerine nargile, fal dükkanları, residensler, suitler..
..Ve zengin araplara pazarlanmayı bekleyen Suriyeli mülteci kadınlar, gençler..
*. *. *
İstiklal’de neyin amaçlandığını en iyi Beyoğlu Eğlence Yerleri eski başkanı Tarkan Konar açıklamış..
“Zabıta ve tüm birimler ‘normal işletmelere’ her gün masa-sandalye, SGK, ruhsat, hijyen, sigara vb. denetimlerde cezalar yazarken ‘Avrupalı olmayan turiste’ dayalı bu yeni batakhaneler ne hikmetse gayet iyi işini hallediyor.
Tüm Beyoğlu eski Tarlabaşı gibi olunca fuhuş, uyuşturucu vb. bir basın kampanyası başlatacaklar, ‘Vay efendim böyle mi kalsın…’ Her yer kapanıp, mühürlenip, bina değer değerleri yarıya düşünce gayrımenkul toplayanlar çıkacak meydana! Evet bu neoliberal 6–7 Eylül’dür! İçki filan işin edebiyatı… Bütün bu kurgunun altında yatan şey en değerli semtlerde gayrımenkulu ucuza talan etmektir… 10 yıl kiracılık yasası, alkol yasası, TAPDK masa-sandalye yasakları, ÖTV artışları, barlarda sigara yasağı vb. tabana ‘içki karşıtı’ popülist mesaj verirken arka planda bütün mevzu gayrımenkulun el değiştirme sürecidir. Beyoğlu için vizyonu olmayan muhalefet de suçludur.”
*. *. *
Türkiye’nin Einstein’i olarak tanınan bilim insanı Prof.Dr. Oktay Sinanoğlu’nun bir sözü var..
Der ki;
“Dil gönlü yüzdüren gemidir, toplumun da gönlü var; toplumun gönlünün adı da kültürdür.”
İstiklal Caddesi İstanbullar’ın gönlüydü..
Gönlümüzü kıranlara lanet olsun.

www.haberhurriyeti.com / SEDAT KAYA

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kaçak iddaa siteleri iddaa siteleri bahis siteleri

mersin escort

eskişehir escort

mersin escort

mersin escort

mersin escort
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
testlinkpanel
bahis forum izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort izmir escort ataşehir escort bayan ümraniye escort kadıköy escort hd porno izle ataköy escort bakırköy escort esenyurt escort beylikdüzü escort ankara escort escort bayan ankara escort bayan sincan escort keçiören escort Ankara escort Antalya escort Pendik escort travesti porno izle antalya escort bayan mama escorts karabuk escort bartin escort artvin escort kocaeli escort kocaeli escort afyon escort aydin escort ankara escort escort bayan istanbul pendik escort Restbet Bahis Sitesi Tipobet Piabet Giriş Bahis Siteleri canlı maç siteleri bixbet giriş porno indir beylikdüzü escort gaziantep escort