Son Dakika
17 Şubat 2019 Pazar

04 Nisan 2014 Cuma, 15:26
Mustafa Gökçek
Mustafa Gökçek mgokcek@haberhurriyeti.com Tüm Yazılar

Bir resim yapmak

Bir resim yapmak istiyorum. Ama bildiğiniz resimlerden değil. Yaşadığımız dünyanın içinde, iniş, yokuşları resmetmek ve tabloyu, çerçevesi dâhil, tozpembeye boyamak istiyorum! 

Muhakkak ki, hayat göründüğü gibi değil. Yani her zaman, her daim tozpembe olamaz. Ama gerçekleri görebildiğimizde, ama salt gerçekleri görebildiğimizde, sıkılıp, hiç yoktan üzülmemeli ve hiç yoktan yere kendimizi bitap bir hale düşürmemeliyiz…
İşte ben tüm bunlara göğüs gererek, anlamsız bir şekilde dayanamıyorum. Sanırım tüm dostların sicili bu şekilde! Bu nedenle, kendimce bir resim yapıp hayatı tozpembe göstermek istiyorum. Bilmiyorum, elime fırça, palet, boya ve tuval yakışır mı? Tüm bunların yanında da gerçekleri görünmeyecek bir biçimde değil, ama inisiyatifimiz eşliğinde alışmaya çabaladığımız hayata, yani tozpembe evrene gülebilecek olsun istiyorum. Üstelik dünyanın öbür ucunda yaşayanın bile buna hakkı var…
Yıllar önce bir dostu tanımıştım… Bu dost, yaşamın merhalelerinden iyice bunalmış, kasvetli ortamlara, sanki kucak açan biriydi!
Ve… “Ne olur”, diyordu… “Ne olur, hayat biraz yumuşak, yumuşacık olsa…”. Zira hayatta, hemen her şeyle karşılaşmış ve çektiği sıkıntılarla epeyce yorulmuş biriydi, bu dost… Zaman zaman bu insan yanıma gelir bana, sıkıntılarını, yaşadığı ve yaşamakta olduğu üzüntülerini anlatır. Ona, elimden geldiğince yardım etmeye, sıkıntılarını biraz olsun unutturmaya çalışırdım… Ama bu yardım, elbette manevi ve bir başka anlamda da fikirce oluyordu… Ve yine bu arkadaş, günlerce ve belki de haftalarca aç kalmış. Biraz olsun bir yerlerden yiyecek türü bir şeyler bulmuş ama sonuçta aç kalmasını engelleyememiş. Susuz ve perişan kalmış, kalmasına da… İçinde bulunan terbiye, utanma duygusundan dolayı hemen hiç kimseden en ufak bir yardım bile istememiş. Gerçi, önünde bal, börek yiyen çok olmuş. Yutkunmuş, açlığını ve susuzluğunu içine atarak, hiç kimseye bir şey dememiş. Buna rağmen, birileri ona yardım talebinde bulunmuş, üstelik o istemediği halde… Bu durumda, zorluklara göğüs gererek hayatını idame ettirmeye çalışmış… Tüm bunların yanında da alaycı bir şekilde, dudağının üst tarafında acı bir tebessüm belirerek, içinden kim bilir neler geçirmiş. Yanından geçenler, sesli düşünüşünü duymuşlar ve bir anlam verememişler. Çünkü açlıkla terbiye olunmasın insanlar. Oysa o… Çünkü pes etmiş yaşama! Çünkü Tanrısından artık ölüm istiyormuş!
Bir resim yapmak diye başlığını attığım, konunun göreceliği asıl bu tür merhaleleri anlatmaktı. Yani başlıkta saklanan gizemlilik buydu. Oysa… Oysa hayat pek tozpembe değil. Hatta kimi zaman biraz olsun yumuşak bile değil. İşte bu nedenle de bazı insancıklar, egolarının esiri olmuş, kapılarda birilerinin adlarını arayarak geleceklerini sağlam pabuçlar gibi ayakkabı kutularına istifleyen, kendilerini insan sanan zavallılar, nedense bu insancıkları harcayabiliyor… Benim anlatmak istediğim ise hayal kalıyor, ancak uslarda…
Ve bir resim yapmak niyetiyle başlarken, nedense inatla pembe boya arıyorum!

www.haberhurriyeti.com / MUSTAFA GÖKÇEK

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

escort bursa escort ankara escort adana escort sakarya izmir escort bursa escort izmir escort antalya escort izmir escort porno izmir escort